11 Aralık 2014 Perşembe

11 ARALIK 2014 PERŞEMBE

Ablası evde olduğu için okula gitmedi haliyle...annesi de öğlene kadar evde olacak.  erkenden çıkıp öğlen geldiğimde ayşe annesini yatağa yatırmış, kendisi de giyinip süslenmiş işe gitmek üzereydi.  oyun kurmuş gene... öğleden sonra benle beraber evde kaldı. diğerlerini gönderdik.

ayşenin derdi sürekli oyun... bana da, başka hiç kimseye de rahat vermiyor. oyun, oyun, oyun...
öğleden sonra minikayı açtım. uyudu. akşam yemeğine babannelerine gidecektik. ayşeyi uyandırdık. gittik. babannesinde tam azdı.






bu arada; 1 den 10 a kadar sayabildiğini yazmış mıydım? ayrıca ortamdaki insanları da sayıp kaç kişi olduğunu söylüyor. ayrıca; "abi kötü" ve "abi bu evden gitsin" fiks lafı oldu. nerdeyse her gün söylüyor.


10 ARALIK SALIRTESİ

sabah okula gitmek istiyordu güya ama iş uyanmaya gelince, uyanamadığı gibi üstelik bir de uyandırmak istediğimiz için kızdı bağırdı ve uyumaya devam etti. erkenden işim olduğu için ayşeyi battaniyete sardım ve kucağımda babanneye götürdüm. akşam eve geç geldim. kapıya koşarak beni karşıladı. gece ilerleyen saatlerde ablası geldi adapazarından.. çok sevindi ablasını gördüğüne..
annesi pasta almış. ayşeye "niki noodu" yaptık.

abisi her zamanki ayarsızlığı ve kontrolsüzlüğü ile ayşeyi kucağındayken biraz fazla sıktı. çocuk nefessiz kaldı. dili döndü ve ağzı kilitlendi. herkes panik halinde. parmağımı ağzına sokup dilini düzelttim. nefes almasını sağladım. (arada çok fena elimi ısırdı) toparladı ama ödümüz bokumuza karıştı. annesi hastaneye götürelim mi diye söylendi durdu ama ayşeyi kontrol ettim. birşeyi çok. kısa bir süre nefessiz kaldı. abisi kucağında gögüs kafesini biraz fazla sıkmış. ayşe de acıdı diye göğsünü gösteriyor.

9 Aralık 2014 Salı

09 ARALIK 2014 SALI

Bu sabah çok geç uyandı. saat 10.30 gibi... salonun köşsinden kafasını uzatmış bana bakıyor. içeri girmiyor.günaydın kızım deyince hıhlayıp geri kaçtı. sonra tekrar aynını yaptı. nihayet keyfi düzelip salona geldi en sonunda. hemen buzdolabını açıp dün aldığım süt dilimlerinden birini aldı. açmak için yardım etmek istedim ama makas alıp ambalajı keserek o açtı. giydirip babannesine götürdüm. babannede beraber oturup yemek yedik. afiyetle benim semediğim bulamaça benzeyen gürcü yemeğini yedi. akşam eve geç geldim. koşarak beni kapıda karşıladı. sarıldı. hepimizi çağırıp halıya oturttu. herkese roller verdi. ben baba pony, sevgi anne pony, befren abi pony ve kendisi çocuk pony oldu. evin içinde emekleyerek dolaştık. bu arada bir sürü senaryolar yaratıyor kafasından... sonra ben at oldum. o da sırtıma binip evi dolaştık. sürekli olarak şaha kalkmamı istiyor. meraklı.. yazın ayşeyi ata bindirecem. bakalım ne tepki verecek. dünde yaptığı yeni bir oyun keşfetti. salonun ortasına annesinin örgü iplerinden geriyor ve "geçemiyor" deyip makasla ipi kesiyor. pek hoşuna gitti bu... ayrıca okul mu babanne mi diye sorduk. okul dedi. o zaman hemen yat dedik. yattı uyudu.

8 Aralık 2014 Pazartesi

08 ARALIK 2014 PAZARTESİ

Sabah okula göndrmedik gene... tam annesi giderken uyandı. ona 4 bıldırcın, 1 tavuk yumurtası pişirdim. hepsini yedi. bütün günü evde geçirdik. legolarla havhav falan yaptı. beni de yanına oturtup legolarla beraber oynamaya zorluyor. beraber epey süre lego oynadık. sonra okula gitmek istedi. okul yok. ya babanne ya bu ev dedim. babanne dedi. gittik ama babanne doktora gitmiş. geri döndük. karnı acıkmış. ekmek istedi. kuru ekmeği ısırıp yemeye başladı. dünden kalan simidi verdim. yattı ve uyudu. akşam ben cantık alırken telefon çaldı. ayşe çok acıkmış. hemen gel diyorlar. afiyetle bir cantığı yedi. gece annesiyle kitap okuma kavgasına tutuştu. ayşe 2 tane kitap götürüp okumasını istedi. annesi ise sadece 1 tane okurum. seç birini dedi. ayşe kesinkes pes etmedi. ikisini de okutmak için ısrar, şirinlik, alttan girip üstten çıkmalar.. elinden ne gelire yaptı. annesi de pes etmedi, ayşe de... en sonunda ayşe 1 kitaba razı olmuş gibi yaptı. annesi kitabı okuyup bitirince hemen diğer kitabı eline tutuşturdu. annesi kabul etmeyince küsüp kızdı. kitabı alıp abisine gitti. ona okutturdu. gece a4 kağıtlara yün ipleri bantlayıp yılan yapmış. onları getirip bizi korkutuyor. gündüz "S" sesi çıkartmak için yılan sesi çıkarmasını istemiştim. ordan aklına girmiş gene... yılanları okula götürmekten falan bahsetti. ama ayşeyi artık pek okula göndermek niyetinde değiliz. ayrıca bu gece bir kağıda ayşe yazdım. bakarak aynını ayzmasını istedim. aynını yazdı. dün de annesi rakamları yazıp aynını yazmasını istemişti. onlarım da aynını yazmıştı.

7 Aralık 2014 Pazar

07 ARALIK 204 PAZAR

sabah salondayken bi tıkırtıyla göndüm. bir baktım ki, ayşe gelmiş çişini ediyor. ona bakınca eliyle ona bakmamamı isteyen bir hareketle bir huysuzlanma sesi çıkardı. yataağa gitti ama biraz sonra geldi. elinde hulahop... çevirmeye çalışıyor. nasıl yapılacağını bilmediğini düşünerek nasıl çevrileceğini göstermek istedim. itiraz etti ve kabul etmedi. "ben büyüdü" ağzından eksik olmayan bi söz.. hakkaten hulohopun nasıl çevrileceğini biliyor ama tabii beceremiyor. yaşı müsait değil... bana birkaç kere "bak" diyerek gösterdi. eliyle belinin etrafında tur attırdı ama sonra kendince başka oyunlar uydurdu. hulopopu havaya attı. takla attırdı falan... eğlendi bununla... sonra hulohopa kağıt yapıştırmak istedi. bant lazım oldu. yerini bilmiyorum. gidip annesine sordu. vesileyle annesi de uyandı. bir kağıda "ayşe" yazmış kendince... (elbette ayşe yazmıyor yazıda ama istikrarlı olarak hep aynı harfleri yazıyor ayşe olarak... A-B-O-U-E-P-Y sıralaması değişse de bu harflerle ayşe berra yazıyor. bant uydurduk. hulohopa yapıştırdı. annesine kızgın. saçını bana yaptırdı. annesine posta koyuyor. sonra arka bahçeye temizlik yapmaya gittik. tabii; iş olur da ayşe geri kalır mı? o da geldi. ciddi ciddi de çalıştı. küçük kürk buldum. bir moloz yığınını neredeyse tek başına kaldırdı. tabii arada sıkıldıkça oyun da oynadı. bir süpürgeyi ters tutarak bacaklarının arasına aldı ve at yaptı. bahçede koşturdu. bir ara bana küstü. abisi de gelip çöpleri yaktığında ateş çok ilgisini çekti. hatta ateşe atıp yakmak için benden kağıt falan istedi. abisi her zamanki gibi ayşeyi gene korkuttu. çakmakla takmakla tehdit etmiş. gelip bana şikayet etti. işimiz bitince markete gittik. kucak istiyor. almadım. büyümek ve kucak ikisi birden nasıl olur soruma cevap vermiyor. bahçede de "büyüdüm büyüdüm ben de anne oldum" şarkısını söylemişti. içinde oyuncak olan yumurtaların neredeyse hepsini inceleyip birini beğendi. içinde at olanı... eve gldiğimizde abisi gene ayşeyi kudurttu. ayşe de son zamanlarda sürekli söylediği lafı söyledi. "abi başka evde kalsın"
TV yi çok yakından seyretmeye çalışıyor. sanırım ayşenin de gözü bozuk.. filmi seyrederken uyuyup kalmış. karnı da aç... gece geç saatte uyanır herhalde... nitekim uyandı. geç saatte de değil ama tekrar uyuması çok geç saate kadar sarktı. gece 02 de hala uyumamıştı ve ben uyumadan ona eşlik etmekte epey zorlandım.


06 ARALIK 2014 CUMARTESİ

Sabah gene bile erken uyandı. Saat 10 gibi ben arka bahçeye kapı taktırmak için hazırlanırken ayşe beni oynaşmak için yatağa çağırıyordu. zaten 10-15 dakikadır annesiyle kikirdeşme sesleri geliyordu. bahçeye gideceğimi söyleyince kendi de gelmek istedi. giyin gel deyip onu almadan gittim. arkamdan ağlıyordu. nitekim biraz sonra giyinmiş, abisi getirdi. bir süre bahçede turladıktan sonra uzakta gördüğü simitçiden simit istedi. bayattır diye almadım. beraber nalbura gittik. bir süre sonra sıkıldı. kucak istedi, eve gitmek istedi. annesi geldi aldı. ayşeyle gezmeye gittiler. gitmeden bana bir sürü resim çizdirdi.

gittikleri yerde ayşe annesiyle evsahibini mutfağa kilitlemiş.
akşam geç saatte geldiler. ayşe gece barbi filmini seyretti. bazı sahnelerini seyredemiyor ve gözünü kapatıyor. kötü adamların kötülük ettikleri sahneleri.

5 Aralık 2014 Cuma

05 ARALIK 204 CUMA

sabah nispeten geç uyandı. beni istemiyor yanında.. kovaladı beni. giydirip babanneye götürmek istedim. pek istemedi. ama ben işe gidecem sen evde yalnız kalırsan karnın acıktığında nasıl yumurta pişireceksin. diye sorduğumda itiraz etmeyi bıraktı ve giyinmeye başladı. botlarını bu sefer ben ters giydirdim. hemen uyardı beni düzzz diye... ama hırkasını bilerek ters giydi sırıtarak... omuzda babanneye götürdüm. ben de eve girdim. kahvaltıya oturduk beraber. domatese ekmek banıp yedi. biraz cevizli lokum ve çok az da kavurma. bugün babannesi ayşeyi burgaza denize götürecek ama ayşe dün kendisine söylendiğininde gösterdiği sevincin aksine bugün pek gönülsüz. babannesine de yüz vermiyor. babannesi "ben de başka ayşe buklurum" deyince hemen babannesinin kucağına gitmek istedi sanırım durumun vahametini farketti. ama benim de gelmemi istiyor. depoya kadar ben de arabadaydım. ben inince babannesine kapaklandı. ağlamıyordur inşallah...

"öf baba ya"
bu lafı da duydum bu akşam ayşeden... balık yemişti. ellerini yıkamadan abisinin yanına gitti. çağırdım ellerini yıkaması için. bunu diyerek yanıma geldi.

öğleden sonra 3.30 gibi, ben arka bahçenin demir kapısını taktırırken ayşe geldi bizimkilerle. bana bıraktılar, gittiler. ayşe bahçede oynadı durdu. taşlardan seksek oynadı. demir kapıyı açıp kapadı.

kaynak ışığına bakmamasını söylemiştim. hakkaten kaynak yapılırken ya gözünü kapıyor, ya kafasını çeviriyordu. bir süre sonra sıkıldı. ev gitmek istedi ama mümkün değil. evde kimse yok. ben de bahçede olmalıyım. bir ara çişi geldi. cd ciye götürdüm. çişini yaptıktan sonra barbi filmi aldı seyretmek için. abisini gelince ona verdim ayşeyi. filmi açmasını söyledim. eve geldiğimde uyumuştu. tam balık pişince uyandı. ancak ben anneye sana küstüm deyip sofraya gelmedi. yalvardık yakardık ağzından girdik burnundan çıktık  sofraya oturttuk. sevdiği pembe balıklardan ayıkladım. biraz yedi. balık yemeyi de oyuna çevirdi. hızla ve hapur hupur tarzı lokmaları ağzına tıkıyor oyun olsun diye... yemek yesin diye söz verdiğimiz karagöz sahnesini kurmaya geldi sıra...

karagöz sahninde önce ben bi senaryo uydurup oynattım karagözle hacivatı.. sonra ayşe oynattı. birbirlerine bilmece sordurdu. "beyaz beyaz tüyleri var. kuyruğu var" koyun, kırmızı tüyleri var, üüürürü der ise horoz... bir süre oyalandı karagözle.. karagöze saklambaç falan oynattı. okula gönderdi. sonra bitti deyip sahneyi toparlattı.

arka odaya gitti ve abisinin tabletiyle oynadı bir süre. sonra annesiyle beraber youtube'ta video seyretmişler. bir süre sonra annesi salona geldi. ayşe sürekli arka odaya çağırıp duruyor birşey göstermek için. en sonunda annesi odaya gidip gelmekten sıkıldı. bu sefer beni götürdü arka odaya.. barbi filmini koyduk. tabiki ayşe koydu. bana el sürdürmedi. cd tepsisini açtı. cd yi yerleştirdi. beni göndermedi salona.. gitmek isteyince bana sarılıp beraber diyor. beraber filmi seyrettik. biberonla süt içerek yatarak seyretti ama uyumadı. film bitince salona gittik. bu sefer orda oyun oynamaya başladık. cibremi çıkardı. barbileri, yunusları, pepeeyi, şilayı getirdi. onlarla oyun kurdu.
uyku işi nanay... gece 01 olduğunda hala uyanıktı. yatmak için defalarca ağzında biberon yattı ama ayaklandı her seferinde..

4 Aralık 2014 Perşembe

04 ARALIK 2014 PERŞEMBE

BUGÜN UZUN ARADAN SONRA OKULA GİTTİ. BABANNESİNİN İŞİ VARMIŞ. SABAH PEK UYANMAK İSTEMEDİ. MÜDAHALE EDEREK UYANDIRDIK. ANNESİNE BOZUK BU SABAH. ANNESİ BİRŞEY YAPMAK İSTEYİNCE KIZIYOR. DOLAYISIYLA ELBİSELERİNİ AYAKKABILARINI BEN GİYDİRDİM. SAÇINI TOPLATMADI GENE ANNESİNE. BEN SAÇINI DÜZELTİRKEN ELLERİMİ ÇEKİP GENE ANNESİNE TESLİM ETTİM. BENİM YAPTIĞIMI ZANNEDİP SES ÇIKARMADI. ARTIK BU DA STANDART HALE GELDİ.
AKŞAM OKULDAN GELDİKTEN SONRA YAZMAYA DEĞER BİRŞEY OLMADI. RUTİN BİR AKŞAMDI. SADECE YEMEK YEMEDİ. AÇ DEĞİLMİŞ. GECE BİRAZ GEÇ UYUDU.

3 Aralık 2014 Çarşamba

03 ARALIK 2014 ÇARŞAMBA

Sabah falan değil gecenin köründe uyandı. salona geldi. minikayı açtırdı. birkaç saat boyunca uyanık kaldı. ben de yarı uyanık yarı ayık onunla beraber zaman geçirdim. sonra yatak odasına annesinin yanına gitti. orada da doğru düzgün uyumadığını gelen seslerden biliyorum. annesi zırt pırt mutfağa gelip süt götürdü. velhasıl gece anne baba uyuyamadı ayşe sayesinde... sabah uyandığında beni salonda gördü ve bozulup arka odaya gitti. kendi kendine bilgisayarı açmış. youtubetan pocoyo açtım. birkaç saat çeşitli videolar seyretti. kendi kendine tıklayıp tıklayıp video seyrediyor. zırt pırt beni çağırıp seyrettiği oyuncak videolarını gösterip "bunu al" diyor. babanneye gitmek istemedi. biraz geç te olsa babanneye götürdüm. kucakta taşınma konusunda gene şikayetçi oldum. sen nasıl büyüksün. büyük olsan kucak istemezsin falan deyince yürümeye ikna oldu ama ben gene de kucakta taşıdım. ayakkabıları kirlensin istemedim. evde de botlarıyla geziyor zira..

akşam annesi aldı. eve girince bööö diye bağırarak üzerime atladı. bütün küçük oyuncakları yere döktü. beni yanına çağırdı. beraber küçük oyuncaklarla oynadık. oyuncak hikayesi film karakterlerini oluşturdu elindeki oyuncaklarla. buzz zaten var. başka oyuncaklar da vudi, slinki cs kimlik verdi. onları sıraladı ama abisi gelip bütün oyuncakları dağıttı. ayşe hemen "abi başka eve gitsin" diye şikayet etti. ah kızım... abin herkeste aynı tepkiyi yaratıyor. turan dedesi gibi seveni olmayan bi adam olacak maalesef...
dedesiyle  babannesi geldi. onlarla da oynadı. yekte bol bol sulu köfte yedi. gündüzleri babannesinin canını çıkarıyormuş oyun diye... ayşe anne oluyormuş, babannesi de çocuk.. onu okula falan uğurluyormuş... yapmadığını bırakmıyormuş kadına... dün annesi için hazırladığı düğmeli hediyeden bir tane de bana hazırlamış.
uykum yokm deyip duruyor ama eline biberonu almasıyla uykuya dalması bir oluyor. ne de olsa gündüz uykusu yok artık. geceleri küt diye gidiyor. dünde öyleydi, bugün de öyle...
unutmadan yazmalıyım. ayşe 1-2 gündür eline tark ve fırçaları alıp başkalarının saçlarını tarama başladı. önce abisiyle başladı. sonra annesinin saçlarını ve son olark ta benim saçlarımı tarıyor. kuaförcülük oynuyor herhalde...

ayrıca; geçen günlerde annesi ve benim için yaptığı hediyeler de şunlar

2 Aralık 2014 Salı

02 ARALIK 2014 SALI

Bugünün çok boş ve yazacak birşeyi olmayan bir gün olacağını sanarken tam tersi oldu. ayşe şu anda saatin karşısına geçmiş, saatin 21.00 olmasını bekliyor. abisi büyümixlerden birini dondurma olsun diye buzlığa koydu. ayşeye de saatte 9 ü göstererek buraya gelince dondurma olacak dedi. ayşe, saniye kolu 9a gelince "geldi" diyerek sevindi ama akrebi gösterip bu 9a gelince diye anlattılar. ayşe de saatin karşısına geçti. bir süre bekledi. ama sanırım bu işin çok uzun süreceğini anladığından sonradan saati seyretmeyi bırakıp kalemleriyle resim çizmeye başladı.

sabah işim olduğu için apar topar babannesine götürdüm. sürekli kucakta.. yolda sen çok büyüdün. çok ağırlaştın dedikçe bıyık altından gülüyor. hakkaten çok yoruluyorum. akşam annem aradı saat 4 gibi... uykusu gelmiş. uyumasın diye hemen gidip aldım. abisi ayşe ve ben hep beraber fotoğrafçıya gittik biometrik resim çektirmek için... yolda kızım istedi, uçak olduk gene...annesi de geldi.  kendi kendine çok güzel poz verdi. eve girişte abisiyle sorun yaşadı.

unutmadan, 2 gündür kürklü montunu tersten giyiyor... bu sabah ta öyle giydi.

1 Aralık 2014 Pazartesi

01 ARALIK 2014 PAZARTESİ

sabahın köründe annesi süt hazırlarken o da geldi ve çişini etmeye niyetlendi. annesi yardım teklif edince de "sen git uyu" dedi. dün çok erken uyuduğu için çok erken uyandı haliyle... hemen benim elimden tutup "kar" deyip cama yöneldi. kar yağmasını istiyor. herhalde rüyasında gördü. kar yağmış sanıyor. ama bu kar beklentisi yeni değil, yaklaşık 6 aydır kar yağmasını istiyor ve bekliyor. sürekli "yağacak kızım, bekle kızım" diyoruz. artık hakkaten az kaldı.
okula gitmek istemedi. babanneye gitmek istedi. kafasına pembe başlığı takmış, eldivenleri giymiş, atkıyı sarmış. kapıda bekliyor. görüntüsü çok hoş. giydirip babanneye götürdüm. çok neşeli... ayrıca çok ağırlaşmış. artık taşıyamıyorum.
akşam almaya gittiğimde köfte yapıyordu.

gündüz babannesiyle oyun oynamışlar. ayşe anne olmuş, babannesi de bebek.. eskiden kalma bebek bezleriyle babannesinin altını bağlamış. babannesi olmaz dedşkçe "oyun babanne oyun" diyormuş. eve dönerken yolda bana yol buyuruyor. halbuki eve değil şaypaya gitmemiz lazım önce.. ordan kendine büyümix aldı. kendini kucakta taşıtıyor gene.. evde suaygırlarıyla oynadık. resim çizdi. kağıt uçak yaptı. ciddi ciddi uçan uçaklar yapmaya başladı. hem de kendi stilinde... bizim yapmamıza veya yardım etmmize imkan vrmeden kendi kendine uçak şekli geliştirdi. gece bir türlü yatmıyordu. yatmasını söyledim. süt verdik. o kadar uykusu varmış ki sütü bile içemedi. aniden uyudu.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...