22 Mayıs 2014 Perşembe

22 MAYIS 2014 PERŞEMBE

Sabah standart işlemlerden sonra babanneye gittik. orda beraber kahvaltı ettik. ben ayrıldım. akşam almaya gittiğimde sokakta bi' topu yakalamaya çalışan bi' çocuk vardı. bir baktım.. ayşe.. babannesiyle sokakta... top oynadık bir süre.. havadaki topa vurmasını gösterdim. biraz oynadıktan sonra, bisikleti alıp gidelim dedim. gene olmaz anlamında hı-hu-ha birşeyler deyip zıplamaya başladı. ne demek istediğini anlamadım ta ki, sokaktaki 8-10 yaşındaki kızlar ip atlama oynayacaklarmış. o da oynayacakmış. nitekim kızlar ipi hazırlarlarken o da atladı birkaç kere.. daha tam beceremiyor ama yapmaya gayret ediyor. ip yükselince bizimki bisikletine binip bayır aşağıya hızla gitmeye başladı. peşinden koşa koşa yetiştim ancak. virajın birini dar alınca devrilcek gibi oldu ama toparladı. yolda gelirken kendi etrafında çember çizdi. hemen ardından bir tane daha... kızım ne yapıyorsun dedim. "B" dedi. sonra da enikonu bisikletle "A" çizdi. "A" da dedi. bisikletinin ön sepetindeki taşlar bugün kaybolmuş, yol boyunca tutturdu taa diye... taş toplayacakmış. o kaybolan taşları haftalar boyu yolda gördükçe tek tek toplamıştı. yarın giderken toplarız dedim. eve çıktık. yemekte geçen günkü gibi gene bardağı devirince bu sefer kızdım. çok bozuldu. ağlaya ağlaya arka odaya gitti. bnim ona kızmama içerledi herhalde.. ama sonra ben koltukta yatarken hav havına beni hamhamham ısırttırmaya başladı gülerek.. annesiyle kutu kutu pense oynadı. annesine yaptıklarını anlatırken,(ip,A,B vs) pürdikkat dinleyip gülüyor annesine bakarak... evin içine de annesinin örgü iplerini gerip ip atlama oynadı.. uykusu geldi 10 gibi.. süt istedi annesinin bacağına yattı. ben uyur artık derken, geceyarısını geçtiğinde hala ayaktaydı. arada annesinin çenesine sert bi' kafa attı. annesi acıdan inlerken ben de ayşeyi azarladım. ellerini yüzüapak enyıp ağlamaya başladı ve arka odaya kaçtı. eski türk filmlerindeki hülya koçyiğit- filiz akın vs yi seyreder gibiyiz. çok komik... galiba ben ondan önce uyudum.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

21 MAYIS 2014 SALIRTESİ

sabah uyandıktan hemen sonra kahvaltı bile etmeden babanneye gittik. dünkü gibi gene parka uğramak istedi. olmaz dedim. parmağıyla 1 işareti yaptı gene.. geç kaldığımı, söyledim. hı-hı baba dedi. akşam almaya gittiğimde evde yoklardı. burgaza gitmişler. akşam eve getirdiler. sordum. denize taş atmış, kumla oynamış. kova var mıydı dedim. suratı asıldı. yok işareti yaptı. evde sabah tahta bloklardan yaptığı konstruksiyona benim yaptığım eklemeleri farketti ve kızıp benim yaptıklarımı yıktı. yeniden yaptı.
demek yaptığının şeklini ezberlemiş eşşek sıpası... yemekte gene herkese ayar verdi. hangi tabak kullanılacak, kim hangi sandalyeye nereye oturacak.
sandalyenin birine köpeğini koydu. o da yemek yiyecekmiş. sevgiye oturmaya yer kalmadı. sonra köpeği kucağına almaya ikna ettik. köpeğini de besledi. ardından biberonla süt te verdi.



sabahları uyanmak için kullandıkları küçük çalar saate "bebe tik tak" adını verdi. tik tak yazdığıma bakmayın. "k" yi telaffuz edemiyor hala...
haa.. bir de aklıma gelmişken... bugün çizgeç çamaşır makinasından çıktı. acaba kim koymuş oraya :)

20 Mayıs 2014 Salı

20 MAYIS 2014 SALI

Çilekleri olmuş mu diye kontrol edişini yazmıştım galiba ama çilek sulamasını yazmamıştım. banyodan bardakla su getiriyor ve suyu çileklerin köküne değil, çileklerin bizzat kendisine döküyor. ilk hasatımızı yedi geçen gün.
yazmayı unuttuğum bu olayı yazdıktan sonra gelelim bugüne.. sabah uyandı elinde yastığı, battaniyesi salona geldi ve sehpanın üzerinde dün alınan yeni kalemlerini göremeyince kızıp ağlamaya başladı. ne kadar aradıysam bulamadım. süt verdim. minika açtım. dün alınan yeni ayakkabılarını ve teyzesinin gönderdiği yeni esvapları giydirdim. TV deki çizgifilm bittikten sonra yola çıktık. çıkalım dediğimde "papi bitti" dedi. bu, "punky bitsin" demek... yavaş yavaş konuşmaya başlıyor sanki.. bisikletle gene bayır aşağı hız yaptı. artık bu da rutinlerimize girdi. parkın yanından geçerken girmek istedi. geç kaldım deyince "bii" dedi. hepsine sadece bir kere binecekmiş. eliyle de gösteriyor. girdik. kaydırak, salıncak, tahtırevalli üçlüsüne birer kere bindi.
Bu, az ve bir hareketini son zamanlarda çok sık yapmaya başladı. dün de kumandayı yere düşürüp durdu oyun oynarken, kızınca da eliyle küçücük işareti yapıyor. kabul etmeyeceğimizi veya kızacağımızı düşündüğü herşeyi yaptırmak için eliyle küçük veya bir işareti yapıyor. aylardır böyle...
akşam yemekte insanlar onun istediği tabaklarda yemek yemiyorlar diye kıyameti kopardı. kendisi sarı tabakta yemek yiyor ya... yeşil,kırmızı, mavi renkli tabakları da herkese onun istediği gibi dağıtacakmışız. istediği olmayınca ağlayarak arka odaya kaçtı. yanına gelelim diye yüksek sesle ağlayıp durdu. kimse onunla ilgilenmeyince, yemeğin sonuna doğru geldi. tabağındaki eti parçaladım, yedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

19 MAYIS 2014 PAZARERTESİ

Sabah uyanıp annesiyle yatakta yaklaşık 1 saat cilveleşti. odadan sesi geliyor salona... sonra annesinin kucağında salona geldi çişini etmek için... şımarmış iyicene.. şımardığı zaman sesini tizleştiriyor. beni istemedi yanına.. sağı solu hiç belli olmuyor. bir gün annesini istemiyor, bir gün beni... kahvaltıda (gene) salata yedi. ekmeğini suyuna banıp banıp... salata yapılırken annesine "huuu" diyormuş, salatanın suyu nerde anlamında... öğlen annesiyle ayakkabı almaya gittiler. elbisesiyle çok hoş oldu.









resim
ama elbisenin kemerini annesi bağladı diye arıza çıkardı. söktüm. o yeniden bağladı. ufak takviyelerle becerdi.
gittikleri bütün mağazalarda kendine uygun ne varsa toplayıp kasaya gidip almaya çalışıyormuş. almayınca da zırlıyormuş. ayakkabı almışlar kızıma.. pembe bi ayakkabıyı da baban sonra gelip alacak diye kandırmışlar. evde bana da yalanı devam ettirdiler. annesi kuaföre gitmiş, kızlarım beraber geldiler. küçük kızım uyusun istedik ama uyumadı. niloya seyretti bilgisayarda. yemekte dolma makarna yedi. tabi ki kendi kendine.. yemekten sonra dişleri fırçalıyoruz beraber..birkaç gündür aksatmıyor. bir ara geldi, hepimizin dişlerini saydı iti - hüü diye... çok komikti. bol bol güldük. şu an kahkahalar atarak ablasıyla oynaşıyor. bir de abisi, ablasını havaya kaldırırken o da ablasının bacaklarına sarılıp havaya kalktı. annesinin yeni aldığı kalemlerle resimler çizdi. kendini çizmiş, bana gösterdi.


18 Mayıs 2014 Pazar

18 MAYIS 2014 PAZAR

Önce, bugünün videoları ve resimleri





bugün, akşamüzeri ayşeye yeni bi lakap taktık. "ayarcı teyze" annesiyle ablasının pipetlerinin kıvrık olmasını bile sağladı. ona bile karıştı. yarım dürüm tavuk döner yedi. yanında bol bol turşuyla.. yoğun ve renkli bi gündü. aklımda kaldığı kadarıyla yazayım. sabah uyandığında beni istemedi ve kovdu. annesini istiyor. halbuki annesi uyuyacak. minikayı açtım. annesini unutuverdi. hemen klasik pozisyonunu aldı. sucuk salamlı yumurta pişirdim. sadece sucuk salam kısımlarını yedi.  balkondaki çilekleri kontrol etti olmuş mu diye.. küçük çileklere bebe, biraz daha büyüğüne anne diyor. anaç biri olacak galiba... çilek te diyor. öğleden sonra uyutmak istedim. saatlerce sallayıp ancak uyuttum. arka odaya geçip ben sandalyede ayaklarım yatakta klasik ayakta sallama pozisyonu aldık. hemen pepee müziği söylemeye başladı. bilgisayarda pepee vs açtım. en son zor zahmet uyuttum. annesi yatağa yatırır yatırmaz uyandı. akşam üzeri özdileğe gittik. durağa kadar yürüdü. parka uğradık giderken.. otobüste illa koltuğa tek oturacakmış. kucağa alamadık. ancak benim kucağımda durdu. özdilekte tünel kaydıraktan kaydı defalarca.. daha önce korkardı. bi top buldu. oynarken topun sahibi çocuk geldi. ağlayarak topunu aldı. bizimki de ağlamaya başladı. aklıma gelmişken tretuarlarda düz hat üzerinde yürüyor. sabah ablasının üzerindeki pijama takımını görünce hemen ablasının elini tutup arka odaya gittiler ve kendisine ait birebir aynı pijama takımını giydi. gündüz saklambaç oynadık bol bol... aklıma gelmişken özdileğin önündeki pembe gülleri eliyle sevip okşadı. çok ilginç bir görüntüydü. geçenlerde eline bi pembe gül geçmişti. onunla çok haşır neşir olmuştu. hatta "peebe düü" bile demişti. muhtemelen olayın olduğu gün yazmayı atladık. pembe laptopunda sayılar çıktığında parmağıyla üzerlerinden geçerek rakamları yazıyor. 
unutmuştum 2 gün sonra hatırladım. özdileğe gitmek için durakta beklerken kızımın dershane arkadaşları geldi. sena adındaki kıza kollarını açıp kucağına hoplayarak sarıldı. çok şaşırdık. daha kimseye sevgi gösterisinde bulunduğu görülmüş şey değil...




17 Mayıs 2014 Cumartesi

17 MAYIS 2014 CUMARTESİ

GELİP KORKUTMA
ÇİLEK

bu notları iyiki almışım. ertesi gün kolayca hatırladım. sabah parmaklarının ucuna basarak gelip "whaaa" diye bağırarak beni korkuttu defalarca. hatta kafasına annesinin pijamasını geçirmiş. etrafı görmeden taa arka odadan yürüyerek geliyor ve beni korkutuyor. hayret ne etrafa çarpıyor ne yolu şaşırıyor.
va balkondaki çilekler. onları kontrol ediyor kızarmışlar mı diye... "djile" gibi birşey diyor. çileğe bayılıyor. en sevdiği meyve...
başka bir sürü şey daha yaptı ama unuttum şimdi... haa.. annesiyle gezmeye gitti. orda akranı bi çocuk pembe mandalı vermedi diye ağlamış. annesi daha iyi biliyor olayı... bir de her gün ve her akşam sürekli minika veya trt çocuk. kanal değiştirdiğimizd ağlayıp duruyor.

16 Mayıs 2014 Cuma

16 MAYIS 2014 CUMA

Dünden beri huy edindi. gecenin köründe uyanıyor. sabaha kadar uyanık kalıyor. sonra sabah tekrar uyuyor. bu gece de 03 gibi uyandı. sabah 8.30 da minikayı kapattım diye ağlayıp arka odaya gitti, yattı uyudu. öğlen uyandı. nutellalı ekmek yedi bir dilim.. hatta son lokmaları kendisi sürdü. evden çıkıp çarşıya gidecektim. ayşeyi de hazırladım. giyinirken gene şımarıp giyinmeyi zorlaştırdı.
video
kapıdan çıkarken de beni sokak kapısıyla dolap kapısı arasına sıkıştırıp dışarı çıkartmadı. gülüp duruyor. nihayet yola koyulduk. bizim caddede trafik yok diye caddeden gitmeye niyetlendim. arabalar akın etti. ayşe de rahatsız olup kaldırıma çıkmak istedi. tramvay hattına geldiğimizde rayları ortalayıp neşeyle gidiyor. tramvay gelirken kenara çekiliyor. para çekerken işlemi o yapmak istedi. son işlemleri ona yaptırdım. dönüp dörtyolda tavuk döner yedik. daha yeni kahvaltı etmiş olmasına rağmen  yarım tavuk döner yedi. bol bol da salatalık turşusu.. öyleki tabaktaki bitince yeni tabak getirdik. önce bir lokma döner ekmek, üzerine bir dilim turşu, üstüne bir fırt ayran...doyunca işi oyuna döktü. sandalyede uyuyormuş gibi yapıyor.
video
unutmadan, giderken kentparkından içinden geçmiştik. oradaki oyun alanında takıldık biraz. o kaydıraktan kayarken yaşıtı bir çocuk gelip bisikletine binince şaşırıp müdahale etmek istedi. tamam kızım birşey olmaz. ben bakarım deyince oyununa daldı. yüksek kuleye tırmandı. daha önce tırmanmıyor. tırmanamıyordu. ben müdahale etmedim. tırmandı. dörtyolda annesi geldi. bizimki hiç yüz vermedi. hatta görmezden bile geldi. ama bir yandan da memnun memnun sırıtıyor.

dönerken hızla pedallara basıp beni geride bırakıyor. bu çok hoşuna gidiyor.
video
pazara gittik.

15 MAYIS 2014 PERŞEMBE

Gün çok erken başladı. saat 04 gibi... uyandı ve tekrar uyumadı. beni de uyutmadı. TV açtırdı.(minika) süt içti. çişini etti. oyun oynadı... uysun diye ne yaptıysam uyumadı ta ki sabah 08 e kadar.. uyudu. ablasına bırakıp çıktım. öğlen geldiğimde haticedeydi. yaklaşık 1 saat orda kalmış. eve çıktık. bütün gün oynadı durdu. TV de çıkan bi' müziği tam melodisiyle mırıldandığına şahit oldum. müzik kulağı olmasından şüpheleniyordum zaten eskiden beri... dans etti. beni de ettirdi.  hoplayıp etrafında dönüyor.
video
akşam ben annesi gelir gelmez uyuduğum için ne yaptığını bilmiyorum. ama çiğköfte almışlar gece... bizimki de afiyetle yemiştir eminim.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

14 MAYIS 2014 ÇARŞAMBA

En önce günün olayını yazayım. gece balkona çıkıp gökyüzündeki dolunayı seyrettik. minga gibi birşey diyor aya... ay bulutların arkasında kalınca bozulup içeri  giriyor. sonra tekrar çıktı mı diye kontrol etmek için bakıyor. bir süre dolunayı seyrettik böylelikle... bulutlar tamamen dağılınca çağırdım ayşeyi ama annesiyle yıkanmaya girmiş. saçı yıkanındığı için ağlaya ağlaya çıktı bornoza sarınmış halde... saçını kuruttum, giydirdim.

sabah gene rutin başladı. uyanış, çiş, biberon dolusu süt, TV karşısında koltukta yatış, bisikletle babanneye gidiş... bisiklet sürerken bana bakmaktan önüne bakmıyor. 1-2 kere başka yerlere toslama tehlikesi atlattı.

akşam annesiyle geldi. keyfi yerinde... geçen gün de yaptığı şeyi bu akşam da yaptı. o zaman yazmayı unutmuştum herhalde.. arkasına buzz oyuncağını arkasına saklayıp sakladığının ne olduğunu bilemememize gülüyor.
video
ama biraz sonra "buzz" ı yere fırlattı. oyuncak paramparça oldu. hem üzüldü hem şaşırdı. tekrar birleştirip yapıştırdım.

13 Mayıs 2014 Salı

13 MAYIS 2014 SALI

Sabah standarttı. uyanma, koltuğa uzanıp TV seyretme. Tv deki çizgifilm bitene kadar babanneye gitmeme. sonra bisikletle babanneye gitme.. yolda bisikletle bayır aşağı hız yapma.. akşam ise arıza çıkarma zamanıydı. yemekte önc kendi kırmızı sandalyesi gelmedi diye zırladı. ve sofrayı  terketti. sonra guga bardağı ablası yerine ben alıp vermedim diye arıza çıkardı. yalvara yalvara sofraya oturttuk. salataya bayılıyor. birkaç gündür olduğu gibi salata yedi. ekmeği suyuna bana bana afiyetle yedi. sakinleşti. ortalık duruldu. ağlama zırlama sesleri kesildi. halbyki akşam ben geldiğimde saklambaç oynarken çok neşeliydi. benim elimden tutup duvara getirip, duvara dönüp bii iti hü diy sayıyor.  saklambaç oynamak isteği böylelikle anlatıldı. birkaç tur saklambaç oynadık. o beni buldu. ben de onu..

bu saklambaç işini 3-4 gün önce keşfetti. o zaman yazmayı unutmuşum. şimdi gene yapınca yazdım bu vesileyle.. eskiden de saklanmaya meraklıydı ama artık duvara dayanıp gözlerini yumup kendince sayıp sonra aramaya başlıyor. keza ben de aynısını yapıyorum. harbi saklambaç oyunu yani...

12 MAYIS 2014 PAZARTESİ

Gece çok geç yattığı için öğlene doğru uyandı ancak. Babanneye gittik bisikletle.. Gene bayırlarda hız yaptı. kendini bana itletmiyor.. kendisi gidecekmiş. Babanneye girerken biraz mızırdandı. Akaşm abisi getirdi. kapıda benim karşılamamı istedi. annesini kovmuş. artık sürekli minika trt çocuk açtırmak rutine bindi. kanal değiştirdiğimiz zaman bozulup ağlıyor. akşam neler yaptı pek hatırlamıyorum. ama gecenin büyük bölümünü arka odada annesinin yanında yattı. gece koltukta uyumadan sağa soal döndü durdu. beni de uyutmadı.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...