14 Kasım 2013 Perşembe
13 KASIM 2013 ÇARŞAMBA
Sabah erkenden babanneye götürdüm. ben hemen gelecem kızım diyerek ayrıldım.(asla yalan söylemiyorum ki bana güveni sarsılmasın) yarım saat kadar sonra döndüm ve hep beraber zeytinliğe gittik. ama önce yolda kova aldık. eskilerini bulamıyoruz. Zeytinlikte biz dipleri toplarken o da kürekle sepetten zeytinleri alıp kendi kovasına dolduruyor. yerden toplamasını istiyoruz. birkaç tane topluyor gene sepete dadanıyor. sürekli ortalıkta bidibaba bibibaba diyerek dolanıyor. kovanın kapağını kendine oturak yaptı. üstüne oturup benim önünde kazdığım toprakla oynamaya başladı en sonunda... yan komşulardan gelen köy tavuğunu yedirdim. hammm diye diye afiyetle yedi. öğlenleyin uyudu.. akşam üzeri de eve döndük. kovasındaki zeytinleri gösteriyor herkese.. ortalık yere koydu. bir sonraki gün kovada zeytinlerin olmadığını görünce bozuk attı.
11 Kasım 2013 Pazartesi
12 KASIM 2013 SALI
sabah 8 gibi salona geldi. salonun ortasında ayakta zırlıyor. beni yanına da yaklaştırmıyor. kendi de gelmiyor. TV yi açtım. pepee var. bir yandan annesinin meşhur olmaz hareketini yapıyor eliyle, bir yandan seyrediyor, bir yandan zırlıyor. ancak seyretmek baskın geliyor. zırlamayı unutuyor. sonra aklına geliyor gene zırlıyor. biraz sonra gene sessizce seyretmeye başlıyor. annesi geldi arka odadan. meğer altına işemiş. üstü değiştikten sonra birazcık ona da naz yaptıktan sonra koltuğa yatarak pepee seyretmeye başladı. arada bana bakıp öyle içten gülümsedi ki, insan mutluluktan ne yapacağını şaşırıyor. kahvaltıda kavurma vardı. yemeyi reddetti. süt istedi. biberonu bitirdikten sonra tekrar sordum kavurma ister misin diye.. onayladı. sehpaya oturağını yaklaştırdım. tencereyi önüne koydum. hapır hupur yedi. çatalı 2 tane ete saplıyor ve "baba, i-ii" diyor. eliyle de 2 gösteriyor. (hem tek elle, hem iki elle) doydu sandım ama biraz mola verdikten sonra tam ben tencereyi götürmeye kalktığımda dolaptan ketçap ve mayonez aldı. etleri bana bana ve tencereyi de kucağına koyarak iştahla ete girişti. bayağı bi yedi.. sonra hazırlanıp babanneye gittik. yolda parka uğradık. salıncakta illa arkasından itlenmek istiyor. birden farkettim ki hoşuna giden sallanmak değil, aniden ivmelenmek.. arkasından itletme konusundaki ısrarı malum.. bugünde aynısı oldu ama bu sefer ani itleme ve hızlanma anlarında kahkahalar atarak eğlendi. ama sadece itlenme anında.. anlaşılan hızlı ve seri araba kullanmayı sevecek.. hızlıdan ziyade seri... ben de severim çünkü ivmelenmeyi...
Akşam babanneden annesi aldı geldi. eve "abi" diye seslenerek girdi. net ve selis bi "abi" ....
evin içinde montla dolaştı ve çıkarttırmadı bir süre...
Ayrıca, sabah giderken yolda hayvan sesleri çıkarark gittik. hav hav ile başladık. cik cik, miyav, müüü devam ettik.
Akşam yemeğinden önce mutfak çekmecelerini basamak gibi kullanıp yukarı çıktı. ardından da çalımlı çalımlı yürüye yürüye kıçını sallaya sallaya yürüdü gitti. yemekte de durmadan 2 işareti yapıyor ama tek eliyle... önce diğer eliyle elinin parmaklarını kapıyor. sonra başparmağıyla kapalı tutup gösteriyor. abisine iii-i diyor. Bu arada "abi" sesleri ortalığı kapladı.. durmadan abi de abi...
Akşam babanneden annesi aldı geldi. eve "abi" diye seslenerek girdi. net ve selis bi "abi" ....
evin içinde montla dolaştı ve çıkarttırmadı bir süre...
Ayrıca, sabah giderken yolda hayvan sesleri çıkarark gittik. hav hav ile başladık. cik cik, miyav, müüü devam ettik.
Akşam yemeğinden önce mutfak çekmecelerini basamak gibi kullanıp yukarı çıktı. ardından da çalımlı çalımlı yürüye yürüye kıçını sallaya sallaya yürüdü gitti. yemekte de durmadan 2 işareti yapıyor ama tek eliyle... önce diğer eliyle elinin parmaklarını kapıyor. sonra başparmağıyla kapalı tutup gösteriyor. abisine iii-i diyor. Bu arada "abi" sesleri ortalığı kapladı.. durmadan abi de abi...
11 KASIM 2013 PAZARTESİ
Sabah banyoda yüzümü yıkayıp arkamı dönmemle Ayşeyi gördüm. sessizce gelip arkamda durmuş. insanın tam arkasına gelip dikiliyor. farkedemiyorsun. bu yüzden birkaç kaza da yaşadık. kahvaltı için yumurta ister misin dedim. hemen 2 işareti yaptı. (maalesef 2 eliyle) ben de 1 yumurtayı ortadan ikiye ayırdım verdim. sadece sarılarını yedi. beyazını bıraktı. otomobille babanneye gittik. şoför mahallinde oturdu tabii ki... Akşam annesi aldı. karnı tok olmasına rağmen çorbaya ekmek doğrayıp yedi. elindeki elmayı,
bir iki attım diyerek
havaya fırlatmış. annesi duymuş.
ablasının şifonyerinin üstünü karıştırmak için sandalye götürüp üstüne çıkıyormuş. annesi oyuncaklarını topladı diye tepine tepine bağırarak ağladı. tekrar saçtık oyuncakları ama gene de uzun süre susmadı. bir de yemekten önce sepete oturtup araba gibi evin içinde gezdirdim. çok hoşuna gitti. gece boyunca TRT çocuk açtırmaya çalıştı. allem edip kallem edip açmadık. pil bitmiş dedik. kumanda nerde dedik...
koltukta annesini yanına yatırıp uyudu. akşam yaptığı bazı şeyler sonradan aklıma geldi. kağıt kalem alıp "Ʌ" çiziyor ve A diyor. klavyede de A y tanıyor ve basıyor. Bir de H harfi... merdivene benzetiyor sanırım. anne rengi mor, baba rengi mavi olayını yazmıştım. ayşe rengi ne diye sorduğumda pembeyi gösteriyor. abi rengi yeşil, abla rengi ise turuncu... akşam evde doğalgaz sayaç bilezikleri vardı iki tane... onları gözlük yapıp oynadı. bir sonraki gün de kulaklık yaptı.
bir iki attım diyerek
havaya fırlatmış. annesi duymuş.
ablasının şifonyerinin üstünü karıştırmak için sandalye götürüp üstüne çıkıyormuş. annesi oyuncaklarını topladı diye tepine tepine bağırarak ağladı. tekrar saçtık oyuncakları ama gene de uzun süre susmadı. bir de yemekten önce sepete oturtup araba gibi evin içinde gezdirdim. çok hoşuna gitti. gece boyunca TRT çocuk açtırmaya çalıştı. allem edip kallem edip açmadık. pil bitmiş dedik. kumanda nerde dedik...
koltukta annesini yanına yatırıp uyudu. akşam yaptığı bazı şeyler sonradan aklıma geldi. kağıt kalem alıp "Ʌ" çiziyor ve A diyor. klavyede de A y tanıyor ve basıyor. Bir de H harfi... merdivene benzetiyor sanırım. anne rengi mor, baba rengi mavi olayını yazmıştım. ayşe rengi ne diye sorduğumda pembeyi gösteriyor. abi rengi yeşil, abla rengi ise turuncu... akşam evde doğalgaz sayaç bilezikleri vardı iki tane... onları gözlük yapıp oynadı. bir sonraki gün de kulaklık yaptı.
10 Kasım 2013 Pazar
10 KASIM 2013 PAZAR
Sabah, uyandığında birkaç saat abisiyle oyalandı. genelde TV seyretti. biraz huysuz... viyakladı gün içinde bol bol.. kahvaltı için alışverişe giderken o da geldi bizimle...bisikletiyle gittik. yolda sağa dön sola dön komutlarını eksiksiz yerine getiriyor. bazen dalıyor. çarpacaksın deyince toparlıyor hemen.. BİM de lolipop istedi, almadım. zırlamaya başladı. yemiyor. 1-2 yalayıp ortalığa bırakıyor. başka şey al dedim. reddetti. sallanan at aldım kızıma... eve dönünce ona bindi biraz. arkasından hiç sebep yokken zırlamaya başladı. ablan gibi yapıp korkutuyorsun beni dedim, annesiyle kavga ettik. günboyu evde oyalandı. kalemlerle birşeyler yazıp çizdi. hatta abisi çizdiklerini bana getirdi. kızıp arkasından o da koşarak geldi. abisinin bana göstermesine mani oldu. aldı götürdü. çizmeye devam etmiş. bugün genel olarak huysuz ve geçimsiz. sebepsiz yere zırlayıp duruyor. sakinleştirmekte zorlanıyoruz. öğlen veya akşam üzeri uyumadı da... öğleden sonra abisiyle zafer plazaya gittik. o da geldi. yolda kucakta geliyor. insanlara bi tepeden bakışı var. bir mağrur ve buyurucu ifadesi var.. anlatmak yetmez. görmek lazım. tramvay beklerken kağıttan uçak yaptım. onu uçurdu tramvayda bi kadın yanına çağırdı. ilk başta gitmedi. sonra gitti. oturdu. zafer plazada yürüyen merdivenlerde atladı. zıpladı. neşesi yerinde.. akşam dedesi döner kebap yemeye götürdü hepimizi.. 1 porsiyon yedi aşağı yukarı... giderken de gelirken de hep kucak istedi. eve gelir gelmez biberonunu ağzına soktu ve yattı. haaa unutmadan, bugünün en önemli olayı, "daha dün annemizin" şarkısının melodisini söylemesiydi, "nay nay nay nay" diyerek... dönerciye giderken snowflakes şarkısının melodisini mırıldandım. onu da tekrarladı. 1-2 sene önce sevgiye "bu çocuğun galiba müzik kulağı var demiştim" galiba var... özellikle "daha dün annemizin" şarkısını nerden duydu da öğrendi bilemedik. TV den falan herhalde...
09 KASIM 2013 CUMARTESİ
Öğleden sonra geldi köyden... eve girdi. ben varım sadece... mağrur bir ifadeyle etrafa bakıyor. kendini ağırdan satıyor. hiç pas verdiği de yok... akşam üzeri balık yedirdim istedim. balık yiyecek diye süt vermedim. acayip arıza çıkardı. kıyametler koptu. beni veto edip abisine sığındı gün boyu.. annesi gelir gelmez yattı uyudu. köyde yaptıkları, köpeği ekmekle beslemiş. tavuk görmüş. yıkanmak için bayağı ısrar etmiş ama babannesi yıkamamış. gün boyu birşey yemedi. sadece çilek.. köyden gelen çilekleri hapur hupur götürdü.
7 Kasım 2013 Perşembe
07 KASIM 2013 PERŞEMBE
Sabah uyanmadı gitti. başka zaman sabahın köründe ayaklanan çocuk saat 09 da hala uyuyordu. halbuki, bugün babannesiyle köye gidecek. zil çaldığında uyuyordu.battaniyeye sarıp aşağı indirmek istedim. o kadar şiddetli tepki gösterdi ki uykusunda.. kasılıp, kendini savuruyor. öyle ki, battaniyeye bile saramadım bir süre.. zor zahmet aşağıya indirdim. yağmur çişeliyor. yüzüne yağmur gelmesin diye yüzünü göğsüme bastırdım. bir yandan da kızım ıslanmasın diyorum. bir baktım yüzüne yağmur damlaları düştükçe kahkaha atıyor. keyfi yerine geldi. otomobile koydum. yola çıktılar.
5 Kasım 2013 Salı
06 KASIM 2013 ÇARŞAMBA
sabah saat 8 gibi uyandı. uyanır uyanmaz hemen kanal değiştirtti. biberonuna süt doldurup verdim. içmek yerine süt kutusuyla oynamaya başladı. sonra koltuğa yatıp tv seyretmeye başladı. biraz sonra kalktı. Tv de keloğlan seyrederken çizmeli tilki diye bi karakter elbiselerini kaybedşyordu. bana, parmağıyla işaret ederek ve tişörtünü sıyırup göbeğini açarak onu tarif etti. ardından da kazağımın fermuarını sonuna kadar çekip yakalarımı kaldırdı. sonra tekrar yattı. birden kalktı ve TV yi işaret ederek zırlamaya başladı. ne istediğini anlamadım. kanal değiştirdim olmadı. zırlayarak arkasından gittim. koridorda beni itleyerek kovdu. annesinin yanına yattı. yarım saat kadar sonra giydirdim.Annesi giydirememişti.. parka gittik. salıncak, kaydırak, tahtıvavalli üçlüsüne bindi. sallanırken yerde bulduğum bi tüyle yüzünü gıdıkladım. eliyle yüzünü saklayıp kahkahalar attı. kayarken "VUYA" diye bi ses çıkarıyor. ayrıca her kayışından önce yerden 2 avuç taş alıp avucuma koyuyor. ben de onları kaydırağın başına koyuyorum. onlarla beraber kayıyor. 15 dakika kadar parkta oynadıktan sonra babanneye gittik. sıkıntısız bi şekilde içeri girdi. evden çıkmadan ne kahvaltı ne çiş.. hiçbiri yoktu. orda halletmiştir inşallah...
Gündüz babanesi "ayşe" dedirtmiş ama sadece bir kere.. tekrarlaması istendiğinde "guga" demiş sırıtarak.. akşam evde oynarken bir bröşürü dürerek dürbün yaptı ve onunla baktı etrafa kendiliğinden... ablasıyla ve benle kovalanmaç oynadı. sehpanın altına veya battaniyenin altına saklanıyor kaçıp... uykusu var... gene erken uyuyacak. biz de banyoya soktuk. zaten yıkanmaya dünden razı.. hemen girdi. küvetinde oyuncak hayvanlarıyla oynadı. hayvanları suyun altında tutuyor. sonra "iiiy, iyyy" diyerek sayıyor ve havaya doğru fırlatıyor. sular sıçrıyor etrafa.. küvetten suya atlatıyor hayvanları falan... tüm bu oyunlara beni de dahil etti. sürekli küvetin başındaydım. göndermedi beni. duşakabinin kapısını da kapattırmadı. oysa eskiden kapatır kendi başına oynardı. saçını bana yıkattırmadı. annesine yıkattırdı ama yıkanırken ağladı. saçının yıkanmasından hoşlanmıyor. o sinirle bizi terkedip ablasının yanına gitti. onun yanına yattı. sonra kalktı.salonda annesinin kucağında uyudu.
Unuttuğum hem de daha önceden de mutlaka zkretmiş olmam gereken bi gelişmeyi aklıma gelmişken aktarayım.
Akşam annesiyle merdivenden çıkarken elektrikler kesilmiş ve bizimki karanlıktan korkup ağlamaya başlamış. alt kat komşular kapıyı açmış ta biraz ışık gelince sakinleşmiş. halbuki, şaşırtıcı olarak karanlıktan hiç korkmazdı. karamlığa girdiğimizde hiçbirşey olmamış gibi davranır. kendi başına karanlık odalara girer çıkar, hiç umursamazdı küçüklüğünden beri.. hatta ben çok şaşırırırdım, zira insan içgüdüsel olarak karanlıktan korkar. Bizimki hiç iplemiyordu. Karanlıkla ilgili korkmasını gerektirecek birşey olmadı bildiğim kadarıyla... sanırım TV den falan kaptı karanlık ve korku ilişkisini.. siyah renge "vööö" diye isim takması falan... suçlu keloğlan olabilir. onda var böyle sahneler...
Gündüz babanesi "ayşe" dedirtmiş ama sadece bir kere.. tekrarlaması istendiğinde "guga" demiş sırıtarak.. akşam evde oynarken bir bröşürü dürerek dürbün yaptı ve onunla baktı etrafa kendiliğinden... ablasıyla ve benle kovalanmaç oynadı. sehpanın altına veya battaniyenin altına saklanıyor kaçıp... uykusu var... gene erken uyuyacak. biz de banyoya soktuk. zaten yıkanmaya dünden razı.. hemen girdi. küvetinde oyuncak hayvanlarıyla oynadı. hayvanları suyun altında tutuyor. sonra "iiiy, iyyy" diyerek sayıyor ve havaya doğru fırlatıyor. sular sıçrıyor etrafa.. küvetten suya atlatıyor hayvanları falan... tüm bu oyunlara beni de dahil etti. sürekli küvetin başındaydım. göndermedi beni. duşakabinin kapısını da kapattırmadı. oysa eskiden kapatır kendi başına oynardı. saçını bana yıkattırmadı. annesine yıkattırdı ama yıkanırken ağladı. saçının yıkanmasından hoşlanmıyor. o sinirle bizi terkedip ablasının yanına gitti. onun yanına yattı. sonra kalktı.salonda annesinin kucağında uyudu.
Unuttuğum hem de daha önceden de mutlaka zkretmiş olmam gereken bi gelişmeyi aklıma gelmişken aktarayım.
Akşam annesiyle merdivenden çıkarken elektrikler kesilmiş ve bizimki karanlıktan korkup ağlamaya başlamış. alt kat komşular kapıyı açmış ta biraz ışık gelince sakinleşmiş. halbuki, şaşırtıcı olarak karanlıktan hiç korkmazdı. karamlığa girdiğimizde hiçbirşey olmamış gibi davranır. kendi başına karanlık odalara girer çıkar, hiç umursamazdı küçüklüğünden beri.. hatta ben çok şaşırırırdım, zira insan içgüdüsel olarak karanlıktan korkar. Bizimki hiç iplemiyordu. Karanlıkla ilgili korkmasını gerektirecek birşey olmadı bildiğim kadarıyla... sanırım TV den falan kaptı karanlık ve korku ilişkisini.. siyah renge "vööö" diye isim takması falan... suçlu keloğlan olabilir. onda var böyle sahneler...
4 Kasım 2013 Pazartesi
05 KASIM 2013 SALI
sabah uyandığımda ortalıkta dolanıyordu. saat 7... koltuğa uzanmış trt çocuk seyrediyor. sonra kalktı. oturağına oturttum. önüne bir kase cocopops koydum. sonra kalem istedi. birşeyler çizdi gene... getird gösterdi. bu ne kızım dedim. yukarı tırmanma hareketi yaptı. bir baktım. hakkaten de merdivene benzeyen birşey çizmiş.
Üstteki resim bahsettiğim merdiven resmi..
Alttaki resmin ne olduğunu sorduğumda kendini gösterip guga dedi.
sürekli legolarla birşeyler inşa ediyor. işte yaptıklarına bi örnek... bugün yeni bi oyun keşfetti. sepetin içine oturup vın vın diye sesler çıkarıyor....
süt isteyip yattı. erken kalktığı için uyuyacak sandım ama uyumadı. kalktı. biraz sonra babannesi geldi. babannesini görünce sehpanın altına saklandı. onunla beraber gitmek te istemedi. daha doğrusu benim de onlarla gelmemi istedi. sonra günlerdir istediği ozmo kornet alınacağı vaadiyle gitti.
Akşam babanneden aldım. markete gidip ozmo kornet aldık. pek sevmedi herhalde ki fazla yemedi. eve gelir gelmez hemen yattı. engellemeye çalışmamıza rağmen yattı. uyudu. ve maalesef geceyarısına doğru uyandı. Gece saat 02 ye kadar uyanıktı. karnı acıkmış. barbunya yedirdim biraz... TV seyretti. (çocuk kanalı) hayvanlar çıkınca onların sesini çıkardı. zürafa çıkınca evdeki zürafa oyuncağını aradı falan... en sonunda kendi kendine uyudu.
04 KASIM 2013 PAZARTESİ
akşam üzeri 4 te babannesi eve getirdi. gündüz burgaza gitmişler. tabii bizimki sahilde kumla oynamış. sahilde bulduğu çeşitli şeylere kum doldurmuş. evde tiktak tiktak deyip bilgisayarın başına götürdü beni.. hickory dickory istiyor. açtım. uykusu olduğunu da belli etti. ayağıma koydum. salladım. bi videoda inek çıkınca müü diyerek süt istedi. hemen uyudu...uyandıktan sonra evin içinde dolandı durdu. bir ara arka odada bilgisayarda canım kardeşimi seyretti. annesiyle birlikte resim çizdiler. annesinin çizdiği balık resmini bakıp bakıp aynını çizmiş. güzel resim çizecek ilerde... özellikle portre... kendini, anneyi, babayı çizip duruyor. saçlar çok hoş... aslan yelesi gibi çiziyor...
sağdaki annenin çizdiği balık... sol alttaki ise ayşenin baka baka çizdiği balık resmi...
3 Kasım 2013 Pazar
03 KASIM 2013 PAZAR
hasta olduğum için ayşeyel pek vakit geçiremedim. sadece sabah kahvaltısına çağrıldığında masaya gelmediğini anne ya diyerek karşı geldiğine şahidim. legolarla oynamayı tercih etti. yalvara yalvara masaya oturttuk. öğlen vakti annesiyle düğüne gitti. düğünden dönüşte dedesiyle babannesi de geldi. ayşe gayet neşeli... ortalıkta koşturup duruyor. onlar giderken ağlamaya başladı. ve en sonunda onlarla beraber gitti. dönmeyecek gibi görünüyor. keyfi yerindeymiş....
unutulan şeylerden bazıları aklıma geldi. atçılık oyunu mesela... birkaç gündür ben at oluyorum, ayşe de süvari... evin içinde dolaşıp duruyoruz. müthiş eğleniyor... ama tabii benim dizler perişan oluyor. bir de küçük kilimi yere yayıp üzerinde namaz kılıyor kendince... babannesinden görmüş, taklit ediyor.
unutulan şeylerden bazıları aklıma geldi. atçılık oyunu mesela... birkaç gündür ben at oluyorum, ayşe de süvari... evin içinde dolaşıp duruyoruz. müthiş eğleniyor... ama tabii benim dizler perişan oluyor. bir de küçük kilimi yere yayıp üzerinde namaz kılıyor kendince... babannesinden görmüş, taklit ediyor.
2 Kasım 2013 Cumartesi
02 KASIM 2013 CUMARTESİ
sabah normal uyandı. ağlama sızlama yok... ne de olsa annesi var... kahvaltıya gelmek istemedi.. sonra geldi ve melemen ile domates suyuna bandırılmış ekmek yedi. çay kupasının üzerindeki 5 tane köpek resmini anne baba guga ve anlayamadığım ancak abi ve abla olduğunu sezebildiğim kelimelerle sıralıyor. kahvaltıdan sonra TV seyrediyor ve resim çiziyor. koltuğa yattı. uyuyacak herhalde... uyumadı.. abisiyle birlikte mandal almaya gitti. şu an sürekli vıyaklıyor. uyuması lazım... uyandıktan sonra annesiyle ümran'ın kuaförüne gittiler ziyaret için... evden çıkmadan arıza çıkardı. montunun kapişonunu kestirmeden evden çıkmadı. bu etiket kestirme vs takıntıya dönüştü küçük haanımda... akşam geldiğinde de yemekte ekmek bitmiş diye arıza çıkardı. ekmek kutusunu gösterip buğuz ediyor. "i " harfiyle başlayan bi mevzu daha vardı. aklıma gelmiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...



