12 Ağustos 2016 Cuma
12 AĞUSTOS 2016 CUMA
Tüm günü evde geçirdik. ayşe uyanır uyanmaz salona geliyor eliyle TV yi işaret ediyor, süt istiyor ve sonra da dolabından abiye(!) kıyafetlerinden birini giyip geliyor. sıcak havada giyilecek şeyler değil, yakıyordur eminim ama süsüne pek düşkün. umursanıyor. akşam annesiyle parka gitti. sonra da benle pazara... gece tuhaf birşey oldu. metor yağmuru seyretmek için dağyoluna çıkmıştık. maalesf hava bulutlu olduğundan birşy göremedik. dönüşte bekir ustaya uğradık. ayşe belki de ilk defa dışarda yemek yemeye hayır dedi. urfa dürümü yemedi. sadece ayran içti. tüm gece boyunca da somurtup oturdu. sanki yeni ergen olmuş gibi, afra tafra etti durdu.
11 Ağustos 2016 Perşembe
11 AĞUSTOS 2016 PERŞEMBE
sabahları uaynır uyanmaz TV yi açtırıp süt istiyor. unutmadan yazmalıyım, abisinin barfiksinde çalışıp kollarındaki kasları sıktırtıyor herkese... güçlü olmuş muyum diye.. hatta barfiksi kendi boyuna göre taktırmaya bile niyetlendi. olmaz dedik. omzumuza alıp barfikse çıkarıyoruz. elbette ki henüz kendini çekemiyor. alttan takviye ediyoruz ama yakında bunu da becerir.
bugün ablası sabah ne yediğini sorduğunda, hatırlamıyorum dedi..............................................
son zamanlardaki takıntı filmimiz zootropolis... ilk sinemada seyretmiştik beraberce.. sonrasında bisiyle falan sinemaya bol bol gitti. şimdilerde gene sinemaya gitmek istiyor.
bugün ablası sabah ne yediğini sorduğunda, hatırlamıyorum dedi..............................................
son zamanlardaki takıntı filmimiz zootropolis... ilk sinemada seyretmiştik beraberce.. sonrasında bisiyle falan sinemaya bol bol gitti. şimdilerde gene sinemaya gitmek istiyor.
10 Ağustos 2016 Çarşamba
10 AĞUSTOS 2016
unutmadan yazmam gereken şey, ayşenin benimle birlikte, bıçakla birşeyler kesmeye çok meraklı olması... çok uzun süreden beri bu hep yapıyoruz. bıçağın sapını tutuyor benim boş bıraktığım yerden.. çok ta hoşuna gidiyor bu.. şimdiye kadar yazmadım herhalde...
işte resimler....







geçen hafta sonu 2 günlüğüne ayvalığa gittik. ayşe aylardır "hüzmek" istiyordu. muradına erdi. havuzdan ve sonra da denizden çıkmak bilmedi. hatta tekne gezisinde tekneden bile atladı.
ayrıca; yaz iştahsızlığı maksimumda.. bildiğin aç geziyor tüm gün...
bu arada; resimler pizza yapımına ait... ayşenin katkılarıyla... peyniri rendeledi (birazını) malzemeler serpti...
işte resimler....
geçen hafta sonu 2 günlüğüne ayvalığa gittik. ayşe aylardır "hüzmek" istiyordu. muradına erdi. havuzdan ve sonra da denizden çıkmak bilmedi. hatta tekne gezisinde tekneden bile atladı.
ayrıca; yaz iştahsızlığı maksimumda.. bildiğin aç geziyor tüm gün...
bu arada; resimler pizza yapımına ait... ayşenin katkılarıyla... peyniri rendeledi (birazını) malzemeler serpti...
2 Ağustos 2016 Salı
02 AĞUSTOS 2016
artık her sabah uyanıp salona geliyor ve parmağıyla TV yi gösteriyor. hemen disney açılıyor. dün olduğu gibi bugün de ablasıyla polisçilik oynamış.
1 Ağustos 2016 Pazartesi
01 AĞUSTOS 2016 PAZARTESİ
Bugün kar ne zaman yağacak diye sormaya başladı. kar yağsın istiyor. çok zaman var dedim. anlamadı. 3 mü, altı mı deyip duruyor. tam 360 gün sonra dedim. çok mu dedi. ben de 360 a kaadar sesli saydım. dinlerken bile sıkıldı. dün ve bugün mayo giyip duruyor. epey zamandır yüzmekten, tatilden bahsedip duruyor. ama maalesef annesi izin alamadığı için bizim tatil gümbürtüye gitti. ancak geçen haftalarda karacabey polisevine gitmişlerdi. onunla yetinecek herhalde...
bu arada; mayonun üst parçasına memelik dediğini yazmış mıydım?
bu arada; mayonun üst parçasına memelik dediğini yazmış mıydım?
27 Temmuz 2016 Çarşamba
27 TEMMUZ 2016
Verdiğim arada çok ama çok fazla şey oldu. hepsi de buraya yazılmayı çok ama çok hakeden olaylardı ama zamanında yazmayınca hepsi uçtu gitti. son olarak olan ve akılda kalan ayşenin el becerisiyle ilgili olandı. birkaç gün önce burgaza bırakmıştım. denize girmiş babannesinin nezaretinde... mayosu ve yedek kıyafeti yoktu. donla girmiş. eve döndüklerinde babannesi ıslak kilotla kalmasın diye eşarptan birşey uydurmayı planlamış ama nasıl yapılacağını çıkaramamış. ayşe eşarpı eline almış ve mükemmelen kendisine bir kilot yapmış. babannesinin ağzı açık kalmış.
25 Haziran 2016 Cumartesi
25 HAZİRAN 2016 CUMARTESİ
Ankaradayız. Ayşe efrayla oynuyor. Geçenlerde yaptığımız telaffuz çalışması sonuç vermiş, EA değil, EFA diyor.
Geçtiğimiz günlerle ilgi yazılması gereken en önemli şey, meslek seçimi... Veteriner olacakmış. Abisi hastaneye gittiğinde doktor olmaya karar vermiş ama hayvan doktoru...
Bir de evde süslenip püslenip klip çekmesi var. Abisinin aldığı barfiks çubuğunda barfiks çekmesi var, tabii destekli... ayrıca ip bağlatıp salıncak ta yaptırdı kendine... hem kendi sallandı hem bebeklerini sallladı.
Ankaraya giderken terminal otobüsünün bomboş olmasına hayret etti.
Geçtiğimiz günlerle ilgi yazılması gereken en önemli şey, meslek seçimi... Veteriner olacakmış. Abisi hastaneye gittiğinde doktor olmaya karar vermiş ama hayvan doktoru...
Bir de evde süslenip püslenip klip çekmesi var. Abisinin aldığı barfiks çubuğunda barfiks çekmesi var, tabii destekli... ayrıca ip bağlatıp salıncak ta yaptırdı kendine... hem kendi sallandı hem bebeklerini sallladı.
Ankaraya giderken terminal otobüsünün bomboş olmasına hayret etti.
23 Haziran 2016 Perşembe
23 HAZİRAN 2016 PERŞEMBE
hava çok sıcak. ortalık yanıyor ama bizim süslü, pembe abiye elbise ile geziyor. sentetik kumaşla nasıl rahat ediyor, bilmem..
ama asıl olay, benden teleskop istemesi. yıldızlara bakmak istiyormuş. bunu daha önce de istemişti. astronomiye epey meraklı... babası gibi...
ama asıl olay, benden teleskop istemesi. yıldızlara bakmak istiyormuş. bunu daha önce de istemişti. astronomiye epey meraklı... babası gibi...
22 Haziran 2016 Çarşamba
22 HAZİRAN 2016 ÇARŞAMBA
Ayşe evde uzun eteklerini giyip geziniyor. abiye ile gezmeye meraklı... süslü şey... bugün arka odada müzik açıp dans ediyor. siyah gözlükleri takmış. ortalıkta geziniyor. annesi, "gel de küçük ergeni gör" diyor. gecenin bir yarısı olmasına rağmen eteğini çıkarmayı reddediyor.
12 Haziran 2016 Pazar
12 HAZİRAN 2016 PAZAR
Bugün bazı harfleri telaffuz etme çalışması yaptık ayşeyle... patlamalı harfleri telaffuz edemiyor hala... yani, ç-f-v-p-l gibi... ben belirgin ağız hareketleriyle harfleri telaffuz ederken, ağzıma bakmasını istedim. ardından da aynı harfleri söylemesini... L dışında hepsini söylettim. sonra kelime içinde de yapabilecek mi diye "evet" demesini istedim. "eyee" yerine "evett" dedi. becerdik yani...
bisikletle gezmeye iyice alıştı ve merak sardı. her yere bisikletle gidiyor. ama birşey ortaya çıktı ki; sağı solu unutmuş. tekrar öğretmeye çalıştım ama öğrenmekte zorlanıyor. dağıldı. ben de üstelemedim.
yatakta ailecek oynaşırken, insanların üzerine tüm gücüyle ve dizlerini gömecek şekilde atlıyor. hiç acıması yok. bir de son zamanlarda annesine "10 senelik annem" diye sarılıyor. gülüyoruz bol bol..
bisikletle gezmeye iyice alıştı ve merak sardı. her yere bisikletle gidiyor. ama birşey ortaya çıktı ki; sağı solu unutmuş. tekrar öğretmeye çalıştım ama öğrenmekte zorlanıyor. dağıldı. ben de üstelemedim.
yatakta ailecek oynaşırken, insanların üzerine tüm gücüyle ve dizlerini gömecek şekilde atlıyor. hiç acıması yok. bir de son zamanlarda annesine "10 senelik annem" diye sarılıyor. gülüyoruz bol bol..
5 Haziran 2016 Pazar
05 HAZİRAN 2016 PAZAR
Dün ablasını alıp geldik adapazarından... arabada keyfi gayet yerindeydi. araba oyunu oynamadık nedense... yazmışmıydım, bilmem, araba oyununun ayşe versiyonunu oynuyoruz. o bir hece söylüyor. o heceyle başlayan kelime öylüyoruz. 2. tur yok. sonra gene ayşe yni bir hece söylüyor. söylediği heceyle başlayan kelimeyi önceden kafasında belirliyor. sonra hecesini söylüyor. 2. turda aynı heceyle başlayan kelime bulmakta zorlanıyor. hatta bulamıyor. ancak geri geri saymayı beceriyor. bunu da bir çizgifilm aracılığıyla öğrendi. son zamanlarda yabancı dildeki konuşmaların ne anlama geldiğini sormayı alışkanlık haline getirdi. TV de bi çizgifilmde "final countdown" çalıyor. bu vesileyle countdown'ın gerisayım anlamına geldiğini konuştuk. artık geri sayabiliyor. günün bombası ise aşk ve aşık olmakla ilgili düşünceleri... annesiyle ablasına anlattığına göre; birisini yanağından öpersen aşık olurmuşsun. ama öpülen aşık olmazmış. o da öperse aşık olurmuş. iki kere öperse daha çok aşık olunuyormuş. hiç ayrılınmıyormuş. iki kişi aynı kişiyi öperse birbirlerinin peşinden koşarlarmış. eğer öpmeden sadece yanağını değdirirsen aşk bitiyormuş. kızımın 5 buçuk yaş itibariyle aşk üzerine faraziyeleri bunlar... herhalde okulda gelişen ve yerleşen düşünceler...
bir de şu var : ablasının bardağından buz alıp eline yüzüne sürmüş ve "oh be! ateşim söndü" demiş.
Akşam yemeğinden sonra laptopta, youtube'tan "Comfortably Numb" dinliyordum. Ayşe birden bana dönüp, "baba, doğum günümde bunu çal" dedi. vay be... şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. ama bu şarkıda bi tılsım, sihir var. yıllar evvel alt sosyokültürel katmandan gelen arabeskten başkasını bilmeyen vesile bile, bu şarkıdan hoşlanmıştı. kızım, haydi haydi sever.
bir de şu var : ablasının bardağından buz alıp eline yüzüne sürmüş ve "oh be! ateşim söndü" demiş.
Akşam yemeğinden sonra laptopta, youtube'tan "Comfortably Numb" dinliyordum. Ayşe birden bana dönüp, "baba, doğum günümde bunu çal" dedi. vay be... şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. ama bu şarkıda bi tılsım, sihir var. yıllar evvel alt sosyokültürel katmandan gelen arabeskten başkasını bilmeyen vesile bile, bu şarkıdan hoşlanmıştı. kızım, haydi haydi sever.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...