14 Temmuz 2013 Pazar

14 TEMMUZ 2013 PAZAR

Sabah gene pıtı pıtı ayak sesleri.. Bir baktım, elinde yastık ve battaniyesi yanıma geliyor. sanki beni salla der gibi ama yatmadı. salona gidip, sucuklu yumurta yaptık. tabiki tuzunu o döktü. Ama sadece sucuklarından yemek istedi dün sabahki gibi. Hatta dün sabahkinden farklı olarak sucuk yemek konusunda ısrarcı oldu. Ben de yumurta sarısı konusunda ısrarcı olunca biraz ondan biraz bundan yedi. TV yi açtım. Balkona çıkıp kuşa baktık biraz. balkondaki (henüz yeşil) domatesleri gösterdi. Onları yeme hakkında biraz sohbet ettik. elektrik kesildi. elimden tutup sigortanın yanına götürüp sigortayı gösterdi. Akıllı velet. Anlattım sorunun orada olmadığını. Kafasını salladı. sonra elektrik geldi.Keloğlan, Pepee seyretti. O arada ben kanepede uyuyakalmışım. Uyandığımda ortalıkta yoktu. aradım bulamadım. Korktum. Meeğr annesinin yanına battaniyenin altına girmiş uyumuş.İkindi vakti berenle kaplıcaya gidecektik. Ayşe de gelmek istedi. Tabi gelemeyince ardımızdan ağladı. Dönüşte onu gezdirmeye söz verdim. Akşam geldik. Bizi kapıda karşıladı. Berili çalıştığı yerden almaya gittik. Araba yine çalışmakta biraz nazlanınca hemen dün kullandığım anahtarı bulup bana verdi. (öbür anahtar sürekli çevirmede elimi acıttığı için diğerini kullanmıştım) Akıllı bıdık. Çok akıllı çok... Arka koltuktaki kolçağa oturdu. Ablasının çalıştığı markette, alışveriş etti. Mısır cipsi, meyve suyu, çikolata vs. Arabalı sepetler vardı markette. Onlara binmek istedi. Arabalı sepet bulduk. Ona bindi.
Eve döndük. İftarda biraz köfte yedi. Bu gece ağzımı açık bırakan birşey yaptı. Koşarak yanıma geldi ve çizdiği resmi gösterdi. Aferin kızım dedim. Aynı resmi bi daha çizdi. Sonra bi daha çizdi. Kesinlikle çizim yeteneği üst düzey. Bu durumun uzun zamandır farkındaydım ama artık çok belirginleşti. İşte resim, ahtapot herhalde:
Aşikar şekilde, göz ve ağız çiziyor.Üstelik te kalemi bıçak tutar gibi tutmasına rağmen çiziyor bunları. Kalemi doğru tutamadığı için değil, özellikle öyle tutuyor. Şu anda annesinin kucağına başını koymuş ağzında biberon uyuma modunda. saat 23.45 

12 Temmuz 2013 Cuma

13 TEMMUZ 2013 CUMARTESİ

Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma geldi. Biberonunu gösteriyor. İçinde su var.. Su ısınmış, yeni su istiyor sandım. gel kızım salona gidelim dedim. Giderken, banyo kapısı aralıktı. durup onu kapattı düzen tertip delisi:) suyu döktüm. bir baktım ki, sütü işaret ediyor. Süt doldurdum biberonuna. aldı ve doğru yatağa geri döndü. Kızım çişin yok mu dediğimde de kafasını iki yana sallıyor hayır anlamında. gene yattı.  Sütü bitirince kalktı yanıma geldi. Kahvaltıda sucuklu yumurta istedi. Buzdolabının kapısını açtı ve sucuğa uzanıp aldı. Öbür eliyle de yumurtaları gösteriyor. İstediğini hazırladık. Son zamanlarda hep yaptığı gibi tuzu kendisi döktü yine.. Yerken de hep sucuklu kısımlarını yedi. Kuşu serbest bırakmak istedim. istemedi. şiddetli tepki verdi. Elime alıp sevmesi için yaklaştırdım. Korktu. hem çok seviyor hem korkuyor hayvanlardan. neden acaba? Ortalıkta geziniyor. TV de Pepee seyrediyor. elinde biberonuyla geldi. Hıhı diyor. Birşey istiyor. Su mu Süt mü diye hızlıca soruyorum. Yavaş sormadığım için istediği söylendiğinde kafa sallayamıyor.  Bozuldu. Parmağıyla çeşmeyi gösteriyor. ne istediği anlaşıldı. Su desene diyorum suratını asıyor. sabah ta su veya süt dedittirmek için uğraştığımda, sırıtarak şımarmış ve en sonunda bana sırtını dönmüştü. Su demesi için dudaklarımı ileriye doğru büzüp ssssssuuuuu sesi çıkarıyorum o da yapsın diye.. O ise inadına dudaklarını içeri doğru büzüyor yapmamak için. Bu konuşma mevzusu artık bi inada döndü anlaşılan. Artık ısrar etmeyi bırakacam. Böyle bi mesele yokmuş gibi davranacam, bakalım ne olacak.

Suyu alıp annesinin yanına, yatağa gitti. Biraz sonra beni de çağırdılar. Yatakta şımarmış, mutlu bi Ayşe vardı. ben de yattım. Yatakta neşeli, mutlu, kahkahalar atıp duruyor. Biberondaki suyla beni ıslatmaya başladı. Bir yandan da gülüyor. Biberonu ağzıma sokmaya çalışıyor. Bu sefer aldım ve emmeye başladım. Benim oldu bu dedim. Gülerek elimden aldı. Vermemek için direnir gibi yaptım uğraşıp elimden aldı. Sonra parfüm şişesini yatağa fırlattı. Annesi, hafiften kızınca, bozuldu. Bize tavır koydu. Posta koyuyor ikimize de. Yatağa yatmış, hıh, hıh diye surat asıyor. annesi gıdıklayınca makaraları koyverdi. Bu duruma bozuldu. Gitti, halının üzerine yattı. Sonra tekrar geldi. Bu sefer de biberonla annesini ıslatmaya başladı. Neyse bozulma durumu geçmiş, gene kahkahalar atıyor. Biberonu sallarken yatağın altına düşürdü. Annesi kayboldu biberon deyince gene bozuldu. Biberonu aldım. su doldurayım mı diye sordum. Birden yerinden fırladı ve mutfağa doğru koşmaya başladı. Anlaşıldı ne istediği. Süt. su isteseydi kafasını sallardı soruya. Nitekim dolabın kapağını açtı ve sütü gösteriyor. Aldı ve annesinin yanına yattı. galiba uykusu geldi.Uyuyamadan babannesi geldi. Belli etmese de geldiğine sevindi. Ama hemen ayrıldı diye canı sıkıldı. Suratı asıldı. Hemen ardından dedesi geldi. gülümseyerek karşıladı. ddesi de fazla kalmadı gitti. ama bizimkinin de uykusu kaçtı. Yatağın içinde yorganın altına saklandı. Onun bulamadığımızdan, kaybolduğundan, gittiğinden bahsetmemizden çok hoşlanıyor. Üzerinde tatilde adığım kamyonunu gezdirdim. Bir süre örtünün altında kaldı. sonra kamyonuyla oynadı. Yomuşu kamyonuna oturtup gezdirdi. Bu arada durmadan uyumasını söylüyoruz reddediyor. En son, Yomuşu ayağıma koyup sallamaya başladım. Biraz sonra geldi ayağıma yattı. sallıyorum bakalım uyuyacak mı? Uyudu.. hem de bayağı uyudu. Akşama iftar çadırına gidecektik. Araba neredeyse yarım saat çalışmadı. Bu arada, Ayşe de ara koltukta(!) bana şirinlikler yapıyor, kulağıma "fışı fışı" diye fısıldıyor, kulağımı katlıyordu son zamanlarda yaptığı gibi. İftar çadırında aşırı kuyruk vardı. Girilecek gibi değildi. Ailenin diğer üyeleri alışverişe gittiler ben Ayşeyle beraber Fomara meydanında kaldım. Kedilerin peşine düştü.(Fazla yaklaşmıyor ama) Bebekleri ve bebek arabalarını gösteriyor. İftar çadırının hemen yan tarafında yeryüzü iftarları vardı. Oradan bi dilim pizza aldım Ayşe için. sadece etli kısımlarını yedi haspam:) Oradan ayrıldıktan sonra kayhan'a pideli köfte yemeye gittik. yarım porsiyon pideli köftenin birazını yedi. Aç ve iştahlı olsa tamamını bitirirdi. Ulucaminin yanındaki meydana gittik. Orada ona bir tane sapanla havaya fırlatılan ve yavaşça dönerek yere inen ışıklı zımbırtılardan aldım. tabi sapanla atmayı beceremiyor.(Hoş, bizim de atmayı becerebildiğimiz söylenemez.Sürekli elimize çarptırdık) eliyle havaya atıyor. Bu sırada bir de çığlık atıyor. Neşesi yerinde. Zımbırtıyı her havaya attığımızda düştüğü yerden gidip Ayşe alıyor. Merdivenlerden in çık mesafeyi koş gel. Bayağı yoruldu herhalde. Hatta bir defasında yerdeki zımbırtıyı başka bi çocuk almaya yeltenip dokundu diye bozuldu. Dönerken, bebek arabasını yatar konuma getirmemizi işaret etti ve hemen yattı. Uyudu.

Bu arada; bugün duyduğum birşeyi de paylaşayım. geçenlerde ablasının yanına koşup "tis" demiş. Anlamı malum. Diğerleri de şu bloga yazsalar ne olur sanki...

12 TEMMUZ 2013 CUMA

Bugün, gün erken başladı sayılır. Gece sabahladım. Ayşe de geceleri uyanıp ağladığı için genellikle benim ayağımda sallanarak uyudu. Gece birkaç kere uyandı. Her seferinde ayağımda salladım. Sabah çok erken, saat 05 gibi uyandı ve çişi olduğunu gösterdi. Ardından tekrar yattı. 10.30 gibi tekrar uyandı. Uyanır uyanmaz parmağıyla dışarıyı gösterdi. balkona çıkardım. Gene dışarıyı göstermeye devam ediyor. Anlaşılan evde durmaktan sıkıldı. Peynirli Yumurta yaptım. Çok az yedi. iyice iştahı kesildi. Kuşun kafesinin kapısını açtım. Kuş biraz uçtu. Bizimkinin bacağına konunca çok korktu. parmağıyla benim omuzumu gösteriyor oraya konsun diye.Neyse sonunda kuşu tekrar kafese kapattık. Parmağıyla saçının tepesine dokunuyor. Yıkanmak istiyor gene. İzin veremem zira dünden beri hafif hafif öksürüyor ve sesi çatallanıyor. Önce dışarı çıkalım sonra banyoya gireriz dedim. Başını sallayarak onay verdi. bebek arabasıyla Defterdarlığa gittik. Oradakiler bizimkini pek sevdiler. Konuşmaması üzerine fikir falan yürüttüler. Sunay amcasının kucağında oturdu. Bebek arabasında bir elinde bonibon, diğer elinde biberon, şekerleri yemeye çalışıyordu. Tabi beceremiyordu. Ben de bonibon kutusunu bacaklarının arasına sıkıştırmayı öğrettim. O şekilde bonibon yedi. Sonra eve geri döndük. . Evde oynarken sağa sola top fırlatıyordu. Laptopun ekranına da fırlatınca kızdım. Ağladı. Teselliyi ablasında buldu. tekrar yanıma gelince, tatlı sözler söyleyip gönlünü aldım. Birşeyler yedirmeye çalışıyorum ama yemiyor. Yalvara yakara sabahtan kalan yumurtayı ve 2-3 tane sarmayı ancak yedirdim. Sonra da ayağıma koyup salladım. uyudu.

11 Temmuz 2013 Perşembe

11 TEMMUZ 2013 PERŞEMBE

Gece birkaç kez ayağıma alıp sallamak zorunda kaldım. En son abisinin yatağında yatırdım. Sabaha kadar uyumadığımdan o, uyandığında benim gözümden uyku akıyordu. Yumurta istedi ama yumurta kalmamıştı. Nutellalı ekmek hazırladım amam neredeyse hiç yemedi. Onun yerine biberonuna süt doldurttu ve onu içti.  Bilgisayarda bol bol pepee seyretti.Ben, yarı uyur yarı uyanık öğleni ettik.. Öğleden sonra karnı aç.  Sarmaları gösterdim yer misin diye. Kafasını sallayıp onayladı. Isıttım ama yemedi. Ben de kızdım. Bunun üzerine koltuğa yattı ve uyudu. Aç aç uyudu diye hayıflanırken gözünü açtı. İster misin kızım dedim. Başını salladı. Verdim yedi. Birkaç tane sarma yedikten sonra ayağımda sallanarak uydu. Saat 3 gibi uyandığında ben banyodaydım ve annesi gelmişti. Ayşenin ağlama sesini duydum. Meğer dudağını patlatmış. İftara doğru evde kriz çıktı. Beren konusunda her defasında benim haklı çıkmam en sonunda Sevgiye sinir krizi geçirince, annesi, Berene patladı. Bağırış çağırışlar karşısında Ayşe korktu ve ağlamaya başladı. Ablası kucağına alıp uzaklaştırdı. Sonrasında ben kucağıma alıp sakinleştirdim.

10 Temmuz 2013 Çarşamba

10 TEMMUZ 2013 ÇARŞAMBA

Bugün tüm gün Ayşeye ben bakacam. Sabah uyandı ama her zaman yaptığımız gibi hemen çişini yapmadı. Kucağıma oturmak istedi ve başını omuzuma yaslayarak bir müddet öyle kaldı. Sonra başımı göğsüme yasladı,  sonra iyicene kaykıldı ve bacaklarıma yattı. 10-15 dakika öyle durdu. Ardından çişini yaptı. Kahvaltı etme konusunda bu sabah pek hevessizdi. Sıcaktan mı nedir pek iştahı kalmadı sanki. Gene parmağını ağzına sokarak "su" istediğini anlattı ama bu sefer bi tuhaflık vardı. Bu hareketi yaparken gözlerinde endişe vardı. sanki "ya anlamazsa" der gibi bakıyordu. Ben de anlamazdan gelip "ne istiyorsun kızım" deyince gözlerindeki endişe daha da derinleşti. Suyu verdim. İçti. Ardından çok az nutellalı ekmek yedi. Çizgifilm açtım. TV seyretti. Oyuncaklarıyla oynadı. Ben bilgisayarda birşeyler yazarken tuşlara basıp o da yazı (!) yazdı. Bu eylemden çok hoşlandı. Gülüp durdu. Sonra öğleye doğru canı yumurta istedi. Yedi. Uyutayım dedim. Bende uyumadı. Ablası ayağında sallayınca uyudu. Birkaç saat uyudu. Uyanınca parmağıyla saçını ama kafasının tepesini gösterdi. Bu son birkaç günden beri banyoya girmek istiyorum anlamına geliyor. Küvetine su doldurduk. Belki de 1 saate yakın sudaydı.

Banyonun ardından beraber Şaypaya gittik. Merdivenlerde basamaklardan iki ayağıyla birden atlıyor. Bunu yeni öğrendi. Eskiden tek ayağıyla atlardı. Bir de merdiven demirine tutunup kendini savurdu abisinin yaptığı gibi. Otomobilin bagajından bebek arabasını aldık. Arabasına kuruldu. Şaypada kendine meyveli süt vs. aldı. Dönüşte poşetleri ve bebk arabasını apartman kapısına koydum. "Bunlara göz kulak ol, sakın ayrılma" dedim. Otomobili evin önüne parkettim. O da eşyalarımızın başında durdu. Parkettikten sonra bebek arabasını getir kızım dedim. Hızla itleyerek gönderdi.Anahtarı ona verdim.Apartmanın sokak kapısını kendi başına açtı. Adeta büyük bi insan gibi anahtarı kilide soktu ve çevirdi. Zaten el becerisinin yüksek olduğu daha ilk aylardan belliydi.  Eve çıktık. Yattı, uyayacak herhalde. 
Uyumadı ama uyumadığı için huysuzluk tavan yaptı. Yemek masasında zırlayıp duruyor. Çorbaya dökmek için rendelenmiş kaşarları önüne çekti. Kimseye vermiyor. Annesi kızdı. Ağlayıp duruyor. Benim kucağıma geldi nihayet. Biraz fırında makarna yedirdim. Artık sustu. Yemekten sonra bilgisayarda "Twinkle" seyretti. Daha doğrusu annesi "twinkle" seyretmek istiyor diye bana getirdi. Bunu anlatmayı nasıl başardı bilmiyorum. Belki de annesi uydurmuştur. Bi videoda Fil saate tırmanınca şiddetli tepki veriyor. 

Günü ayağımda sallanarak noktaladı. 


9 Temmuz 2013 Salı

9 TEMMUZ 2013 SALI

Öğlen eve geldiğimde Ayşeyi gördüm. Ablasına uymasını söyledim. Ayşeyle başbaşa kaldık. Genelde TV seyretti. Sehpanın üzerindeki laptopu açmamı istedi. Oturağında otururken birşeyi gösterdi. Ben ne istediğini anlamadım. benim anlamamama acayip bozuldu. "Ne istiyorsun?Anlamıyorum" demem hiç hoşuna gitmiyor. her isteğini hareketlerle anlatmak kolay geliyor ama istekleri karmaşıklaştıkça hareketlerle anlatması imkansızlaşıyor. Gene de mucizeler yaratıyor ama. Mesela; bugün yıkanmak istediğini hareketlerle anlattı. Ben de kuvete su doldurdum. ayşeyi de içine koydum. Uzun bi süre oyuncaklarıyla kuvette kaldı. İkindi vakti ablası gezmek için Şaypaya gidecek oldu. Hemen önünü kesip kendini gösterdi. O da gitmek istiyormuş. Nitekim ablasıyla gitti. İftara doğru Burgaza gittik. Arabada gene kendisi arkaya annesi öne oturdu diye arıza çıkardı. Bunu huy edindi. dedesiyle babannesini görünce pek seviniyor. Onlara, tatilde öğrendiği kulağa fısıldama oyununu yaptı. Herkes pek eğlendi güldü. insanların kulaklarına eğilip "fişi fişu" falan gibi sesler çıkarıyor. sonra da gülüyor. Burgazda deniz kenarında gezdik. Duvarın üzerine çıkıp yürüdü. Merdivenlerden sahile kadar indi ama çok yaklaşmıyor deniz dalgalı olduğu için.  İftarda kendi başına yemeğini yedi her zamanki gibi. Eve geldik. Yolda arabanın ortasındaki çıkıntıya oturarak seyahat ediyor.Hatta otururken uyudu başını yaslayıp. Eve girince biberonunun kayıp olması biraz kriz yarattı ama bulununca uyudu.

8 Temmuz 2013 Pazartesi

8 TEMMUZ 2013 PAZARTESİ

Sabahtan işlerim olduğu için küçük kızımı büyük kızıma emanet ederek evden çıktım. Arkamdan biraz ağladı. Öğlen eve geldiğimde beni gülücüklerle karşıladı. Sonrasında TRT Çocuk kanalını seyretmeye devam etti. Saat 15 gibi ben iş için tekrar çıkacaktım ancak büyük kızımın dershanesi olduğu için, Ayşe bana kaldı. Ben de bebek arabasına yerleştirdim ve tramvayla annesinin yanına karakola götürdüm. Evden çıkmadan ekmek aldırmıştım büyük kızıma.. Büyük kızım Ayşenin karnı tok demesine rağmen, bir ekmeğin kıtır kenarını kopartıp kaopartıp yedi. Hatta evden çıkmadan buzluğu gösterip ekmek kenarı istedi. verdim yedi. Tramvaydan indiğimizde ona tavuk döner yaptırdım. Annesi karakolda yedirmiş.  Normalde 15 dakikalık işim olmasına rağmen meslek hayatımın belki de en tuhaf olayıyla karşılaştığım için işim saat 17 yi geçe ancak bitti. O yüzden Ayşe annesiyle eve dönmüş. Eve gelince 2 günden beri söz verdiğim gibi, oyuncak kamyonuyla kumda oynaması için parka götürdüm. Gitmeden gene ekmek istediğini belli etti. Bi dilim ekmeğin kenarını verdim. Yolda yedi. Kürekle kumları kamyonun kasasına doldurup, kamyonu parkın öbür ucuna sürerek kumları oraya boşalttı. Hemen başka 2 çocuk daha yanına geldi. Ufak bebeğin kamyona elleşmesinden hiç memnun olmadı. Onu engelledi. Arada kaydıraktan kaydı. salıncakta sallandı. Eve döndük. Yolda, son zamanlarda huy edindiği gibi, önüme geçip kollarını havaya kaldırarak, kucağa alınmak istediğini belli etti. Almadım. Mızırdandı ama mecbur yürüdü. Merdivenlerde kucağıma aldım. Yolda çeşmede kamyonunu yıkadık. Su içmek istedi. Avucumla içirmek istedim. Haliyle beceremedik. Ben de oyuncak küreğe su doldurdum biraz. Ondan içti ama tabii önünü ıslattı. Rahatsız oldu. Çıkarmak istedi. eve gidince çıkarırız dedim. Evde küp şekerleri ıslattığı için annesi kızmış. Evin içinde sahte bi ağlama sesiyle dolaşıp duruyor. resmen sinir bozuyor. Sevgi başladı zaten klasik dırdırına. oooooooooooooooooooooooooSanki hayat bir tek ona kötü... oooooooooooooooooooooooooooooooool
Yukarıdaki saçma harfler kızıma ait. Ben yazarken tuşlara müdahale edip duruyor. Düzeltip duruyordum. C FCdress Bu son yaptıklarını düzeltmeyecem. Akşam yemeğinden sonra babannesiyle dedesi geldi. Onları görünce çok sevindi. Onlarla oynadı. çeşitli şirinlikler yaptı. Kuşu dışarı çıkardık. Kafesindeyken çok seviyor ama dışarı çıkarılınca korkuyor. Nispeten erken bi saatte koltuğun üzerine yattı ve uyudu.

7 Temmuz 2013 Pazar

1 Temmuz 2013 Pazartesi

1 TEMMUZ 2013 PAZARTESİ

Annesiyle telefonla konuşamıyoruz. Her aradığımda telefonu Ayşe açıyor ve uzun süre benimle konuşuyor(!) Ayşeye laf yetiştirmekten çenem yoruluyor. Kızım nasılsın. Napıyorsun. Sokağa çıkıyor musun vb sorular yöneltiyorum. Birşeyler anlatıyorum. Sevgi sözcükleri söylüyorum. Karşıdan gelen hep aynı bebekçe anlamsız sesler... En sonunda annesi telefonu alıyor. Yalnız, geçen sefer "artık telefonu annene ver" dedim. Verdi.

30 HAZİRAN 2013 PAZAR

Kızım, Eskişehirde... Bi çocuğun akülü arabasına binmiş. annesi resimleri gönderdi. Sokakta  1,5 yaşındaki bi çocukla ve Suriyeli bi çocukla oynuyormuş.



Telefon ettiğim zaman hemen eline alıyor ve ıhh ıhh tarzı sesler çıkararak benimle konuşuyor uzun süre... Evde de telefonu gösterip "baba" diyormuş.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...