16 Haziran 2014 Pazartesi

16 HAZİRAN 2014 PAZARTESİ

gece 03 gibi maç bittiğinde ayşe uyandı salona geldi ve mimika dedi. TV yi açtım ama bu sefer uyanık kalmak için gayret göstermedim. gece boyu sanırım uyanık kaldı. bir ara beni uyandırıp altını sildirdi. çişini yapmış. sabaha karşı da gene uyandırıp elindeki şokellayı bana uzattı. ekmek lokmalarına sürdüm. yedi hepsini.. sabaha karşı annesinin yanına gidip uyumuş. uyandığımda koltuk yastıkları havaya doğru kalkıktı. gece onlarla uğraşmış anlaşılan... sabah  ben çıktığımda ayşe uyuyordu.  abisine bıraktım. uyanınca babannesine gitmek istememiş. abisi de götürmemiş. öğleden sonra geldiğimde oturmuş TV seyrediyorlardı. tost yaptım kızıma.. yedi. akşama  kadar evde oyalandık. akşam annesi gelince beraber biryere  gezmeye gittiler. dönüşte feryat figan halindeydi. aşağıdaki oyuncakçı da oyuncak mı görmüş ne?... yerlere kapanıp tepiniyordu.
video
 

15 Haziran 2014 Pazar

14-15 HAZİRAN 2014 CUMARTESİ-PAZAR

Bu haftasonu Berilin üniversite sınavı olduğu için Ayşe ikinci planda kaldı. gece 03 gibi uyandı ve sabah 07 ye kadar ayaktaydı. sonra uyudu. ben de ayşenin uyandığı saate kadar maç seyretmiştim zaten, ardından da ayşe sayesinde uyumadım. ayşeyle bereni uyurken bıraktık. sınav dönüşünde ayşeyle annesi gezmeye gittiler. ertsi gün gene ayşeyi abisiyle bıraktık. gene ikisi de uyuyorlardı. bu arada atladığım birşeyi yazayım. birkaç gündür hafif ateşi var. sınav dönüşü abisiyle ayşeyi kayhana çağırdık. geldiler. ayşe acayip derecede huysuz.. lokantada tam ayşenin ağzına layık ikramlar olmasına rağmen huysuzluğundan birşey yapamıyor. pepee marka şişe suyu var mesela... hemen yanıbaşımızda dilediği kadar alabileceği rengarenk sakızlar var. masada turşu var. sorun ettiği şey yolda buldukları guga rengi pipet... garsondan yeni ve temiz bir guga rengi pipet getirmesini istedik. getirdi ama bizimki sebebini anlayamadığımız şekilde reddetti. en sonunda sakinleşsin diye kucağıma alıp pipetlerin yanına gittik. pipeti o seçince sakinledi. yemeğini yedi. sakızlarını aldı. (hepsinden sadece birer tane) ablası mavi renkli sakız almıştı. itiraz edip onu bana aldırttı. mavi baba rengi ya... dönüşte bisikleti bizim sürmemizi istemedi. kendi gitti. pepee şişelerini de yanımıza aldık. evde ortalıkta dolanıyor. minika istedi. maç seyrettiğim için açmadım. küstü,gitti.  sesi sedası çıkmıyor. meğer koridorda yatmış uyumuş. bir süre kaldıramadık oradan.. en sonunda ben kaldırdım.
resim

13 Haziran 2014 Cuma

13 HAZİRAN 2014 CUMA

sabah pek babanneye gitmek istemese de gittik. akşam beni kapıda karşıladı. gelirken şarkı söylüyordu.
video
yemekten sonra da "melodili şekilde "mimik ayhe doydu" diye şarkı söyledi. artık tekrarlaması istenen her kelimeyi söylüyor, daha doğrusu söylemeye gayret ediyor. kafasını gözünü yarıyor, anlaşılması imkansız ama söylüyo. eskiden hiç söylemezdi. bazı sesleri hala telaffuz edemiyor. mesela "ş" ama bazılarını da teleffuz edebilmeye başladı. "k" mesela... akşam ben enginar soyarken hemen yanıma koşup o da yapmak istedi. işe koşan kızım (öbürü işten kaçar) bu işi yapamayacağı, biraz büyüyünce yapması söylenince bozuldu ve bana küstü. yüzüstü yere kapanıp ne teklif ettiysem reddetti. gene gece ayağımda sallanarak uyudu.

12 HAZİRAN 2014 PERŞEMBE

bugün babanneye gitmedik. akşama kadar evdeydik. pek kayda değer ya da daha doğru deyişle alışılmışın dışında birşey olmadı. akşama doğru bisiklete binip çarşıya gittik. parkta durup dut yedim. ona da verdim. az yedi. pek sevmiyor. annesiyle buluştuk. beraber babalar günü alışverişi yaptık. oradan belediyenin önüne gittik. ablasını beklerken havuz ve fıskiyeyle oyalandı. sonra hep beraber dondurma yemeye gittik. guga dondurma aldı. zaten yol boyunca guga diye tutturmuştu. akşam yemeğine babanneye gittik. dondurma iştahını kesmiş. aslında belediyenin önünde bi' kadının verdiği popkek de doyurdu onu... bir başka kadın da haribo verdi caddede... babannenin kapısında bi' şopar bizimkinden bisikletini almaya kalkıştı. bizimki başladı ağlamaya... son derece arsız bi' velet... defettik. bu sefer de hariboyu çalmaya kalkıştı. gece uykusu gelince eve döndük.

11 Haziran 2014 Çarşamba

11 HAZİRAN 2014 SALIRTESİ

Bu gece de annesini gece 02 ye kadar uyutmamış. sabah uyandı. sucuklu yumurta yaptım. sucuklarını bana yedirmedi. kendi hepsini yedi. giydirirken gene muziplik peşine düştü. çok muzip ve şakacı olacak. bisikletle babanneye gitti. bayırlarda artık tamamen yalnız bırakıyorum. nasıl olsa beceriyor. eskiden ben de bisikletin yanında koşardım. akşam abisi getirdi. arka odada film seyrettik yemekten sonra... artık kelimeleri çatpat tekrarlıyor. kafasını gözünü yarıyor ama mesela, bugün kırmızı bile dedi. gece salonda Tv seyrederken ayağımda sallayarak uyuttum.

10 HAZİRAN 2014 SALI

Mezuniyetten geri döndükten sonra ayşe uyumadı. gece 02 gibi uyudu. ben de özlemle berili aldım. geldiğimde bir de baktım ki, uyanık ve TV de minika seyrediyor. TV yi ve kanalı nasıl açtığını merak etmiştim, sabah öğrendik ki; annesine açtırmış. saat 05 e kadar uyumadı, ben de uyumadım haliyle.. uyudu. uyanınca doğruca özlemin yanına gidip yattı. sonra babanneye gittik. akşam gittiğimizde uyuyordu. uyanınca almaya gittim. gelmedi. babannesinin kucağına gömüldü. kalmak istedi. ben de bıraktım. sonrasında amcası getirdi. akşam, ablasının doğum günü pastasının mumlarına o da üfledi.

9 Haziran 2014 Pazartesi

05-06-07-08-09 HAZİRAN 2014 PERŞEMBE CUMA CUMARTESİ PAZAR PAZARTESİ

perşembe günü akşam üzeri ankaraya gittiğim için aradaki günlerde ayşeden haberdar değildim. perşembe sabahtan babanneye götürdüm. taa pazartesi akşam gene babannede gördüm. beni kapıda karşılayacaktı. dayanamadı. merdivenlerde karşıladı. özlemiş. kucağıma geldi. yokluğumda birkaç kere "baba" demiş. baba işe gitti denince üstelememiş. benim yokluğumda aydede ile ilgili gelişme olmuş. bilmem daha önce yazmışmıydım. aydedeye merak sardı. geceleri gökte onu seyrediyor. aydedeye yeni isimler bulmuş. ayı her görüşte el sallıyor zaten.. şimdide anneay, babaay, mamanneay, ablaay, abiay diye isimler takmış. öyle ya; aydede oluyor da öbürleri niye olmuyor. hep beraber ablasının mezuniyet törenine gittik. günün bombası orada gerçekleşti. uzun zamandır yüksekten iki ayakla atlamayı öğretmeye çalışıyordum. kendi kendine yaptı. ilk seferinde öne doğru devrildi ama sonra okul bahçesindeki banktan üstüste 20-30 kere falan atladı.

4 Haziran 2014 Çarşamba

04 HAZİRAN 2014 SALIRTESİ

Sabah ağlayarak salona geldi. sebebi belli değil... ne olduğunu anlamaya çalıştım ama sanırım sebebi o da bilmiyor. Minika açtım. dağıldı. seyretmeye başladı.
bugün babanneye gitmedik. evdeydik. artık konuşamama problemi çözülecek gibi sanırım... duyduklarını tekrar ediyor. mesela, bugün yaamur dedi. tkum dedi. birkaç birşey daha dedi. mandallardan kuş yaptı. öğlene doğru acıktın mı diye sordum. koşup dolaptan sucuk getirdi. pişirirken çiğ yemek istedi. izin vermedim. bayağı yedi. doydu. uyuttum. akşama zil çalınca anne geldi diye zıpladı. abiyi görünce bozuldu ama annesi gelince de hiç istifini bozmadı. beraber pazara gittik. yol boyunca hoplayıp zıpladı. hiç kucak istemedi. parka gittiğimizde salıncakta kanat çırpıp cik cik dedi. uçuyor. bir de o meşhur çok, büyük, hızlı hareketini yaptı. ama yarım yamalak yapıyor inatla  



unutmuşum. şimdi hatırladım. hemen yazayım. dün verdiğim parayı kaybetmiş. pazara giderken nerde para diye sordum. yok işareti yaptı. sonra da kızgın şekilde havhav dedi. kötü havhav benzeri bi laf etti. veya ben benzettim. kaybettiğini kabul etmiyor.genel olarak başkasını suçlama eğilimi var. pek suçu üstlenmiyor. hemen başkasını suçluyor. mesela geece jengalardan yaptığımız inşaatlar yıkılınca hemen bana dönüp "heenn" diyor. yani "sen"... kendisi bile yıksa suçlu benmişim. vara yoğa abisini suçlaması zaten standart... (bu arada jengalardan muhteşem şeyler inşa ediyor. mimar olsa yeridir.)

gece masal kitaplarını yere dizdi. hatta aralarından birini eline alıp sayfalarını çevirip bitti bile dedi. gecenin ve hatta ertesi sabahın en ilginç hareketi ise kitapları terlik gibi kullanmasıydı. iki ayağını kitaplarınüiısab enrez yor sonra da hiç ayaklarını kaldırmadan, sürterek dolaşıyor. bütün gece böyleydi. gece nerdeyse saat 02 ye kadar uyumadı. uyu kızım diye diye zor uyuttum. 

3 Haziran 2014 Salı

03 HAZİRAN 2014 SALI

sabah çok geç uyandı. hemen babanneye götürdüm. tabii kucakta... babanne yerleri süpürüyordu. hemen elektrik süpürgesini aldı. süpürmeye girişti. halbuki bizdeki süpürgeden korkuyor. Akşam ablası getirdi. günün bombası da akşam patladı. yanıma gelip elini uzatıp "paya" dedi. çok şaşırdım. bir lafı sadece bir kere der ya, bu sefer alana kadar "paya" dedi. 1 lira verdim. cebine koydu. daha fazla istiyor. hatta annesine sadece 1 tane var diye şikayet bile etti. gecenin devamında jengalarla değişik yapılar inşa etmekle geçirdi.

02 HAZİRAN 2014 PAZARTESİ

sabah bisiklet olmadan kucağımda götürdüm babanneye... bisiklet ya burgazda kaldı ya arabanın bagajında... kahvaltı etmedi. akşam almaya gittiğimde uyuyodu. uyandı. ama huysuz.. yemekle ilgili babannesine kızdı ama neden olduğunu anlamadık. aç olmasına rağmen yemek yemek istemedi. iyice iştahı kaçtı. yalvar yakar 3 tane sulu köfte yedirdim. 4.yü ağzından çıkardı. yersen guga gofret alırım demiştim. her çeşitten aldım. gofretlerin tamamını herkese dağıttı. çilekli ve kakaolu küçük paketti. diğerleri büyük... onların da büyük olması gerektiğini söyledi, geçen parkta yaptığı hareketi yaparak. hani şu sağ eliyle yarım daire çizme ve ses çıkarma hareketi...  unutmadan eklemeliyim ki, babannesinin yanında bizim yanımızda olduğundan daha çok konuşuyor. mesela anne nereye gitti sorusuna önce işe diye cevap vermiş.. babannesi gündüz değil,gece nereye gitti deyince de ananne demiş... biliyor şehirdışına gittiğini velet...

01 HAZİRAN 2014 PAZAR

bu gün havada kötü olduğundan çok tekdüze geçti. tüm gün evdeydik. ayşe Tv seyretti. Legolarla oynadı. Animasyon seyretti bol bol... Oyuncak hikayesi, sevimli öcüler... bugünün olayı, muzipçe beni kandırmaya çalışmasıydı. sabah çişini etmişti. çiş mi kaka mı diye sordum. sırıtarak kaka dedi. baktım. sadece çiş var... yarım saat sonra tekrar oturağa oturdu. belli ki kaka yapacak. yaptı. yanıma geldi. sırıtarak çiş diyor. beni oturağın yanına göndermiyor. şaka da yapıyor bacaksız velet... akşamüzeri annes gelince ilk başta farketmedi. farkedince de gülümsemekle beraber, koşup ta boynuna falan atlamadı. oyununu oynamaya devam etti.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...