10 Temmuz 2014 Perşembe

10 TEMMUZ 2014 PERŞEMBE

"İYE" uzun zamandır söylediği bi kelime.. anlamını hiçbir şekilde bilmiyorum. bir tahminim bile yok. ama birkaç aydır kullanıyor. ame tek başına değil... cümlelerin(!) içinde... "he he hi he hu iye hi hi hu ha" gibi...

sabah pek sıkıntı olmadan uyandı. akşam alışverşi dışında bütün gün evdeydik. bütün oyuncaklarını salona saçtı. onlarla oynadı. beraber saklambaç oynadık. resim çizdi.




bu gördüğünüz, "dikgugağı" resmi... yani gökkuşağı... biri anne dikgugağı diğeri bebek dikgugağı... renkleri de tutturmuş piçkurusu... 


akşam üzeri beraber alışverişe gittik. pepee süt aldı kendine... zaten alışverişe gitme sebebimiz de kendisi.. muuya istedi. yarım saat uğraştık ne olduğunu anlamak için... hazır çorbaymış... gittik aldık. dönüşte ayağında terliklerle eve girdi. çıkar trliklerini deyince de salonun ortasına fırlattı. terliklerini kapıya götürmesini emrettim. bozuldu, kızdı, üzüldü ve arka odaya ablasının yanına kaçtı. bir saat kadar sonra olayı unutup gene salona geldi. gelir gelmez gene terlikleri kapıya götürmesini söyledim. gene hemen arka odaya koştu. suratındaki ifade görülmeye değerdi. ayrıca akşam banyoya da girdi. keyfi yerindeydi. uzun süre banyoda oyalandı. kendi kendini yıkadı. sırtına su dökmeye çalışması çok komik. eli henüz oraya erişmiyor. tarif edemeyeceğim ama gülmekten öldüm. haa.. unutmadan; saklambaç oynarken saklı olduğu yerde kahkaha atıyor ve yerini belli ediyor. bir de önceden çıkıp ebelemeyi akıl edemiyor. ama seni gördüm dedikten sonra koşup ebelemeye çalışması muhteşem... öyle bir hırsla koşuyor ki... "a-aa, men a-aa men" diye diye... bu kelimeyi son bir aydır ne kadar sık kullandığını yazmamıştım sanırım... çizgifilmlerden öğrendiği bi kelime... "hayır, ben" anlamında...

9 Temmuz 2014 Çarşamba

09 TEMMUZ 2014 SALIRTESİ

sabah uyandı. hayret ki problemsiz, ağlamadan, tepinmeden.. son zamanlarda nadir oluyor. süt istedi. TV yi açtırdı. buzdolabından gofret aldı yedi. sonra şokellalı ekmak yaptım. pek yemedi. legosunun içine ahşap blok sokmuş. bana verdi çıkarayım diye... çıkacak gibi değil.. çıkmaz bu kızım dedim. koşa koşa mutfağa koştu. şaşırdım ne yapıyor diye... elinde bıçakla geldi. tutuşunu da son derece emniyetli. iki parmağıyla aşağıya sallandırarak.. bana verdi tahta bolku çıkarayım diye... vay akıllı bıdık vay.. hakkaten de bıçakla çıktı. sivri uçlu bıçak getirmiş çünkü...

8 Temmuz 2014 Salı

08 TEMMUZ 2014 SALI

Son birkaç haftadır huysuzluğı iyice ele aldığını, sürekli zırlayıp durduğunu yazmışmıydım. ya da guga renge iyice kafayı taktığını, herşeyin gugasını istediğini, hatta pepee gazetesi almak sözkonusu olunca bile guga dediğini... sabah erken çıkıp öğlen gibi geldim. annesi ile evdeler. annesinin elbisesini çıkartmak istiyor. gitmsin diye.. toplanan yatağı da bozmuş.. annesini göndermek istemiyor. annesi de onu da alıp gitti. akşama kadar annesiyleydi. işyerine gitmişler. paint açıp resim çizmiş. başka yerlere de gitmişler. gece de tek başına arka odada oturup youtube da video seyretti. yanımıza gelmedi. zaten son 1-2 gündür bana sürekli "havhav" muamelesi ediyor. yanına yaklaşamıyorum. gece 03 te ancak uyudu. bunu da alışkanlık haline getirdi.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

07 TEMMUZ 2014 PAZARTESİ

Gene öğlene doğru uyandı. kahvaltı bile etmeden abisini ankaraya göndermek için dışarı çıktık. setbaşına kadar yürüdü. orada dondurma istedi. tabii guga... aldık. yedi. her zamanki gibi ellerine kollarına kadar bulaştı eriyince... 2 kere çeşmede ellerini yıkadık. eve geldiğimizde bana kızgındı neden bilmem.. beni salona bile sokmadı. ablasıyla geçirdi günü... akşama doğru ayağımda salladım. hemen uyudu.
günün bombası... yemek sırasında, eyüp sultan efsanesinin yanlışlığını anlatırken bizimkilere sandalyeden kalkıp, eliyle ağzımı kapaması... bir yandan da sırıtyor. çok eğleniyor. bir yaşıma daha girdim. beni susturuyor. bir de ben koltukta uyuklarken, sessizce ve çaktırmadan yanımdan kumandayı alıp kanal değiştirtmesi var...

6 Temmuz 2014 Pazar

06 TEMMUZ 2014 PAZAR

gene öğlene doğru uyandı ama bu sefer bana posta koymadı. Tv yi gösyerip trt istedi. gizlediğimiz nutellayı çıkarıp pideye sürdüm ama önce kullanmak için getirdiğim meyve bıçağını değiştirdi. kahvaltı bıçağı ile sürmemmi sağladı nutellayı... ama nutellalı pidelerin hepsini bitirmedi. yesene kızım dediğimde çizgeçi göstererek resim çizdiğini anlatıyor.
öğleden sonra annesiyle alışverişe gitti. elbise almak istemiş, alınmayınca arıza çıkarmış. dondurma istemiş. annesi annesi ne istediğini anlamayınca, sürekli tekrarlayıp durmuş, ta ki bir yerde görüp gösterinceye kadar.. alıp yemiş... aslında dondurmayı anlaşılır şekilde söylüyor. annesi niye anlamamış ki... eve geldiklerinde bağırıp ağlıyordu. hatta yolda bile böyleydi. balkondan seslendim ama duymadı.

bu arada aklıma gelmiişken; kiraz sapından "A" yaptığını söylemişm  miydim.

birkaç gündür anormal şekilde huysuz ve gçimsiz sürekli birşeylere kızıp veya bozulup küsüyor veya zırlıyor. gece de öyleydi. hepimize karşı tavırlı... babannesi iftara gelince teselliyi onda buldu. gidip sarıldı. sonrada kucağına kıvrılıp içini çeke çeke inledi. neyse ki bir süre sonra sakinleşti. özlemiş babannesini... bir ara abisi babannesinin kucağına gitti. kıskandı ve onu uzaklaştırmaya çalıştı.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

05 TEMMUZ 2014 CUMARTESİ

gece çok geç yattığı için öğlene doğru uyandı. salona geldi ama bana hiç pas vermiyor. ne de olsa hem özlem hem d annesi evde... kahvaltı da ettiremedim. durmadan arka odaya gidip duruyor, öbürlerinin yanlarına.. sanırım onları uyandırdı. annesi uyanınca yumurta pişirdi. afiyetle yedi kızım. biraz sonra havhav olmuş, emekleyerek yanıma geldi. "ay ay! havhav geliyor. kaçayım" deyince, "bebek havhav, minik havhav" dedi. yani kaçmayacakmışım. ben de saçını okşamaya başladım. başını yasladı. kendini sevdirdi bir süre... sonra gitti. Günün tamamında herkese fırça attı. bana, annesine, abisine, hatta özleme bile...

artık kelime bazlı söylemediği kelime kalmadı aşağı yukarı.. bir kısmını gayet selis söylerken, kiminin kafasını gözünü yarıyor. ancak iş uzun cümleler kurmak, birşeyler anlatmak olunca hemen "hı-ha-ha-hı-hu" ya bağlanıyor.
gündüz uyumadığı gibi gece de çok geç yattı.

4 Temmuz 2014 Cuma

04 TEMMUZ 2014 CUMA

bugünün bombası: çizgi filmde gökkuşağı vardı. kızım, "dikgugağı" diye adını söyledi ve sonra da şikayet etti gökkuşağında guga rengi yok diye...

bugün aslında çok şey oldu. ama gene geç yazdığım için çoğu uçtu gitti. akşamüzeri dışarı çıktık. yolda benim de elimden tutarak hoplaya zıplaya koşmaya başladı. beni de koşturuyor haliyle... acayip neşeli... sevinç çığlıkları atıyor. pazara gittik. annesi de geldi sonra... annesinin kucaağına atladı. sevinç gösterileri yapmaya başladı artık. tezgahlardan çilek ve salatalık alıp yedi her zamanki gibi... zaten öğlen eve getirdiğim çilekleri yiyip bitirmişti. tekrar çilek aldım. bu senenin son çileği artık. kızım bayıldığı bu meyve için 1 sene bekleyecek...                          gdftffg
yukarıda bebek yazıyormuş. ayşe yazdı. yumurcak TV ye taktığı ismi artık yazmalıyım. "mingunga" ancak böyle söyleyebiliyor yumurcağı...
 bir de büyükbaba ve büyükanne kelimelerini gayt net söylemişti. ayrıca unutulması gereken birşey daha.. balkonda annesiyle çamaşır asması...  aslında son 3-4 günde çok şey oldu ama zamanında yazmadık gene...

03 TEMMUZ 2014 perşembe

bugün evden çok erken çıktığımdan ve eve gelir gelmez de kütük gibi uyuduğumdan kızımı hiç görmedim desem yeridir. sadece akşam eve geldiğimde beni kapıda sevinçle karşılaması aklımda...






02 TEMMUZ 2014 ÇARŞAMBA

bugün neler olduğunu hiçbir şekilde hatırlamıyorum. aradan 4-5 gün geçip te yazınca böyle oluyor. ama galiba bugün doğalgaz parasını ödemeye beraber gitmiştik kızımla... metroda "kültürpark" durağında "pültüüpağğ" demişti. paşa çiftliğini de kafasını gözünü yara yara söylemişti.

1 Temmuz 2014 Salı

01 TEMMUZ 2014 SALI

sabah hiç ama hiç sorunsuz uyanıp elinde yastık battaniye, salona geldi. koltuğa uzandı. Tv açtım. trt... ardından şokella istedi. bir dilimi bitirdikten sonra, ( lokmaları daha küçük hazırlamam için bebe diyor)  ikinci dilimi kendisi sürdü. yedi. dün olduğu gibi gene ejderha filmini atım. seyrederken uyudu.
Akşamüzeri ağlayarak uyandı. beraber gezmeye gidelim dedim. onu bile kabul etmedi. abisiyle evde bıraktım. bugün maç seyrederken ilk yarı bitince yanıma gelip "maa bitti" dedi. çocuk kanalı açacakmışız. ben onun seyrettiği şeyin jeneriği çıkmadan yani bitmeden değiştirmiyorum. önceden de söylüyorum, bitince kanal değiştirecem diye... kafasını sallayıp onay veriyor büyük oranda... onun programı bitip maç açılıyorsa, maç bittiğinde de onun kanalı açılır normal olarak... uykuyla alakayı iyice kesti... annesi geceyarısına doğru niye uyumuyorsun diye sordu. kızıp fırça attı resmen annesine.. bir hışım arka odaya gitti. ayrıca daha önce yazmayı unutmuş olablirim. karşıma geçip, muzuipçe ve şımarıkça sırıtıp "mii" demesi çok hoş... şımarıklık ve oyun olsun diye "mii" diyor. minika aslında demek istediği... ama bunu söylerken öyle sevimli bir ifade takınıyor ki yüzüne... çoğu zaman kanalı açıyorum.

unutmuşum, şimdi aklıma geldi. bugün, ufacık oyuncak zebrayı bacaklarının arasına alıp deh diye atçılık oynadı. kızıma hemen bir tane doğru dürüst at almalıyım.

30 HAZİRAN 2014 PAZARTESİ

Sabah uyanışı şöyleydi.

sonra gelip bana yaltaklandı. kucağıma alayım mı dedim. başını salladı. ama gün içinde gene ben havhav oldum. nedense bugün benle pek yıldızı barışmadı. öğleden sonra kızımla iftar alışverişine çıktık. ozmo kornet ozmo yumurta arasında yumurtayı seçti kendi için... artık aşağı yukarı herşeyi söylüyor. özellikle de TV de duyduğu replikleri... orada duyduklarını tekrarlayıp bizden de teyit etmemizi istiyor. şimdilerde asıl problemimiz söylediklerini anlamamamız olacak gibi.. hafiften başladı.. birşeyler söylüyor biz anlamayınca da nasıl anlamazsınız gibilerden bozuluyor. bu sorun daha da derinleşecek gibi... anlamasak ta anlamış gibi yapmaya başladık. bugün kağıda yazı yazdı ve resim yaptı.
 son zamnlardaki takıntısı guga... herhangi bir alınacağı zaman hemen guga diyor. herşey pembe olsun istiyor.. bir de "bebe" küçük artık bebe oldu bilindiği üzere... herşeyi tasnif ediyor. bebek, anne diye... gece gene parka gittiler ve gene sahura kadar oturdu.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...