14 Şubat 2015 Cumartesi
12 ŞUBAT 2015 PERŞEMBE
Sabah hem ayşeye hem efraya sahanda yumurta pişirdim. afiyetle yediler. hatta birbirlerinden gaz alıp ikinciyi bile istediler. sonra iş için ayrıldım. akşam geldiğimde ortalık sütlimandı ama gündüz mustafanın annesiyle kardeşini paylaşamamışlar. ayşe, efranın babannesini sahiplenmiş annanne diye.. efranın halasını da sahiplenmiş. benim halam diyormuş. hatta ayşe türkan hanımın dizinde uyumuş. efrayla kah oynama, kah boğuşma, kah küsüşm devam ediyor. ayşe zırt pırt fraya küsüyor. efranın arabası her zaman sorun...
12 Şubat 2015 Perşembe
11 ŞUBAT 2015 SALIRTESİ
sabah uyandı ve yanıma geldi. sonra efra da uyandı. ilk başta hep olduğu gibi gayet güzel oynadılar. sonra sürtüşme başladı. özellikle de deniz topu büyük problem oluyor. kızım ağlayarak, bana da al diye aynından istiyor. tamam kızım alırım. sonra denize gideriz.efrayı götürmeyiz dedim. bizimki güldü bu sefer efra ağlamaya başladı. ayşeye barbi oyunları açtım laptopta... efra da tablette barbi oyunları açtı. bir süre sıkıntı yoktu. bir ara evin bir ucundan bir ucuna koşarak yarış ettiler defalarca... kapının ağzında sayıyorlar 1-2-3 diye.. sonra depar...
sonra gene kavga... ayşe sürekli efraya küsüyor. hatta bana gelip efraya kızmamı bile istedi. ben de olmaz. kndi sorunlarını kendin hallet dedim. bozuldu. efra ona kötü diyormuş. hatta kızımın söyleyişiyle "etta bana hötü söyledi" dedi yerine söyledi diyor. hok monik oluyor.
sen de ona kötü de dedim. gidip sensin kötü diyor. efra karşılık veriyor. bizimki karşılık veriyor. efra gene karşılık verince bizimki zırlamaya başlıyor.
sonra gene kavga... ayşe sürekli efraya küsüyor. hatta bana gelip efraya kızmamı bile istedi. ben de olmaz. kndi sorunlarını kendin hallet dedim. bozuldu. efra ona kötü diyormuş. hatta kızımın söyleyişiyle "etta bana hötü söyledi" dedi yerine söyledi diyor. hok monik oluyor.
sen de ona kötü de dedim. gidip sensin kötü diyor. efra karşılık veriyor. bizimki karşılık veriyor. efra gene karşılık verince bizimki zırlamaya başlıyor.
10 ŞUBAT 2015 SALI
sabah babannesine götürdüm henüz uyurken... battaniyye sardım. ama kucağıma alınca uyandı. sonra öğlen gibi babanneye gittiğimde keyfi yeindeydi. babannesi kelimeleri yanlış söylemesini düzeltmeye çalışıyor ama ayşe sırıtarak yanlış söylüyor. babannesinden "müüme" istedi. düğme yani.. düğmelerden resim yapıyor, bantla kağıda yapıştıırp. hatta banta sırayla dizip bilekli bile yapmış. benim bileğime taktı. düğme demesini istiypruz. müüme diyor. heceleterek söylettim. dü.. me diyor. ikisini birlikte söyletmeye çalışınca müüme oluyor gene...babannesiyle mahkemede işimiz vardı. ayşe de gelmek istedi ama kabul etmedim. hava soğuk. akşam üzeri almaya gittiğimde uyuyordu ama hemen uyandı. ankaraya gidecez ddim. kızıp itiraz etti. hayıy, eve gidecez dedi. ankaraya gelmek te istemedi ilk başta ama uyku sersemliğini atınca tabii ki gelmek istedi. annesi, ben ve ayşe arabayla yola koyulduk akşam. yolda arka koltukta tek başına oturdu. annesiyle arası bozuk niyeyse... arada birkaç kere kucağıma aldım. şehirlerarası yolda araba kullandı haspam... sizi ben ankara götürcem diyor. sonra uyudu. ankarada eve çıkarırken uyandı. daha uyandırmadan taşımayı başaramadık. tavşan uykusu var mübarekte...
9 Şubat 2015 Pazartesi
09 ŞUBAT 2015 PAZARTESİ
bütün günü evde geçirdik. babanneye gitmek istemedi. yapbozlarla, oyun hamurlarıyla bebekleriyle oynadı. bir ara büyük ayşe olmaktan vazgeçti. bebek ayşe oldu.
kağıttan logo
hoyudu
sen anne hoyuy.
kağıttan logo
hoyudu
sen anne hoyuy.
08 ŞUBAT 2015 PAZAR
Günü evde geçirdik. sadece akşama doğru ablasını uğurlamak için terminale gittik. ablasının gitmesini istemiyor. okula git sonra hemen geri gel diyor. otobüs kalkana kadar anatoliumda dolandık. uçan balon mevzusu büyük kriz çıkardı. balon istedi ama pahalı olduğu için almadım. dışarıda aynı balonları yarı fiyatına satıyorlar. tutturdu balon diye... dışarıdan alacam deyince, bunların küçük olduğunu, dışardakilerin uçup gittiğini, bunların uçmadığını falan söyleyip beni ikna etmek için epey uğraştı. "baba bana balon almıyor diye beni şikayet bile etti. oradan ayrılana kadar pes etmedi. mediamarkta girdiğimizde çocuk oyun alanına bıraktık. kendisi kalmak istedi. biz dolanırken gayet güzel oynadı. başka bir çocuk ayşenin oynadığı oyuncakla oynamak istemiş, ayşe istemeye istemeye paylaşmış oyuncağı ama dudakları ağlamaklı olmuş. ağlamamış ama dokunsan ağlayacak hale gelmiş. oradaki bir kadın anlattı.
7 Şubat 2015 Cumartesi
07 ŞUBAT 2015 CUMARTESİ
gece saat 03 te uyudu. tekrar yatırdım. sabah erkenden yanıma geldi. çişini yaparken yerdeki parke çıtasındaki zedelenme lekesini zıplayan ata benzetti. ben kanguruya benzetince kızdı. (halbuki benziyor) birşeyleri birşeylere benzetme, soyut düşünme yeteneği gelişkin... benim tahminim, paket programla doğduğu yönünde... sanatsal yetenek paketi.. sürekli kafasında senaryolar yazıyor. evdeki insanlara oller dağıtıyor. bizi oynatıyor. bebeklerine de oynatıyor. geçenlerde de havhav olduğunda şarkı söylemeye başlamıştı. havhavlar şrkı söylemez deyince melodili şekilde havlamaya başladı. işte böyle söyler dedi. sucuklu yumurta yaptım. afiyetle yedi. bilgisayarda bol bol pepee seyretti. beraber çilek ektik. çilekleri suladı. bakalım çıkacak mı? akşam üzeri köfteci yusufun dönercisine gittik. ayşe nedense döner yemektense masadaki beğeni kartlarını işaretlemeyi tercih etti. ye diye diye yedirdik. epey yedi gene de... sonra markete gittik. hemen tanıdı marketi. buraya gedik biz diye daha otoparkta söylemişti zaten... pembe botlarını buradan aldığımızı hatırlıyor. bu sefer de kendine barbi bebek aldı. evde banyoya girdi. şampuan şişesini olduğı gibi boşaltıp bitirmiş. köpüklü suyun içinde oynadı durdu. çıknca da o kadar yorulmuştu ki hemen uyudu.
06 ŞUBAT 2015 CUMA
öğleden sonra geldim eve... kızımla beraber dışarı çıktık. kucak istememesi hususunda konuşmuştuk. hiç kucak istemedi. beraber kayhana gittik. cantık ısmarladım. 1 tane yedi. halbuki evden çıkmadan ekmek kemiriyordu. unutmadan yazayım. bir süredir ekmek dilimini kemirdikten ve telefon ahizesi biçimi verdikten sonra kulağına götürüp bizlere telefon ediyor ve konuşuyor.
cantıkçıdan sonra tramvaya bindik. büroya gittik. yolda kendine horoz şekeri aldı. bir süre büroda oyalandıktan sonra, tekrar tramvaya bindik. tramvay öylesine kalabalık ki... insanlar bindikçe tıklım tıkış oldu. en sonunda dayıoğlunda vatman değişiminde indik. parktan geçerken çocuk parkına girmek istedi. salıncakta sallanırken yüzü koyun kumların üzerine düştü. ağzı kanadı. kum doldu. kucağıma alıp eve götürdüm. annesi ağzını falan sildi. burnu ve çenesi hafifçe sıyrılmış. acıyo diye diye yattı uyudu.
cantıkçıdan sonra tramvaya bindik. büroya gittik. yolda kendine horoz şekeri aldı. bir süre büroda oyalandıktan sonra, tekrar tramvaya bindik. tramvay öylesine kalabalık ki... insanlar bindikçe tıklım tıkış oldu. en sonunda dayıoğlunda vatman değişiminde indik. parktan geçerken çocuk parkına girmek istedi. salıncakta sallanırken yüzü koyun kumların üzerine düştü. ağzı kanadı. kum doldu. kucağıma alıp eve götürdüm. annesi ağzını falan sildi. burnu ve çenesi hafifçe sıyrılmış. acıyo diye diye yattı uyudu.
6 Şubat 2015 Cuma
05 ŞUBAT 2015 PERŞEMBE
Bugün kızımla gurur duydum. gözlerimi yaşarttı. hep diyorum zaten; ayşe bambaşka bir çocuk. çok farklı, çok özel...
sabah ablasına bıraktım. evden çıkarken, faturayı ödemediğim için (hep geç yatırıyorum zaten) kesilen kablolu TV yi açtırmak için param olmadığını, para bulmam gerektiğini falan söylüyordum ev halkına... benim param var diyerek elimden tutarak beni arka tarafa götürdü. ben de bir yerlere para saklamış sandım. tokaların falan olduğu kumaş kaplı sepetinde takılı olan "A" harfli altın kolyesini bana verdi. "bu al, para öde" dedi. kızım daha yaşında ama bana altınını veriyor. bir de nerden biliyorsa altının paraya çevrildiğini de biliyor. akşam geldiğimde ev tamamen oyuncaklarla kaplıydı.
sabah ablasına bıraktım. evden çıkarken, faturayı ödemediğim için (hep geç yatırıyorum zaten) kesilen kablolu TV yi açtırmak için param olmadığını, para bulmam gerektiğini falan söylüyordum ev halkına... benim param var diyerek elimden tutarak beni arka tarafa götürdü. ben de bir yerlere para saklamış sandım. tokaların falan olduğu kumaş kaplı sepetinde takılı olan "A" harfli altın kolyesini bana verdi. "bu al, para öde" dedi. kızım daha yaşında ama bana altınını veriyor. bir de nerden biliyorsa altının paraya çevrildiğini de biliyor. akşam geldiğimde ev tamamen oyuncaklarla kaplıydı.
4 Şubat 2015 Çarşamba
04 ŞUBAT 2015 ÇARŞAMBA
annesiyle dalga, market, güneş, turşu saklamak
yazmayıp erteleyince aldığım notları bile unutmuşum.
Tek aklımda kalan yemekten önce turşu yemeye dalması ve annesi yemekten önce yeme deyip turşuyu kaldırınca, masanın altına girip, sakladığı turşuları katur kutur yemeye devam etmişti.
yazmayıp erteleyince aldığım notları bile unutmuşum.
Tek aklımda kalan yemekten önce turşu yemeye dalması ve annesi yemekten önce yeme deyip turşuyu kaldırınca, masanın altına girip, sakladığı turşuları katur kutur yemeye devam etmişti.
03 ŞUBAT 2015 SALI
sabah öbür çocuklara bıraktım. öğleden sonra geldim. ayşe ortalıkta oynuyor. günün bombası akşam üzeri geldi. ayşe fındık gibi davranmaya başladı. yerde emekliyor ve havlıyor. aynı fındık gibi kucağa zıplayıp yalıyor. önüne nesquik gevrek koydurdu. onları köpek gibi ağzıyla yiyor. olayı büyütüp sofrada da aynı şekilde yemeye kalkıştı. hatta suyu bile diliyle içti. çok komikti. ayşenin deyimiyle "hok monik"
abisi "hok monik" deyince "hok monik" değil abi, "hok monik" diye düzeltiyo aklı sıra.. bir de heceliyor. biz, söylediği sözleri anlamayınca heceleyerek tekrarlamaya başladı.
aylardır yaptığı ama yazmayı ihmal ettiğim birşeyi de yazayım. birisi ayşeye kızınca veya işine gelmeyen bir söz söylediğinde eliyle o kişinin suratını başka tarafa çeviriyor. kendisine bakılmasını istemiyor.
abisi "hok monik" deyince "hok monik" değil abi, "hok monik" diye düzeltiyo aklı sıra.. bir de heceliyor. biz, söylediği sözleri anlamayınca heceleyerek tekrarlamaya başladı.
aylardır yaptığı ama yazmayı ihmal ettiğim birşeyi de yazayım. birisi ayşeye kızınca veya işine gelmeyen bir söz söylediğinde eliyle o kişinin suratını başka tarafa çeviriyor. kendisine bakılmasını istemiyor.
01-02 ŞUBAT 2015 PAZAR-PAZARTESİ
Ankaradayız. Ayşe tüm gün efrayla kah oynuyor. kah boğuşuyor. ama genelde güzel oynuyorlar. oyuncak paylaşamama ve efranın oyuncaklarını saklaması problem oluyor. Ayşe sık sık efraya küsüyor. kollarını kavuşturup hıh diyor. ben ettaya küstü.... bir ara ailecek lunaparka gittiler. ayşe hayatında ilk defa çarpışan arabaya binmiş. annesi pazar günü döndü.
video
Pazartesi akşam geldiğimde uyuyordu. uyandıktan sonra yola çıktık. arabada abisiyle azdı. neşeden kahkahalar atıp durdu yol boyunca.. mezitler tünelinden geçerken, tünel boyunca çığlık attık beraber. uyanır diye uyutmadık yol boyunca.. eve girince annesine sarıldı. özlemiş. sonra uyudu.
video
Pazartesi akşam geldiğimde uyuyordu. uyandıktan sonra yola çıktık. arabada abisiyle azdı. neşeden kahkahalar atıp durdu yol boyunca.. mezitler tünelinden geçerken, tünel boyunca çığlık attık beraber. uyanır diye uyutmadık yol boyunca.. eve girince annesine sarıldı. özlemiş. sonra uyudu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...