sabah uyandı ve beni yanına yaklaştırmadı. bir süre böyle olduktan sonra salona geldi. süt istedi. süt bitmişti. ayran ve su teklif ettim. kabul etmedi. sucuklu yumurta yaptım. yedi. sonra markete gittik. şu sıralar en çok kullandığı iki kelimeden biri, maake yani market diğeri ise maayo yani banyo... kendine bebek yumurta aldı. ve tabi süt... akşamüzeri birlikte pazara gittik. gene civcivleri sevdi. gene çilek yedi tezgahtan... akşam yemeğinde çiğ köfte yediler. dürümün nasıl olacağını ayarlamaktan yiyemeyecekti neredeyse... mutlaka yazmalıyım dediğim birşey yapmıştı ama unutmuşuz.
aklıma birşey geldi. gece hepimizi elele tutuşturdu. dönerek ve zıplayarak dans ettirdi. kendi de TV de müzik çıkınca dans edip duruyor zaten... özellikle kedili telekom reklamında... katinadan apartma müzik, favorisi..
16 Ağustos 2014 Cumartesi
14 Ağustos 2014 Perşembe
14 AĞUSTOS 2014 PERŞEMBE
sabah ben TV yi açınca sese uyandı. hemen minika dedi. sonra da süt... kalktı. 2-3 gündür sabahları sadece çişini yapmıyor, kakasını da yapıyor. düzeni değişti sanırım. eskiden kakasını öğlen yapardı. dayısının suaygırı oyuncağı ile beraber oynayalım dedik. bana yeşil suaygırını münasip gördü. ben de sarıyı severim ben diye kabul etmedim. sonuna kadar direndi yeşil diye. ben yeşille oynayayım diye oyuncağı çevirip benden uzaklaştırıyor. hatta kitaplarla sarının üzerini bile örttü. vazgeçmedim. o da vazgeçmedi.
bugünün devamı hakkında hiçbirşey hatırlamıyorum zira yazmaya cumartesi akşamı devam ettim.
bugünün devamı hakkında hiçbirşey hatırlamıyorum zira yazmaya cumartesi akşamı devam ettim.
13 Ağustos 2014 Çarşamba
13 AĞUSTOS 2014 ÇARŞAMBA
sabah erkenden kalkıp sakaryaya gittik. uyandırdığımızda gene uyu uyu diye uyumak istediğini belli etti. gzmeye gidecez deyince de balkondaki bebek arabasını gösteriyor. geçen gün de aynını aypmıştı. hem gezmekten, hem uykudan vazgeçmiyor. bebek arabasında uyuyarak geziyor. arabada uyursun deyip yola çıktık. yola çıktıktan sonra uyumadı tabii. aldığım poğaça börek vs yedi. ama araba yolculuğu ve yemek aynı anda olmuyor ayşede.. daha önce babannesiyleyken de olduğu gibi gene kustu. koltuk ve abisinin elbiseleri berbat oldu. beren donla kaldı. ayşe de... sakarya da kampüste gezdik. bilardo oynadık. ayşe de.. neşesi ve keyfi yerindeydi.
yeri glmişken, herşeyi büyk ve bebek olarak tasnif ediyor. kampüste ağaçları gösterip ağaç dedim. ağaç dedi. yerden bi ot koparıp "ot" dedim. a-ah.. "bebek ağaç" dedi. herşeyi zihninde küçük yani bebek ve büyk olarak sınıflandırıyor.
afiyetle ıslama köfte yedi. ama yemeden bebek çatal bıçak istedi. dönüş yolunda uyudu. eve girer girmez banyoya girdi.
yeri glmişken, herşeyi büyk ve bebek olarak tasnif ediyor. kampüste ağaçları gösterip ağaç dedim. ağaç dedi. yerden bi ot koparıp "ot" dedim. a-ah.. "bebek ağaç" dedi. herşeyi zihninde küçük yani bebek ve büyk olarak sınıflandırıyor.
afiyetle ıslama köfte yedi. ama yemeden bebek çatal bıçak istedi. dönüş yolunda uyudu. eve girer girmez banyoya girdi.
12 Ağustos 2014 Salı
12 AĞUSTOS 2014 SALI
Sabah 10 da uyanıp salona geldi. daha doğrusu, kafasını duvarın ardından uzatıp bakındı ve beni görünce suratını ekşitip arka odaya gitti. beni de yanına sokmadı. bir süre sonra geldi. bana sırnamaya başladı. bu sefer ben ona yüz vermedim. söyledim de... hemen boynuma sarıldı. aklıma esra geldi. esranın muziplik ve karşısındaki kafalamak için şirinlik yapma huyunu tamamen almış. esrayı aradım. bu da senin gibi yaltakçı, dedim. gülüyor. annesi geldi öğlen olmadan. izin almış. ona sucuklu bebek yumurta yaptırdı. ben çıktım.
akşam ve gece birşey olduysa da hatırlamıyorum. salının yazısını perşembe yazarsan olacağı budur.
şimdi hatırladım. 2 günden beri babanne diye sayıklıyordu. babannesi bugün bursadaydı. araba almak için burgaza giderken ayşeyi de götürmeyi düşünüyordum ama ayşe uyuyordu. babannesi bize gelip aşağıda beklerken ayş de uyandı ama uyumaya devam etmek istiyor. kucaklayıp aşağıya indirdim. "uyu, uyu" diye inleyip duruyor. ağlıyor aynı zamanda... apartman kapısında kucağımda babannesini gördü. tekrar yukarı çıkarıp yatırdım ve burgaza gittim. ardımdan babanne diye ağlamış. salak kız... 2 gün babanneyi görmek için zırladı. babanne geldi. uyuyacam diye yüz vermedi. babanne gidince de arkasından zırlamış.
gece dayısı geldi. ağızlarıyla top yakalayan hipopatam oyuncağı getirmiş. pek hoşuna gitti. dayı demeyi öğrettik. dayısını öpüp sarıldı.
akşam ve gece birşey olduysa da hatırlamıyorum. salının yazısını perşembe yazarsan olacağı budur.
şimdi hatırladım. 2 günden beri babanne diye sayıklıyordu. babannesi bugün bursadaydı. araba almak için burgaza giderken ayşeyi de götürmeyi düşünüyordum ama ayşe uyuyordu. babannesi bize gelip aşağıda beklerken ayş de uyandı ama uyumaya devam etmek istiyor. kucaklayıp aşağıya indirdim. "uyu, uyu" diye inleyip duruyor. ağlıyor aynı zamanda... apartman kapısında kucağımda babannesini gördü. tekrar yukarı çıkarıp yatırdım ve burgaza gittim. ardımdan babanne diye ağlamış. salak kız... 2 gün babanneyi görmek için zırladı. babanne geldi. uyuyacam diye yüz vermedi. babanne gidince de arkasından zırlamış.
gece dayısı geldi. ağızlarıyla top yakalayan hipopatam oyuncağı getirmiş. pek hoşuna gitti. dayı demeyi öğrettik. dayısını öpüp sarıldı.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
11 AĞUSTOS 2014 PAZARTESİ
Sabah pıtır pıtır yürüyerek salona geldi. sabah uykusunda birilerine ayar veriyordu. hu, hahu diyerek.. süt verdim. ısıt dedi. sonra sabah klasiğine geçti. süt koltuk TV... tv de çimenlerde top oynayan bir çocuk vardı. bana dönüp, "baba, hihil" dedi. yeşil olarak anladım. yanlış anladım diye kızdı. söylediğini anlamayınca kızıyor ve bozuluyor artık. uğraşıp didinip sokağa çıkmak istediğini anladım. eee. çocuk haklı... hep evde geçiyor günleri... bugün dışarı çıkaracam... koltukta yatarken şaka olsun diye aslan kükremesi sesi çıkarıp hafifçe bacağını ısırdım. aman allah... bir kızdı bir kızdı. şaşırdım. halbuki severdi böyle oyunları... bacağını gösterip acıdığını anlatıyor. acısını geçsin diye öptürdü eşşoğlusu... halbuki acımadığına eminim.
kahvaltıda bebek yumurta ve et yedi. (sucuklu bıldırcın yumurtası)
parka gittik. karşımıa geçip "baba, pağk ,büyk pağk" dedi. parkta oykumla oynadı. straforlardan gemi yaptı, yüzdürdü.
video
öğleden sonra işim olduğu için abisiyle ablasına bırakıp bırakıp gittim. geldiğimde uyuyordu. büyük çocuklar dışarı çıktılar. ayşe uyanınca abi, abla diyerek onları aradı. bulamayınca arıza çıkardı. bana posta koydu.
video
zaman geçtikten sonra bana meyletmeye başladı. sen bena kızdın. beni kovdun deyip yüz vermeyince, gönlümü almak için hemen bana sarıldı. şirinlik yapıyor.
annesi gelince beraber hep beraber çaput pazarına gittiler. pazarın girişinde, eliyle, tuhaf ve değişik bir hareket yapmış. anlamamışlar ilk başta. eli beli hizasında avuçları açık olarak yere paralel olarak sağa sola sallamaca. sonra anlamışlar. pazarın girişindeki satıcıdaki civcivleri sevmek istiyormuş.
günün anltılması gereken olayı, babannesine gitmek istemesi. özlemişl anlaşılan. hem bana söyledi. hem de pazarda arıza çıkarmış. yarın babannesine götürecem.
bir de akşam, emekleye emekleye gelip miyav diyerek kendini sevdirmesi var. başını kucağıma koyup miyavlayarak saçlarını okşamamı istiyor. çok hoşuna gidiyor.
bir de akşam saklambaç oynadık. bir türlü ebe onu bulamadan çıkıp ebelemeyi kabul ettiremedik. bulunana kadar saklanıyor. bulununca koşup ebelemeye çalışıyor. ben öğrensin diye yaptım. kızıp benimle kavga etti. oyunun amacını anlamamış hala..
kahvaltıda bebek yumurta ve et yedi. (sucuklu bıldırcın yumurtası)
parka gittik. karşımıa geçip "baba, pağk ,büyk pağk" dedi. parkta oykumla oynadı. straforlardan gemi yaptı, yüzdürdü.
video
öğleden sonra işim olduğu için abisiyle ablasına bırakıp bırakıp gittim. geldiğimde uyuyordu. büyük çocuklar dışarı çıktılar. ayşe uyanınca abi, abla diyerek onları aradı. bulamayınca arıza çıkardı. bana posta koydu.
video
zaman geçtikten sonra bana meyletmeye başladı. sen bena kızdın. beni kovdun deyip yüz vermeyince, gönlümü almak için hemen bana sarıldı. şirinlik yapıyor.
annesi gelince beraber hep beraber çaput pazarına gittiler. pazarın girişinde, eliyle, tuhaf ve değişik bir hareket yapmış. anlamamışlar ilk başta. eli beli hizasında avuçları açık olarak yere paralel olarak sağa sola sallamaca. sonra anlamışlar. pazarın girişindeki satıcıdaki civcivleri sevmek istiyormuş.
günün anltılması gereken olayı, babannesine gitmek istemesi. özlemişl anlaşılan. hem bana söyledi. hem de pazarda arıza çıkarmış. yarın babannesine götürecem.
bir de akşam, emekleye emekleye gelip miyav diyerek kendini sevdirmesi var. başını kucağıma koyup miyavlayarak saçlarını okşamamı istiyor. çok hoşuna gidiyor.
bir de akşam saklambaç oynadık. bir türlü ebe onu bulamadan çıkıp ebelemeyi kabul ettiremedik. bulunana kadar saklanıyor. bulununca koşup ebelemeye çalışıyor. ben öğrensin diye yaptım. kızıp benimle kavga etti. oyunun amacını anlamamış hala..
10 Ağustos 2014 Pazar
10 AĞUSTOS 2014 PAZAR
sabah uyanmış ama ben oy kullanmaya gittiğimden ablasının yanına yatmış. ben geldiğimde hemen yanıma geldi. Bugün uyandığında hala biberonu ortalıkta yoktu. süt isteyince bardakla verdim. ellerini yanağına götürüp yatma, uyuma işareti yaptı. ve bardakla hem yatıp hem süt içemeyeceği için sütü reddetti. ama sonra biberonu tesadüfen buldum. koltuğa uzanıp Tv seyretmeye başladı. bugün sehpanın altında oynarken sürekli benim ayaklarımı çekmeye çalıştı. hatta şunu bile dedi. "baba, iki ayak çek" :)
dün aldığımız bebek yumurtalarla (bıldırcın) sucuk yaptım. yedi. öğlen, ablası oy kullanacağı için maaile (annesiz) oy kullanma yerine gittik. ayşe bisikletinde... fırından büyükler kendilerine birşeyler aldılar. ayşe de birşey istedi ama kesinlikle yemeyeceği, beğenmeyeceği birşey.. almadım. ablasının verdiğini de reddetti.
eve dönüşte, nutellalı ekmek istedi. o kadar çok yedi ki, şaşırdım.
öğleden sonra uyutmak istedim ama o beni uyuttu. sonra akşama doğru uyudu. uyandığında huysuzdu ve annesine kızgındı. (nasıl olmasın. eve gelir gelmez herkese saldırdı) seçim sonuçlarını TV den izlemek istedik ama minika kanalını değiştirtemedik. çizgifilm bitince kanal değiştirelim dedim. onayladı. hakkaten de bitince, baba bitti" diye uyarıyor. insanı kandırmaya ve aldatmaya meyli yok. n güzel.. tabii şaka kandırmaları hariç.. şakacı çocuk ne de olsa... tabi bir de, bu çizgifilm bitsin. sonra kanal değiştirin demesi var ki, süper... heyecanlı bir şekilde, "ha-hı-ha-hu-ha bitti, ha" öyle heyecanlı söylüyor ki... "bu bittikten sonra" dedirtmeye çalıştım ama demedi. gece buzdolabı süsleriyle oynuyordu. kambumbağa ile arabayı birbirine yapıştırmak istedi. ama mıknatıslar aynı kutup olduğundan birbirini itiyor. uğraştı durdu. yere koyup eliyle bastırıyor yapışsın diye... kızım tersten tutarsan yapışır dedim. itiraz edip "teğ a-ah, düü" diye itiraz etti.
bu gece ay, her zamankinden %14 daha yakın ve %30 daha parlakmış. elbette ki, aydede meraklısı kızım balkona çıkıp aydedeyi seyretti uzun uzun.. bu, ay merakı neye delalet ediyor, bilmiyorum.
dün aldığımız bebek yumurtalarla (bıldırcın) sucuk yaptım. yedi. öğlen, ablası oy kullanacağı için maaile (annesiz) oy kullanma yerine gittik. ayşe bisikletinde... fırından büyükler kendilerine birşeyler aldılar. ayşe de birşey istedi ama kesinlikle yemeyeceği, beğenmeyeceği birşey.. almadım. ablasının verdiğini de reddetti.
eve dönüşte, nutellalı ekmek istedi. o kadar çok yedi ki, şaşırdım.
öğleden sonra uyutmak istedim ama o beni uyuttu. sonra akşama doğru uyudu. uyandığında huysuzdu ve annesine kızgındı. (nasıl olmasın. eve gelir gelmez herkese saldırdı) seçim sonuçlarını TV den izlemek istedik ama minika kanalını değiştirtemedik. çizgifilm bitince kanal değiştirelim dedim. onayladı. hakkaten de bitince, baba bitti" diye uyarıyor. insanı kandırmaya ve aldatmaya meyli yok. n güzel.. tabii şaka kandırmaları hariç.. şakacı çocuk ne de olsa... tabi bir de, bu çizgifilm bitsin. sonra kanal değiştirin demesi var ki, süper... heyecanlı bir şekilde, "ha-hı-ha-hu-ha bitti, ha" öyle heyecanlı söylüyor ki... "bu bittikten sonra" dedirtmeye çalıştım ama demedi. gece buzdolabı süsleriyle oynuyordu. kambumbağa ile arabayı birbirine yapıştırmak istedi. ama mıknatıslar aynı kutup olduğundan birbirini itiyor. uğraştı durdu. yere koyup eliyle bastırıyor yapışsın diye... kızım tersten tutarsan yapışır dedim. itiraz edip "teğ a-ah, düü" diye itiraz etti.
bu gece ay, her zamankinden %14 daha yakın ve %30 daha parlakmış. elbette ki, aydede meraklısı kızım balkona çıkıp aydedeyi seyretti uzun uzun.. bu, ay merakı neye delalet ediyor, bilmiyorum.
9 Ağustos 2014 Cumartesi
09 AĞUSTOS 2014 CUMARTESİ
salonda yatmış. sabah uyandı ve gözlerini tam açamadan TV yi gösterdi. hemen ardından da "baba hüt " dedi. ayaklandıktan sonra, yastığını ikili koltuğa koydum ve oraya yatmasını istedim. (üçlü koltuğa yatmıştı) "orası benim. burası ayşenin" dedim. şiddetle ve bağırarak ama arada gizleyemediği bir sırıtmayı da açık ederek " karşı çıktı ve "ha-ha-hı-hu nono" diyerek, ikili koltuğu ve ardından beni gösterdi. üçlü koltuğu ve kendini gösterdi ardından... uzun süre inatlaştı benle... çilekli süt istedi. sonra oyuncaklarıyla oynamaya başladı. bebek arabasına yomuşu koydu. onu gezdirmeye başladı. arada, yomuşa kızıp onu azarlıyor. ne dediği anlaşılmıyor tabii...
son günlerde ha-ha-hi-hu tarzı konuşmaya yoğunlık verdi gene... komplike şeyler söylemeye çalışıyor. bunu da ancak ha-ha-hu-hu şeklinde yapabiliyor. hatta bu yüzden kahvaltıda annesiyle bozuştu. annesi, "artık ha-ha-hi" diye konuşma, güzel konuş" deyince biraz sertçe, bizimki bozulup sofrayı terketti.
yazmayı ihmal ettiğim birşey aklıma gelmişken yazayım. tarattattatta, erderha ve vikingler mevzusu... şu an mc donaldtan aldığımız ejderhalarla oynuyor. onların bebek cikcik olduğunu iddia ediyor. yatırmak ve üzerlerine babbagge örtmek için kanatlarını çıkarttırdı bana. bu oyuncaklar, "ejderhanı nasıl eğitirsin" filminin oyuncakları. film vikinglerle ilgili olduğundan, TV deki (meşhur) vikingler çizgifilmiyle aradaki bağlantıyı hemen kurdu. hatta, annesi çok şaşırmıştı buna şahit olduğuna...
biraz önce bu blogdaki videoları seyrediyordu kucağımda... bayram günlerinde çekilen bir videoyu seyrederken, benim berili azarladığım bir kısım denk geldi. ayşe rahatsız olup,hemen videoyu kapatmaya çalıştı. bu beni çok üzdü. bundan böyle, elimden geldiğince, sinirlerime hakim olacam ve öfkemi yutacağım. gerçi evin diğer halkı hiç yardımcı olmayacaktır ama gene de deneyeceğim. bu arada, video seyrederken, geçen gün anlamadığım "muya" nın ne olduğunu hatırladım. zaten bildiğim birşey olduğunu biliyordum. "muya" hümaya taktığı isim... daha doğrusu hüma deyiş şekli... ama bursada hüma nerden aklına geldi bilmem. tam şu anda da "miyaa" miyaa" diyor. miray anlamında. ayşe, ben, abi ve anne oraya gidecekmişiz. abla gelmesinmiş. o ordaydı ya, o yüzden herhalde...
gene çok uzun zamandır yaptığı ama yazmadığım birşey var. onu da yazayım.
"a-ah men" olayı... bu çizgifilmlerden diline pelesenk olan birşey.. ama yapısına da tam uyduğu için hep kullanıyor. anlamı " hayır ben (yapacam) "
yanıma gelip "mağyo" dedi. yıkanmak istiyor. küvetini gösterip hu-ha dedi. ben de kuvet desene dedim. ona benzer birşey söyledi. aslında kafasını gözünü yara yara da olsa herşeyi söylüyor ama biz her dediğini anlayamayınca, işin kolayına kaçıp, anlama garantili işaretederk hahahu demeye başladı gene galiba...
ablasıyla didişiyor.
video
bu didişme en sonunda günün değil, haftanın değil, ayın değil, belki yılın bombasını getirdi. ben balkondaydım, yarım yamalak duydum. maaile dışarı çıkacaklardı. ablası saçlarını toplamak istedi. ayşe izin vermedi. ablası da "hassiktir" dedi ayşeye... ayşeden aynen cevabı almış. "hassiktir"
hatta, berenin dediğine göre, dışardayken kaykayını isteyen abisine " siktirgit kaykay benim" demiş. tabi selis biçimde değil ama beren öyle anlamış... küfür de etmeye başladı piçkurusu...
akvaryumlara gitmişler. ayşe büyük balıklardan tırsmış. eve gelince hemen "buu" yu açtırıp koltuğa uzandı. gene bu filme sardı son günlerde...
dışarı çıkarlarken uykusu vardı. bebek arabasının alınmasını istedi. uyuma işareti yapıyor. annesi almadı. otobüste 10 dakika uyumuş. dışarda tam tavuk döner yemiş..
aklam alışverişe çıktığımızda kendi için bıldırcın yumurtası aldı ilk kez.. bebek yumurta diyor. ayrıca gizlice bebek şampuanı da aldım. ayşeye çaktırmadık zira geçen aldığımız şampuanla oyuncak ördeklerini yıkadı. kendi için kullandıramadık. ben arka odada uzanmışken ablasıyla beraber geldiler ve ayşe "bir iki hüü demesiyle beni gıdıklamaya başladılar. meğer ablasına "baba gıdı gıdı" deyip o fişfiklemiş ablasını...
gece biberonu kaybolduğu için uyutamamışlar. ben uyuyordum. gürültüye uyandım. ayşeyi kucağıma aldım. anında uyudu. beraber yatak odasında uyuduk.
son günlerde ha-ha-hi-hu tarzı konuşmaya yoğunlık verdi gene... komplike şeyler söylemeye çalışıyor. bunu da ancak ha-ha-hu-hu şeklinde yapabiliyor. hatta bu yüzden kahvaltıda annesiyle bozuştu. annesi, "artık ha-ha-hi" diye konuşma, güzel konuş" deyince biraz sertçe, bizimki bozulup sofrayı terketti.
yazmayı ihmal ettiğim birşey aklıma gelmişken yazayım. tarattattatta, erderha ve vikingler mevzusu... şu an mc donaldtan aldığımız ejderhalarla oynuyor. onların bebek cikcik olduğunu iddia ediyor. yatırmak ve üzerlerine babbagge örtmek için kanatlarını çıkarttırdı bana. bu oyuncaklar, "ejderhanı nasıl eğitirsin" filminin oyuncakları. film vikinglerle ilgili olduğundan, TV deki (meşhur) vikingler çizgifilmiyle aradaki bağlantıyı hemen kurdu. hatta, annesi çok şaşırmıştı buna şahit olduğuna...
biraz önce bu blogdaki videoları seyrediyordu kucağımda... bayram günlerinde çekilen bir videoyu seyrederken, benim berili azarladığım bir kısım denk geldi. ayşe rahatsız olup,hemen videoyu kapatmaya çalıştı. bu beni çok üzdü. bundan böyle, elimden geldiğince, sinirlerime hakim olacam ve öfkemi yutacağım. gerçi evin diğer halkı hiç yardımcı olmayacaktır ama gene de deneyeceğim. bu arada, video seyrederken, geçen gün anlamadığım "muya" nın ne olduğunu hatırladım. zaten bildiğim birşey olduğunu biliyordum. "muya" hümaya taktığı isim... daha doğrusu hüma deyiş şekli... ama bursada hüma nerden aklına geldi bilmem. tam şu anda da "miyaa" miyaa" diyor. miray anlamında. ayşe, ben, abi ve anne oraya gidecekmişiz. abla gelmesinmiş. o ordaydı ya, o yüzden herhalde...
gene çok uzun zamandır yaptığı ama yazmadığım birşey var. onu da yazayım.
"a-ah men" olayı... bu çizgifilmlerden diline pelesenk olan birşey.. ama yapısına da tam uyduğu için hep kullanıyor. anlamı " hayır ben (yapacam) "
yanıma gelip "mağyo" dedi. yıkanmak istiyor. küvetini gösterip hu-ha dedi. ben de kuvet desene dedim. ona benzer birşey söyledi. aslında kafasını gözünü yara yara da olsa herşeyi söylüyor ama biz her dediğini anlayamayınca, işin kolayına kaçıp, anlama garantili işaretederk hahahu demeye başladı gene galiba...
ablasıyla didişiyor.
video
bu didişme en sonunda günün değil, haftanın değil, ayın değil, belki yılın bombasını getirdi. ben balkondaydım, yarım yamalak duydum. maaile dışarı çıkacaklardı. ablası saçlarını toplamak istedi. ayşe izin vermedi. ablası da "hassiktir" dedi ayşeye... ayşeden aynen cevabı almış. "hassiktir"
hatta, berenin dediğine göre, dışardayken kaykayını isteyen abisine " siktirgit kaykay benim" demiş. tabi selis biçimde değil ama beren öyle anlamış... küfür de etmeye başladı piçkurusu...
akvaryumlara gitmişler. ayşe büyük balıklardan tırsmış. eve gelince hemen "buu" yu açtırıp koltuğa uzandı. gene bu filme sardı son günlerde...
dışarı çıkarlarken uykusu vardı. bebek arabasının alınmasını istedi. uyuma işareti yapıyor. annesi almadı. otobüste 10 dakika uyumuş. dışarda tam tavuk döner yemiş..
aklam alışverişe çıktığımızda kendi için bıldırcın yumurtası aldı ilk kez.. bebek yumurta diyor. ayrıca gizlice bebek şampuanı da aldım. ayşeye çaktırmadık zira geçen aldığımız şampuanla oyuncak ördeklerini yıkadı. kendi için kullandıramadık. ben arka odada uzanmışken ablasıyla beraber geldiler ve ayşe "bir iki hüü demesiyle beni gıdıklamaya başladılar. meğer ablasına "baba gıdı gıdı" deyip o fişfiklemiş ablasını...
gece biberonu kaybolduğu için uyutamamışlar. ben uyuyordum. gürültüye uyandım. ayşeyi kucağıma aldım. anında uyudu. beraber yatak odasında uyuduk.
8 Ağustos 2014 Cuma
07 08 AĞUSTOS 2014 PERŞEMBE CUMA
Günlerimiz evde geçiyor. bir de geç yazınca yazacak şey gelmiyor akla...
bir kaç gündür ıshal.. tam ıshal de değil ama sıkıntı veriyor anlaşılan. bugün altına kaçırmış hatta. (ilk defa) ayhe muya diye birşey deyip durdu. ne olduğunu anlamadım. anlamadım diye kızdı. et humuta istedi. sucuk bitmişti. et bitti dedim. "et bitti a-ah" dedi. gene sucuk aldım. bir de çilekli süt... gece salonda uyudu. yatak odasına götürünce uyanıp salona geri döndürüyor kendini. bütün gece başında sivrisinek nöbeti tuttum. gene de kızımı yediler ama hepsini öldürdüm. kızımın kanını sinekte komadım. :)
ertesi gün gene sucuklu yumurta yedi başka da birşey yemedi bütün gün. akşam pazara gittiğimizde açlıktan çileklere daldı. salatalık yedi. gerçi ne zaman pazara gitsek tıka basa tıkınıyor tezgahlardan... kızımın şansına hala çilek var. gene aldık. bol bol yedi. evde parmağını yaralamış düşüp... parmağında yarabandıyla salonda inleyip duruyor. canı tatlı mı ne?
yatarken uyuyakaldı. gündüz uyumak yerine beni uyutmuştu. şimdi uyku çarptı. tam akşam yemeği saati... 1-2 saat uyuduktan sonra sivrisinek yüzünden uyandı. ( onu da geberttim.) abisi sevimli öcüler açtı bilgisayarda. ( birkaç gündür bu filmi seyrediyor ardarda) bir tabak ciğeri de yanına götürdüm. yemiş..
bir kaç gündür ıshal.. tam ıshal de değil ama sıkıntı veriyor anlaşılan. bugün altına kaçırmış hatta. (ilk defa) ayhe muya diye birşey deyip durdu. ne olduğunu anlamadım. anlamadım diye kızdı. et humuta istedi. sucuk bitmişti. et bitti dedim. "et bitti a-ah" dedi. gene sucuk aldım. bir de çilekli süt... gece salonda uyudu. yatak odasına götürünce uyanıp salona geri döndürüyor kendini. bütün gece başında sivrisinek nöbeti tuttum. gene de kızımı yediler ama hepsini öldürdüm. kızımın kanını sinekte komadım. :)
ertesi gün gene sucuklu yumurta yedi başka da birşey yemedi bütün gün. akşam pazara gittiğimizde açlıktan çileklere daldı. salatalık yedi. gerçi ne zaman pazara gitsek tıka basa tıkınıyor tezgahlardan... kızımın şansına hala çilek var. gene aldık. bol bol yedi. evde parmağını yaralamış düşüp... parmağında yarabandıyla salonda inleyip duruyor. canı tatlı mı ne?
yatarken uyuyakaldı. gündüz uyumak yerine beni uyutmuştu. şimdi uyku çarptı. tam akşam yemeği saati... 1-2 saat uyuduktan sonra sivrisinek yüzünden uyandı. ( onu da geberttim.) abisi sevimli öcüler açtı bilgisayarda. ( birkaç gündür bu filmi seyrediyor ardarda) bir tabak ciğeri de yanına götürdüm. yemiş..
6 Ağustos 2014 Çarşamba
06 AĞUSTOS 2014 ÇARŞAMBA
gece çok geç yatmasına rağmen erkenden uyandı. uzun zamandır yazmayı unuttuğum birşeyi bugün gözüme sokarak tekrar yapınca yazmak şart oldu. uzun zamandır düğüm atmayı beceriyor. bugün elbisesinin iplerini oyuncak evinin pencerelerine enikonu düğüm atarak bağlamış. en az 1 yıldır belki de daha fazla zamandır düğüm atıyordu zaten... sucuklu yumurta yedi 1 dilim ekmekle... söylediği bazı sözleri anlamadım diye kızıp küstü. artık aşağı myukarı her lafı söylüyor. anlamak çok olsa da... gerçi gene de eskiden olduğu gibi hareketlerle anlatım huyu da devam ediyor. sanırım anlayamayacağımızı düşündüğü veya uzun konuşmaları hareketlerle anlatmaya devam ediyor.
5 Ağustos 2014 Salı
03-04-05 AĞUSTOS 2014 PAZAR PAZARTESİ SALI
Günler boş geçince insanın içinden yazmak ta gelmiyor. ana bu akşam iyiydi. biraz önce annesi bulaşık makinasına ayşenin mutfak takımlarının da konduğunu söyledi. 10 dakika önce ise hepimizi ayağa kaldırdı. ablasına müzik açtırdı ve annesiyle beni, ablasıyla abisini el ele tutuşturup dand ettirdi. kendisi de aramızda dans etti. zaten budan kısa süre önce de abisi ve ablasıyla beraber dans etmişti.
video
günler evde geçiyor. pek kaydadeğer birşey yapmıyoruz. geçen hafta olan ve yazmayı atladığım önemli bir olay var. bildiğiniz gibi, ayakkabı ve terlikleri inadına ters giyer ve düü diye ısrar ederdi. geeçenlerde (bayramdı sanırım) gene ters giymişti. sertçe azarlayarak ve zorla düz giydirttim. çok içerledi. o günden beri ters olduğunu söylediğimizde düüü diye inat etmiyor. hemen düzeltiyor.
merdivenlerde zigzag çizerek bana engel oluşunu da yazmalıyım. ablası geldiğinde uyuyodu. uyanınca da hiç yüz vermedi ve tersledi. halbuki 1 haftadır görmüyor. neyseki biraz sonra araları düzeldi. koşarak sarılmaya bile başladı. gündüz tüm gün TV seyrederek geçmişti. artık kahvaltı ettirmekte zorlanıyoruz. öğlen uyutmakta da... sabah sucuklu yumurta öğledn sonra sucuk yedi. ne yemek istersin sorusuna et diye cevap veriyor. sucuk yani... akşam üzeri zor zahmet ayağımda salladım da uyudu.
bir önceki gün gene tüm gün evdeydik. kaydadeğer birşey yok. sadece ablasına bilet almak için setbaşına gittiğimizde bisikletle üstelik te tek elinde dondurma varken tek elle bariyer demirleri arasında hiç şaşırmadan slalom yapması anılmaya değer. direksiyon hakimiyeti çok iyi... sağı solu da iyice belledi. gene unutmaz inşallah. pazar gününü de evde geçirdik. sadece akşam üzeri annesiyle parka gitti. başka çocuklarla çok güzel oynamış. kendi oyuncaklarını da paylaşmış başkalarıyla..
gece dondurma yemeye gittik. zıplama zımbırtısında tepeye çıkmadı. akülü arabaya bindi ilk defa..
video
video
günler evde geçiyor. pek kaydadeğer birşey yapmıyoruz. geçen hafta olan ve yazmayı atladığım önemli bir olay var. bildiğiniz gibi, ayakkabı ve terlikleri inadına ters giyer ve düü diye ısrar ederdi. geeçenlerde (bayramdı sanırım) gene ters giymişti. sertçe azarlayarak ve zorla düz giydirttim. çok içerledi. o günden beri ters olduğunu söylediğimizde düüü diye inat etmiyor. hemen düzeltiyor.
merdivenlerde zigzag çizerek bana engel oluşunu da yazmalıyım. ablası geldiğinde uyuyodu. uyanınca da hiç yüz vermedi ve tersledi. halbuki 1 haftadır görmüyor. neyseki biraz sonra araları düzeldi. koşarak sarılmaya bile başladı. gündüz tüm gün TV seyrederek geçmişti. artık kahvaltı ettirmekte zorlanıyoruz. öğlen uyutmakta da... sabah sucuklu yumurta öğledn sonra sucuk yedi. ne yemek istersin sorusuna et diye cevap veriyor. sucuk yani... akşam üzeri zor zahmet ayağımda salladım da uyudu.
bir önceki gün gene tüm gün evdeydik. kaydadeğer birşey yok. sadece ablasına bilet almak için setbaşına gittiğimizde bisikletle üstelik te tek elinde dondurma varken tek elle bariyer demirleri arasında hiç şaşırmadan slalom yapması anılmaya değer. direksiyon hakimiyeti çok iyi... sağı solu da iyice belledi. gene unutmaz inşallah. pazar gününü de evde geçirdik. sadece akşam üzeri annesiyle parka gitti. başka çocuklarla çok güzel oynamış. kendi oyuncaklarını da paylaşmış başkalarıyla..
gece dondurma yemeye gittik. zıplama zımbırtısında tepeye çıkmadı. akülü arabaya bindi ilk defa..
video
2 Ağustos 2014 Cumartesi
01-02 AĞUSTOS 2014 CUMA CUMARTESİ
bu iki günle ilgili yazılabilecek ilk şey dengesiz ve dalgalı ruh halidir. cuma günü tüm gün evdeydik. oyuncaklarıyla oynadı bütün gün... oyuncak hayvanları önce hapşırtıyor. sonra şurup içirip yatırıyor. üstünü örtüyor. ardından iyi deyip ayağa kaldırıyor. sırayla zebra, zürafa ve kaplumbağa tedavi oldular. gece gemliğe düğüne gittik. giderken bir buğuz, bir huysuzluk, ağlama sızlama.. yolda tepine tepine yürüme... otobüste neşesi yerine geldi. mahsuscuktan bayılıyor. bir neşe, bir kahkaha... muzip bir yüz ifadesi... gündüzki huysuz çocuk bu mu? çok şakacı olacak... düğünde müzik başlayınca gene balemsi hareketler.. bizimde ellerimizden tutup birbirimizle elele tutuşturup dansettirmeye çalıştı. dönüş yolunda otobüste tüm neşesi yerindeydi. metroda çişi geldi. tuttu çocuk... aferin...
ertesi gün sabah gene huysuz.. hatta aldığım çilekli milkshake i bile içmedi. o kadar yani.. akşam üzeri metro markete gittik. ama gündüz uyumadığı için müthiş uykusu var. acayip te huysuz bu yüzden... ama sokağa çıkmak ta istiyor. gitti, balkondaki bebek arabasını gösterdi. vay piçkurusu... hakkaten de bebek arabasında uyudu. markette uyandı. gene huysuz gene tepiniyor. sonra gene neşesi yerine geldi. eve dönerken yağmura yakalandık. evde banyoda bana kızdı. neden bilmeme. bütün gece bana kötü kötü baktı.
ertesi gün sabah gene huysuz.. hatta aldığım çilekli milkshake i bile içmedi. o kadar yani.. akşam üzeri metro markete gittik. ama gündüz uyumadığı için müthiş uykusu var. acayip te huysuz bu yüzden... ama sokağa çıkmak ta istiyor. gitti, balkondaki bebek arabasını gösterdi. vay piçkurusu... hakkaten de bebek arabasında uyudu. markette uyandı. gene huysuz gene tepiniyor. sonra gene neşesi yerine geldi. eve dönerken yağmura yakalandık. evde banyoda bana kızdı. neden bilmeme. bütün gece bana kötü kötü baktı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...