bugün satranç dersi
vardı. Bu yüzden okula erken gittik. Okulda başarılı olduğu
için öğretmeninden ödül almış. Bahçeye çıkma ödülü...
akşam annesiyle geldi. Yüzü bana o kadar farklı geldi ki... sanki
büyümüş gibi... genç kız gibi... çok güzel bir kız olacak
besbelli... gece TV kanal listesini bakarken farkettim ki, planet
kelimesini ezberlemiş. Planet adındaki tüm kanalları biliyor.
Planet çocuk kanalının etkisi...
22 Ekim 2017 Pazar
15 EKİM 2017 PAZAR
günü “tatilcilik”
oynayarak geçirdi. otel müşterisi oldu oyunda. Öğleden sonra annesiyle gezmeye çıktı. Akşam
üzeri odadaki oyuncaklarını toplamaya söz verdiği halde
toplamadığı için annesi, ona vaat ettiği şeyi yapmayacağını
söyledi. Berranın tepkisi, neyi yapmayacağını merak etmek oldu. eğer mahrum kalacağı şey, kendisi önemsiz ise tehdidi gözardı edecek. bu çok belli... Ben de hemen etrafı toplaması gerektiğini söyledim. Etrafı
topladı ama annesine de küstü.
14 EKİM 2017 CUMARTESİ
dün
“k” harfi öğrenilmiş. Bugün evde bir sürü yeni kelime
yazmayı öğrendi. Sonra annesiyle gezmeye gitti.
12-13 EKİM 2017 PERŞEMBE-CUMA
tam
35 saat kızımı görmedim. Afyondaydım. Sabah sahiden salona bana
belli etmeden geldi ve arkamdan yaklaşarak beni korkuttu. Sevimli
öcüler filmini açtım ve dün otobüste verdikleri ikramları
yemesi için berraya verdim. Dünden dersi kalmış. Sonra da onu
yapacaz. Dün okula babannesi götürmüş. O kadar erken gitmişler
ki; daha sabahçılar teneffüste oyun oynuyorlarmış. Akşam da
annesi almış. Günle ilgili başka birşey anlatmadı.
Öğlen
okuıla yürüyerek giderken bir dükkanın camekanında, kendisine
tanıdık gelen bir yazı gördü. “i” ve “f” harfini
bilmiyordu. Öğrettim. Berra da kelimeyi okudu. “elif” sanırım
ilk okuduğu kelime bu...
akşam
annesiyle geldi. Ecrinle gökdere meydanına kadar güle oynaya
yürüyorlarmış akşamları... gece gene banyo ve saç kontrolü
faslı yaşandı.
11 EKİM 2017 ÇARŞAMBA
sabah
adliyeye gittim. Evde kısa süre yalnız kaldı. Ardından arabayı
acemlere tamirciye götürdük. Metroyla geri döndük. metroda
yazıları okuduk ve bildiği harfleri gösterdi. Öğlen önlüğünü
kendi giydi. Sırttaki fermuarı bile kendi kendine çekebiliyor.
Caddenin köşesindeki kasabın merdivenlerinin en üst basamağından
tek başına atladı ve dizini yere çarptı. Eve kadar topalladı
ama gıkını çıkarmadı. Birkaç gündür apartman merdivenlerinde
4. hatta 5. basamaktan atlıyor ve elimden tuttuğu ve dengesini
böylece sağladığı için hiçbir kazaya uğramamıştı. okula
otobüs ile gittik. Ineceğimiz durağı berra söyledi. Caddede
ecrine rastladı ve okula elele gitttiler. akşam onu almamı rica
etti. Öğretmenden ecrinle beraber oturma isteğini konuştum. Zaten
beraber oturduklarını söyldi ama meğer sadece o günlükmüş. Ya
beni kandırmış, ya da duruma dikkat etmemiş. akşam hem annesi
hem ben okuldaydık. Evde annesi berranın ders yapma performansından
şiayetçi oluyor. Dün evde yazdığımız kelimeleri okulda hiç
yazamamış olmasından bahsediyor. Berrayı, abisi gibi olmakla
itham ediyor. (abisinin ders çalışma performansı rezildi) Benim,
berranın çok çalışkan olacağı iddiamın çöktüğünden
bahsediyor. Ben hala iddiamın arkasındayım. Dün berranın çişini
geldiğini öğretmene söylemeyip altına kaçırmış. Ayrıca
okulda harçlığını tanımadığı bir kıza vermiş ve bu konuda
detaylı bilgi vermek istemiyor. Önce telaşlandık ama sonradan
konu aydınlandı. Sıkıntılı bir durum yokmuş. Akşam ders
sırasında sürekli laleyi “leyla” olarak okudu. Halbuki, henüz
“y” harfini öğrenmedi.
10 EKİM 2017 SALI
sabah
ben uyandırdım. Babannesi bizde... onunla kalacak. Ben dedesini
hastaneye götürdüm. Geldiğimde hala uyuyordu. Uyandırdım.
Standart kahvaltısı olan mısır gevreğini yedi. Sonra saat 11:00
de satranç kursu başlıyordu. Dün yapılacaktı bugüne kalmıştı.
Abisi de evdeymiş. O okula götürdü. Önce satranç kursuna
girmiş. Taşların isimlerini ve yerlerini öğrenmiş. Ama berra
zaten anaokulundan bunları biliyordu. Birkaç ders sona teneffüste
okula gittim. Okul harçlığı yoktu. Verdim. Hemen hüptirik aldı.
Akşam okula gittim ama geç kalmışım. Annesi eve getirmiş. Mantı
istedi. Aldım. Sehpanın üzerinde oyun hamuruyla yerini bulaca
oynadık. 3 ayrı renkte 3 parçadan toplam 9 hamur parçasını
değişik şekillerde sehpaya dizip ardından gözlerimizi yumup
ezberden aynı renkteki 3 parçayı her renk için ayrı ayrı
bulmaca oyunu... ben dizince hemen gözlerini yumup renkleri doğru
olarak biraraya getirdi. Ama öyle hızlı yaptı ki; hile
yaptığından şüpheleniyorum. Sanırım gözlerini tam yummadı.
Sonra berra dizdi. Ben buldum. Ama ben nasıl örüntü yaptığımı
yüksek sesle düşününce “ama sen çok kolay buluyorsun diye
itiraz etti. Ben de örüntü yapılınca çok kolay buluanacağını
anlattım. Elinden geldiğince karmaşık dizmeye çalıştı ama her
seferinde ben örüntü kurunca kolaycacık buldum. En sonunda yanlış
yapayım diye benim gözlerim yumukken hamurları çalmaya, yerlerini
değiştirmeye bile başladı. Hile yaptı yani... ama maksat hasıl
oldu. Oyun bahanesiyle örüntü kurmayı öğretmeyi amaçlamıştım.
Işin mantığını kavradı. Hatta uygulamaya bile başladı. Annesi
kızdı ama umrsamadım. Aferin bana ve kızıma...
mantı
hazırlanırken kızgın yağ tavasının etrafında dolanıp
duruyordu. Annesi de, ben de kızdık. Bir de; mutfakta sabah
kahvaltısı için yapılacak böreğin yufkalarını aşırıp çiğ
çiğ yiyor. Ablası gibi berra da çiğ hamur meraklısı...
yemekte
neredeyse 2 tabak mantı yedi. Acıkmış anlaşılan. Yemektem sonra
ders zamanı... önce annesiyle boyama yaptılar. Sonra okuma faslı
geldi. Şimdilik “E” - “L” ve “A” harfini öğrenmiş.
Sürekli okuduğu yazdığı kelimeler “el-ele-elle-el ele” “A”
dan sonra da “al ve lale” gelmiş. “ele” yi mütemadiyen
“elle” olarak okumaya eğilimli... cümle okuma alıştırmasında
“al” ı okumakta çok ama çok zorlandı. O kadar ki; gözünden
bir damla yaş kağıda damladı. Suratı allak bullak oldu
okuyamadıkça... en sonunda öğrendi (veya ezberledi) takılmadan
okuyabilmeye başladı. Ama dersin başında gözü kağıtta ve
harflerde değil, sürekli sehpanın üzerindeki oyun
hamurlarındaydı. Ben kağıda bak dedikçe kağıda bakıyor ama
hemen sonra gene gözü hamurlara kayıyordu. Bak böyle yaparsan
kızgın baba olurum dedim. Aynı tutumu sürdürünce sehpadaki
herşeyi arkaya attım ve işte kızgın baba gldi dedim. Ilgisini
vereceği başka birşey kalmayınca mecburen harflere yoğunlaştı.
Sayfayı birkaç kere okuttum. Hatasız okumaya başlayınca annesine
gönderdim. Annesi de aynı cümleleri yazdırmaya başladı.
Yazarken hiç problem yaşanmadı. Bugün annesinin ders çalıştırması
önceki günlerin aksine benden daha iyi ve verimli... o kadar ki;
bildiği harflerden oluşan farklı ve hiç görmediği kelimeler
bile yazdırdı. “ela- kek” gibi (“k” harfi “elek”
kelimesinde geçiyordu. Öğrettik.) bizimki de inanılmaz şekilde
yazdı, yazabildi. Bugün annesi iyi iş çıkardı. “Yazamazsın,
bunu yaz da görelim” falan diye işi hafiften inada bindirince
berra yüksek performans gösteriyor. Bunu öğrendiğim iyi oldu.
Ben de kullanırım bu taktiği...
09 EKİM 2017 PAZARTESİ
bugün
kızımı okul çıkışına kadar hiç görmedim. Okuldan ben aldım
ve kozahana gittik. Ben iş konuşurken o da resim boyadı. Bugün
“A” harfini öğrenmişler. Onu gösterdi. Dondurmalı irmik
helvası verdik. Yarısını yedi. Kalanı bıraktı. Üzerindeki
tarçın yüzünden yemediğini söyledi. Yürüyerek eve döndük.
Yol boyunca koşturdu. Ilerilere kadar gidip saklandı ve yanından
geçerken beni korkuttu.
Artık
sırları var han'fendinin... meydancıkta bir karahindiba buldu ve
üflemeden önce bir dilek tutacağını söyledi. Sonra da üfleyip
tohumları uçurdu. Dileğinin ne olduğunu sorduğumda ise,
“söylemem” dedi. Aslında ne dilediğini tahmin edebiliyorum ama
dediğim gibi; artık sırları var.
04 EKİM-07 EKİM 2017 ARASI
Doskan
ve sesken. yüze kadar onar onar sayıyor ve sksek ile doksanı böyle telaffuz ediyor. bunu da ilk olarak Abaküsteki boncukları sayarken farkettik. abaküsü saydı ve doskanbeş tane boncuk olduğunu
hesapladı.
ders yaparken annesi birgün önceden kelime arasına konacak tireleri çizmişti. Önceden çizilmiş tirelerin arasına harfleri sığdırma sıkıntısı yaşıyor. Berra sonradan tirelerin arasına “elle” yazacak ama mesafeyi ayarlamakta sorun yaşıyor.
ders yaparken annesi birgün önceden kelime arasına konacak tireleri çizmişti. Önceden çizilmiş tirelerin arasına harfleri sığdırma sıkıntısı yaşıyor. Berra sonradan tirelerin arasına “elle” yazacak ama mesafeyi ayarlamakta sorun yaşıyor.
Sabah
kalktığında flash bellekten film açıyoruz ve ardından dersi bitiriyoruz.
cuma
günü sabah hiç olmadığı kadar, daha doğrusu uzun süredir
olmadığı kadar erken uyandı. 8.30da...işim olduğundan abisiyle
kaldı sabahtan... öğlene doğru ben geldim ve okula götürdüm.
cuma
günü berra ve annesi eskişehire gittiler. Öğleden sonra annesi
okuldan aldı. Yarım gün okula gitti. Ama annesini bekletmiş.
Teneffüs bitmeden ve arkadaşlarıyla oynamadan çıkmamış. Bu
arada; berranın davranış ve tavırları tam anlamıyla çocuğa
dönüştü. Bebeksilik halleri tamamen sona erdi. Okul ve okul
arkadaşlarının etkisi...
pazar
akşamı eskişehirden geldiler. Terminale onları almaya gittim.
Daha terminalde annesiyle kavga etmeye başladığımızda arabanın
arka koltuğunda hiç ses ve tepki vermeden oturuyotdu. Çocuğun
içinde neler kopuyor, allah bilir. Hep beraber burgaza gittik aşure
yemeğe... berra aşureyi beğenmedi. Zaten daha tadına bile
bakmadan yemek istemediğini belli etmişti. Neyseki yemek yedi. Koca
bir tabak ta salata yedi. Salataya ve suyuna bayılıyor. Bütün
derslerini eskişehirde bitirmiş. Ama gece annesi deftere birşeyler
yazdırmaya çalıştı. Annesiyle ders yapamıyor. Annesi çok sert
ve buyurgan bir tavır takınıyor. Berranın tepkisi de ilgisizlik
gevşeklik oluyor. Artık hep ben ders çalıştırmaya gayret
edicem. Eskişehirde de bit opersyonu yapılmış. “saç
kıvırcıklandırma ilacı” diyoruz. Berra, efra, annesi falan...
hepsi operasyona girmiş.
4 Ekim 2017 Çarşamba
3 EKİM 2017 SALI
sabah gene salona gizlice gelip beni korkuttu. aldığımız gevrekle kahvaltı etti. sonra akşamdan kalan ödevi bitirdik. problemsizce yapıldı. öğlene kadar trol filmini seyretti. hatta film bitsin diye biraz geç bile çıktık evden. ama okula geç kalmadık. gene sırtta ve omuzda gitti. akşam annesi getirdi. berra özellikle istemişti bunu. gece annesiyle ders yapmaya oturdular ve gene bitiremediler. annesi berraya ödev yaptırmayı beceremiyor. zaptiye mantığıyla yaklaşıyor olaya. bu da ayşe de ters tepki yaratıyor. suyuna giderek ders yaptırabilse sıkıntı olmayacak bence... ayrıca bit macerası var. aldığım gazyağını berranın kafasına sürüp banyo yaptırdık. tabii, gazyağı canını yaktı. annesi berrayı teskin etmek için saçlarının ablası gibi kıvır kıvır olması için bunu yaptığını söyledi. çaresiz, bazen yalan söylemek gerekiyor.
2 Ekim 2017 Pazartesi
02 EKİM 2017 PAZARTESİ
sabah gene beni korkutmak istedi ama ben uyandığını farkedemediğimden doğru pozisyonu alamadım. bu yüzden de onu yakaladım. sabah kahvaltı seçeneklerini sordu. saydım. mısır gevreği çekmiş canı.. ondan istedi. akşama alırız dedim. kuzucuk yedi. sonra da 2-3 gündür istediği trol filmini açtık. öğlen arabayla okula gittik. akşam almaya ben gittim. ben bahçedeyken sınıf çıkmış ama berra ile ecrin ortalıkta yok. ecrinin annesiyle bekledik ama yoklar. okulun dışına baktım. ikisi de orda. dışarı çıkmışlar. sınıftan bir arkadaşı berraya "öğretmen" diye hitap ediyor. berra da pek memnun değil bundan... "eski öğretmen dese mutlu olurdum" diyor. bir gün öğretmen berrayı masasına oturtmuştu ya... lakap ordan mülhem... yürüyerek markete gittik. çok az bir mesafe kucak istedi. çikolatalı mıdır gevreği ve çakıl çikolata aldık. diş macunu da aldık berra için. akşam yemeği için kızarmış tavuk ta aldık. yemekten önce gevrek yemek istedi. tavuk yiyemez diye itiraz ettim ama onu da yedi. sevdiği şeyler olunca iştahı pek açık maşallah... yemekten sonrası kötüydü. okula başlayan çocukların standart derdiyle uğraştık. gazyağı aradım bütün gece. bulamadım. banyoya girip bit şampuanıyla saçlarını iyice yıkadık. ders yapmak için annesiyle beraber oturdular. ders yapmak problemli oldu. annesi berrayı idare etmeyi pek beceremiyor galiba... dersini bitiremedi.
1 Ekim 2017 Pazar
1 EKİM 2017 PAZAR
Bu sabah uyandı ve sessizce salona geldi. duvarın arkasında saklanırken orada olduğunu farkettim ve o yöne bakmamak ve berrayı görmemek için TV ye döndüm. geçen gün ayapamadığını yapacak aklı sıra... gizlice salona girdi ve arkama geçip beni korkuttu. ben de irkildim. böylece berra epey eğlendi, güldü. sonra kuzucuk istedi. kahvaltı sofrası kurulunca, doyduğu için kahvaltıya gelmedi tabii... öğlenleyin annesiyle gemliğe gitti. epey geç saatte döndüler. ödevlerini bitirmiş olmasına rağmen keyfekeder şekilde doldurulması istenen kitaptaki ödevleri de bitirdi. aferin kızıma.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...