perşembe gene kızımı çok az gördüm.ama gece ben yıkanacaktım. o ise sevimli öcüleri seyrediyordu. bitsin ondan sonra dedi. bitince banyoya girdi. yıkadım. suda oynamaya bayılıyor. bugünün anlatılacak olayı, balon. abisi uzun ince balonlardan almış. onlardan ayşeye köpek falan yaptı. ama balonlar kalitesiz. hemen patlıyor.
cuma günü ise öğlen eve geldim. gelirken hüptirik ve banyo vinilleri almıştım. hüptirikleri yedi. eskiden yemezdi. gene al dedi. simitli ayıcıklar şeklindeki banyo oyuncaklarıyla oynamak için, saçım çok kirli demeye başladı. hüptirik saçına bulaşmış iddiasına göre... sonra saçı kısa bebek videosu seyretmek istedi. baştan anlamadık ama sonra anladık ki kendisine ait eski bir videoyu kastediyor ama hangisi olduğunu anlamadık. ben de youtube dan çeşitli bebek videoları seyrettirdim. özellikle babasıyla tartışan oje sürmüş çocuk videosunu defalarca seyretti. sonra o da gitti ruj ve oje sürdü. ben ruj için kızınca da koşup bana sıkı sıkı sarılıyor. kendini sevdirerek sıyırma stratejisi.. sonra yattı uyudu. öğleden sonra ise ayşeyle evde yalnızdık. akşam uyandı. annesi gelince çok huysuzlandı. pazardan ayşe için çilk aldım. akşam yemekte yemeğini yemiyordu. tatlı sert yemesini söyledim. yedi. ardından elini yıkamadı. sertçe yıkamasını söyledim. küsüp ağlayarak gitti.
bugün oje ruj sürme olayında aynı videodaki kız gibi bizimki de ben büyüdüm deyip duruyor. zaten herşeyde ileri sürdüğü arjüman bu: ben büyü...
akşam ayşenin geçen hafta çizdiği resmin fotoğrafını çektim. o da aile üyelerinin resmini çekti. en son kendisi poz verdi. inadına karanlıkta ve muzip bir poz.
gece hep beraber koruparka gittiler. dönüşte elinde balondan köpek vardı. bana gösterdi. elimizdeyken patladı. sonra abisiyle ayşe benim balondan hiç hazzetmediğimi keşfettiler. balonu şişirip şişirip üzerime salıyorlar. ayşe neşeden kahkahalar atıyor. gece ,gündüz seyrettiğimiz babasının üzerinde uyuyan bebek videosundan etkilenmiş olacak ki, bacaklarımın üzerine yattı uyudu. unutmadan, bu akşam bulduğu bir ipli etiketi parmağıma geçirdi ve sürekli parmağımda kalmasını sağladı.
16 Ocak 2015 Cuma
14 Ocak 2015 Çarşamba
13-14 OCAK 2015 SALI SALIRTESİ
Salı günü için yazacak hiçbirşey yok. sabah erken çıktım. akşam geç geldim. gündüz gezmeye gitmişler. ayşe hep kucakta taşınmak istemiş. ablası şikayet ediyor ayşe büyümemiş, bebek diye.. ayşe itiraz ediyor. ayşe büyük ama yoruldu diye...
ayşenin kendine özgü kelimeleri çok hoş. BAGAT (kapat) BUĞDA (çorba) HAMMAK (yemek) YAPIYO (yapıyor) HUKKUİ (nesquik) VAR (hay) daha çok var... genel olarak telaffuz etmediği harfler yerine H koyuyor.
sabah uyandı. güleryüzlü. yumurta pişirdim. ekmeği banıp yedi. annesi uyanınca ona günaydın dedi. (ilk defa duydum) benle inatlaştı. oyun okulu bitti. okuma okulu var sonra dedim. okul bitti diye inat etti. üstelik bana posta koyuyor. "hen bilmiyor. okul bitti" diye... annesine de söyledi, baba bilmiyor diye. 2 gündür beni az görüyor, bugün dibimden ayrılmadı. kucağımda, barbi balerin ve çamaşır yıkama oynadık. yapboz yaptık. sonra uykusu geldi. "hüt, minika, uyu, bi de höbek" dedi. yattı ama uyumadı. babannesi geldi. sütü kaselere koyup suyla karıştırıp tuz falan da döküp bebekleri için mama hazırladı. bebekler uyuyor diyor herkese sessiz olmalarını tebmihliyor. eliyle ağzının fermuarını kapama hareketi yaptı. hepimiz gülmekten öldük.
babanne çorbası istedi. biraz yedi. artık gceleri çok geç uyuyor. dolayısıyla sabah ta geç uyanıyor.
ayşenin kendine özgü kelimeleri çok hoş. BAGAT (kapat) BUĞDA (çorba) HAMMAK (yemek) YAPIYO (yapıyor) HUKKUİ (nesquik) VAR (hay) daha çok var... genel olarak telaffuz etmediği harfler yerine H koyuyor.
sabah uyandı. güleryüzlü. yumurta pişirdim. ekmeği banıp yedi. annesi uyanınca ona günaydın dedi. (ilk defa duydum) benle inatlaştı. oyun okulu bitti. okuma okulu var sonra dedim. okul bitti diye inat etti. üstelik bana posta koyuyor. "hen bilmiyor. okul bitti" diye... annesine de söyledi, baba bilmiyor diye. 2 gündür beni az görüyor, bugün dibimden ayrılmadı. kucağımda, barbi balerin ve çamaşır yıkama oynadık. yapboz yaptık. sonra uykusu geldi. "hüt, minika, uyu, bi de höbek" dedi. yattı ama uyumadı. babannesi geldi. sütü kaselere koyup suyla karıştırıp tuz falan da döküp bebekleri için mama hazırladı. bebekler uyuyor diyor herkese sessiz olmalarını tebmihliyor. eliyle ağzının fermuarını kapama hareketi yaptı. hepimiz gülmekten öldük.
babanne çorbası istedi. biraz yedi. artık gceleri çok geç uyuyor. dolayısıyla sabah ta geç uyanıyor.
13 Ocak 2015 Salı
12 OCAK 2015 PAZARTESİ
sabah çıktığımda uyuyorlardı. Akşam gldiğimde ayağında yeni panduflarıyla karşıladı beni... havhavlı... hem de pembe dedi. yemekte dalga geçiyordu. dalga gçmedemn yemesini söyleyince şirinlik yapmaya başladı. üsteleyince yemek zorunda kaldı. gecenin tamamını arka odada geçirdiler. bir ara annesinin ona kızdığını duydum. son zamanlarda alışkanlık haline getirdiği gibi gene elini ağzına sokuyormuş. annesi de tırnaklarına acı ofe süreceğini söyledi. bunu duyunca ayşe feryadı bastı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. acı ofe sürme diyor. çok korktu. ne sandıysa... gece saat üç gibi hala uyanık ve bilgisayarda pepee seyrediyordu.
11 Ocak 2015 Pazar
11 OCAK 2015 PAZAR
sabah uyanmadı tabi... öğleden sonra uyanmış. ben uyandığımda salonda satranç taşlarıyla oynuyordu. kahvaltı denince "oyun bitince" cevabı veriyormuş. sonra biraz "kuru yumurta" yedi. azıcık şeyle doydum dedi. sonra kahverengi birşeyler aramaya başladı dolapta... ne olduğunu anlamadım ama cips varmış. onu çıkardım. hapır hupur yedi.
dün almaya söz verdiğim hikkui almayı unutmuşum. çok bozuldu. bütün gün evdeydik. dışarda yağan yağmuru inkar ediyor. kar yağıyor diyor. akşam yemekte nihayet 2 tabure üstüste oturmasının ceremesini çekti. inerken götüstü yere düştü. ağlamaya başladı. acıdı tabii.. bakalım görecez... bir musibet bin nasihatten iyi mi?
ayrıca duvar saatinin üzerine yapışık olan çıkartmaları istemiş. vermemişler haliyle... çok güzeldi deyip deyip ağladı. kucağıma aldım. sonra beraber gidip satın alacağımızı söyledim.
dün almaya söz verdiğim hikkui almayı unutmuşum. çok bozuldu. bütün gün evdeydik. dışarda yağan yağmuru inkar ediyor. kar yağıyor diyor. akşam yemekte nihayet 2 tabure üstüste oturmasının ceremesini çekti. inerken götüstü yere düştü. ağlamaya başladı. acıdı tabii.. bakalım görecez... bir musibet bin nasihatten iyi mi?
ayrıca duvar saatinin üzerine yapışık olan çıkartmaları istemiş. vermemişler haliyle... çok güzeldi deyip deyip ağladı. kucağıma aldım. sonra beraber gidip satın alacağımızı söyledim.
10 Ocak 2015 Cumartesi
10 OCAK 2015 CUMARTESİ
Günün olayı, ayşenin oyuncak laptopunun kırıldığını söyleyip (kilidi kırılmış sadece) yenisini istemesi... (epeydir istiyor zaten)
markete gelince alırım dedim. hemen bilgisayar ekranındaki turkuaz bir ikonu gösterip mavi markette var dedi. hakkaten de A101 de daha önce görmüştük ve istemişti. gösterdiği ikonun rengi de A01 in rengiydi. nelere dikkat etmiş velet.
sabah uyandığında hepimizi toplayıp yatağa yatırmak istedi. ama sonra herşey tam istediği gibi olmadı diye zırlamaya başladı. anlatacağı şeyleri kulağımıza fısıldayarak söyleme huyu başladı. bana, annenin elinden tutup odaya getirme talimatı verdi fısıldayarak. kahvaltıda zaten küçük olan patatesleri bıçakla ikiye böldü. gerek olmadığını söyleyince de "karnım şişer" diye cevap veriyor. akşam üzeri aç karnına uyudu kaldı. iştah iyice nanay oldu ayşede...
uyandı allahtan.. akşam yemekte tavuk yedik. ayşe de butları kemire kemire yedi. yemekte ilginç birşey yapmıştı ama üzerinden yaım saat bile geçmemesine rağmen unuttum gitti. üstüste duran 2 tabureye tırmanma ve inmeyi becerebildiğini ablasına da gösterdi.
Kağıt istedi. kocaman bir insan çizdi. kar yağıyor. kulağında kulaklık var. dudaklarında ruj var. babası kızmıyor dedi. ben de büyük olduğu için babası kızmamış dedim. "ben de büyük" diye beni köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. küçüksün dedikçe büyüğüm diyor.
hatırladım. biberonu, ablasına verip büyük beyaza götürmesini söylemiş. ablası anlamayınca kendi alıp buzdolabına koydu ablasını azarlayarak. ben birkaç saat önce sütü dışarda bırakmamalarını söylemiştim. ordan ilham almış ama buzdolabını tanımlaması ilginç... büyük ve beyaz...
gece yanıma gelip " hüt, mimika, uyu" dedi. bütün gün minika açıktı diye minikayı açmak istemedim ama ne mümkün... yattı. tam uyuyacakken annesi geldi. uykusu kaçtı. ben uyudum. gece 03 gibi uyandığımda ayşe uyanıktı ve ablası henüz yatıyordu. herhalde sabah ezanına kadar falan uyanık kaldı. yatarak minika seyretti.
markete gelince alırım dedim. hemen bilgisayar ekranındaki turkuaz bir ikonu gösterip mavi markette var dedi. hakkaten de A101 de daha önce görmüştük ve istemişti. gösterdiği ikonun rengi de A01 in rengiydi. nelere dikkat etmiş velet.
sabah uyandığında hepimizi toplayıp yatağa yatırmak istedi. ama sonra herşey tam istediği gibi olmadı diye zırlamaya başladı. anlatacağı şeyleri kulağımıza fısıldayarak söyleme huyu başladı. bana, annenin elinden tutup odaya getirme talimatı verdi fısıldayarak. kahvaltıda zaten küçük olan patatesleri bıçakla ikiye böldü. gerek olmadığını söyleyince de "karnım şişer" diye cevap veriyor. akşam üzeri aç karnına uyudu kaldı. iştah iyice nanay oldu ayşede...
uyandı allahtan.. akşam yemekte tavuk yedik. ayşe de butları kemire kemire yedi. yemekte ilginç birşey yapmıştı ama üzerinden yaım saat bile geçmemesine rağmen unuttum gitti. üstüste duran 2 tabureye tırmanma ve inmeyi becerebildiğini ablasına da gösterdi.
Kağıt istedi. kocaman bir insan çizdi. kar yağıyor. kulağında kulaklık var. dudaklarında ruj var. babası kızmıyor dedi. ben de büyük olduğu için babası kızmamış dedim. "ben de büyük" diye beni köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. küçüksün dedikçe büyüğüm diyor.
hatırladım. biberonu, ablasına verip büyük beyaza götürmesini söylemiş. ablası anlamayınca kendi alıp buzdolabına koydu ablasını azarlayarak. ben birkaç saat önce sütü dışarda bırakmamalarını söylemiştim. ordan ilham almış ama buzdolabını tanımlaması ilginç... büyük ve beyaz...
gece yanıma gelip " hüt, mimika, uyu" dedi. bütün gün minika açıktı diye minikayı açmak istemedim ama ne mümkün... yattı. tam uyuyacakken annesi geldi. uykusu kaçtı. ben uyudum. gece 03 gibi uyandığımda ayşe uyanıktı ve ablası henüz yatıyordu. herhalde sabah ezanına kadar falan uyanık kaldı. yatarak minika seyretti.
08-09 OCAK 2014 PERŞEMBE CUMA
palamut balıklaını yunusa benzetmek
ASYŞBE122222222222333344444
BABA YAZMIŞ BİLMEDEN. AYŞE YAZDIM DİYE BENLE KAVGA EDİYOR.
AYŞE BERRA1234
BABA123456
ASYŞBE122222222222333344444
BABA YAZMIŞ BİLMEDEN. AYŞE YAZDIM DİYE BENLE KAVGA EDİYOR.
AYŞE BERRA1234
BABA123456
6 Ocak 2015 Salı
07 OCAK 2015 SALIRTESİ
sabah güzel uyandı. legolarını çıkardı. onlarla oynadı. yumurta hazırladı. o kadar az yedi ki... hakkaten iştah diye birşey kalmadı. bana lazım olan bir kağıdı istedi. vermedim. başka kağıt vereyim dedim. bozuldu. ısrarla o kağıdı istedi. vermeyince küser gibi oldu. sonra başka bir kağıt aldı ve kağıdın üzerindeki rakamları yazmaya başladı. 9 çizip baba bak 6 dedi. 6 olmadığını söyledim. inatla 6 dedi. bir de bana sen bilmiyorsun diyor piçkurusu...
06 OCAK 2015 SALI
sabah gene kar yağıyordu. ama geçen sefer yaptığım gibi uyanır uyanmaz camdan baktırıp sevinsin istedim ama gene ağladı. bunu alışkanlık mı yapıyor ne? sonradan anlaşıldı ki; uyurken altına kaçırmış. ağlaması ondanmış. bu olay şimdiye kadar ya 2 ya 3 kere ancak olmuştu. bu da kaza kurşunu herhalde.. öğlene kadar evde beraber kaldık. kahvaltı falan etmedi. sadece azıcık süt... öğlen babannesine götürdüm. hiç gitmek istemedi. işim olduğunu söyledim. umursamıyor. götürdüm bıraktım. kapıda mahsun mahsun suratıma bakmaya başladı. ben de böyle yapmamasını, işimin olduğunu söyledim. ağlamaya başladı. hemen ardımdan uyumuş. 15.30 uyanmış. o ssate kadar karnı aç.. epey acıkmış ki; çok iyi yemiş. akşam ablası gelmişti. akşam yemğine biz de babannesine gittik. ablasını görünce sevinmiştir herhalde. ben evde kombiyle boğuşuyordum. gittiğimde yemek yiyorlardı. kızım beni güleryüzle karşıladı. yemek masasında herkesin tek tek kucağına giderek kendiken çektirdi.(selfie diyorlar) eve dönerken yolda kardanadam gördük. biraz oynadı. yol boyunca kartopu oynama sevdasıyla yollarda koşturdu durdu. sulara ve sulu kar yığınlarına basıyor ayaklarını vura vura.. halbuki yola çıkarken, kucak istemişti. kartopu atarken hep aynı lafı söylüyor. "al bakalım"
5 Ocak 2015 Pazartesi
02-03-04-05 OCAK 2015 CUMA CUMARTESİ PAZAR PAZARTESİ
Pazar geç saatte bursaya döndüler. abisi sinirden kudurmuştu. ayşe de ağlayarak eve girdi. sonrasında sakinleşti ve bana bir sürü şey gösterdi. yıldız şeklinde yastık ve bir sürü bebek. anannesi örmüş bir tanesini... gece yeni bebekleriyle oyun oynadık. sandalyeden kapı yaptı ve anahtarla açarak evimize girdik. gece geç uyudu. haliyle sabah ta geç kalktı. ben giyinmeye başlayınca yattığı yerde omuzunu kaldırmaya başladı. babanneye gidileceğini anladı tabi... istemese de götürdüm. yolda efrayla neler yaptıklarını anlattım. anlatmadı ama sorular sorunca cevaplar veriyor. oyuncak paylaşamayınca ne yaptın diye sordum. efrayı itledim dedi. hakkaten sıkı kapışmışlar. annesi anlattı sonra.. beraber kahvaltı ettik babannesinde. tuhaf şekilde iştahı çok azaldı. çok az yiyor. ben giderken arkamdan hafiften ağlamaya başlamıştı.
akşam abisi getirdi. çok neşeli. akşam yemeğinde gene naz yapa yapa yedi. yemekten sonra abisinin odasında oturdu. salonda oynayalım teklifimi bile kabul etmedi. orda oynayacakmışız. ama abisi ders çalışıyor. sonra salona geldiler. ayşe uzun süre gölgesiyle oynadı. gölgesine benim arkadaş diyor. sonra kendi etrafında dönmeye başladı.
gec makasla kağıtları kesti ve rakamları yaptı. gelip bana gösteriyor. 7 gibi, 1 gibi diye.. son zamanlarda alışkanlık haline getirdiği portakal kabuklarından çiçek te yaptı. çiçeği camın önüne koydu. çiçeklerin camın önünde hok büyük olacağını söylüyor.
akşam abisi getirdi. çok neşeli. akşam yemeğinde gene naz yapa yapa yedi. yemekten sonra abisinin odasında oturdu. salonda oynayalım teklifimi bile kabul etmedi. orda oynayacakmışız. ama abisi ders çalışıyor. sonra salona geldiler. ayşe uzun süre gölgesiyle oynadı. gölgesine benim arkadaş diyor. sonra kendi etrafında dönmeye başladı.
gec makasla kağıtları kesti ve rakamları yaptı. gelip bana gösteriyor. 7 gibi, 1 gibi diye.. son zamanlarda alışkanlık haline getirdiği portakal kabuklarından çiçek te yaptı. çiçeği camın önüne koydu. çiçeklerin camın önünde hok büyük olacağını söylüyor.
01 OCAK 2015 PERŞEMBE
Bugün annesi abisi ve ayşe Ankaraya gittiler. terminalden yola çıkarken bana hemen sarılması çok hoştu. otobüsün camına içerden elini dayadı. ben de dışardan dayadım. pazar gününe kadar ankarada kaldılar.
31 ARALIK 2014 ÇARŞAMBA
Sabah babannesine gitmeden aşağıda küçük bir kardanadam yaptık. beresini de kardanadamın kafasına geçirdi. babannesinden gelince uyudu. geceyarısına doğru uyandı. misafirlerimizle bol bol oynadı. aldığım mezelerden biri pembe renkli. masha çizgifilminde de en çok sevdiği bölüm "pembe mama" bölümü zaten. hemen bağlantıyı kurdu ve bol bol mezeden yedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...