Bugün hayatımız boyunca unutmayacağımız bir gün oldu. Ayşe ne kadarını hatırlar bilmiyorum ama ilk hatırası bugüne dair olursa şaşırmam.
Bugün bereni kast ajansına kaydettirmek için istanbula gittik. mudanyadan deniz otobüsüne bindik. çok rahat ve ferah. yol boyunca ayşe içerde fink attı. merdivenlerden indi çıktı. koridorlarda koşturdu. bavullukta pembe, çiçekli bir bavul gördü. içi gitti. defalarca bavulu görmeye aşağıya indi. hatta bir defasında bavulu öptü. söz verdim. kızım ablası gibi uzak okula gittiğinde bu bavuldan alacam. ayşe de onayladı. hem de çiçekli diye de belirtti özellikle... alt katta denizdeki gemileri gösteriyordum. birden "bonus saç" dedi. dönüp baktım ki, bonus kafalı bir adam oturuyor yanımızdaki koltukta... gülmekten yere devrildim. herkes kahkahayı patlattı. oturduğumuz koltukların yanında erdin adında bi bebek vardı. ayşe pek sevdi bebeği. kucağına aldı. okşadı, öptü. kabataştan indikten sonra tekneyle kadıköye geçtik. kızım ilk defa martılara simit attı. hatta doğrudan elinden bile yedirdi. hepimiz çok eğlendik. kadıköyde azabım başladı. ayşenin kucak sevdası. sürekli kucakta. zinhar yürümüyor. ajansa gittik. orada kağıt bulup resim çizdi. kendini, tasmayla havhav gezdirirken çizmiş.
kadıköye tekrar döndük. yolda kuş sesi çıkaran bir oyuncak aldık. ama su sızdırdığı için ayşe pek kullanmadı. haa.. unutmadan ayşe deniz gördüğü andan beri, yüzcem diye tutturdu. denize gircekmiş. ne desek kar etmedi. inadı inat.. en sonunda kumsal bulunca yüzeriz, dedim. kumsal aramaya başladı. allahtan yok.
gemiyle eminönüne geçtik. gene simit aldık martılar için... mısır çarşısını gezdik. esnaf ayşeye lokum ikram etti. bizimki pembe lokumları aldı. hok güsel diye diye yedi. sürekli omuzumda veya kucağımda... uykusu da geldi. kucağıma yatırdım. uyudu kaldı. biz sirkeciden kapalıçarşıya çıkarken ve kapalı çarşı gezimiz sırasında kucağımda öğlen uykusunu aldı. ben geberdim tabii... çarşıda uyandı. bir esnaf ayşeye pembe bileklik hediye etti. rengarenk çay bardakları gördük. pek beğendi. tam bizim aileye göre diyor. herkese, rengine göre bardak var. kapLI Çrşıdan beyazıta gittik. kucak konusunda arıza çıkarmaya başladı. ağlayıp zırlarken birden yanımızda bi palyaço peydah oldu. ayşeye balondan şapka, kemer ve çiçek yaptı. ayşe sustu ama palyaço beni ağlattı fahiş para alarak. neyse, canı sağolsun. en azından ayşe 2 saate yakın sakinleşti. bir süre de kucak istemedi. beyazıtta güvercinlere yem attık. oradan mahmutpaşadan eminönüne indik yeniden balımekmek yedik. ayşe de yedi. sonra köprüden yürüyerek karaköye geçtik. balıkçıları gördü. ben de balık tutcam diye tutturdu. oltamız yok falan diyorum. umurunda değil, balık tutacakmış. pembe olta alacakmışım. Bu pembe takıntısıyla, barbun veya kırlangıç tutar bu velet. tramvaya bindik ve deniz otobüsü iskelesine vardık. orda beklerken bir havhav gördü. küçük birşey.. onunla oynadı. bayıldı hayvana.. aslında bu cins hayvan alınabilir. ufak, bakımı kolay...
bizimkiler bursaya dönecekken ben ankaraya gidecektim. ayşe, ben de ankaraya gelecem dedi. pek akıllı insanlar sayılmayacağımız için, ayşe benle kaldı ve diğerlerini uğurladık. vapurla hareme geçtik. ankaraya geldik diye seviniyor. anlatım, otobüse bincez diye.. otobüse bindik. kek aldım bir tane . keki kirli diye sadece kenarlarını kemirerek yedi. içinden çıkan meyveleri de tükürdü. etrafı kırıntı etti. ekranda animasyon açtık. kucağıma yatarak 2 tur filmi seyrett. sonra uyudu. geceyarısı ankaraya vardığımızda, giydirirken uyandı. efralara gittik. efra uyuyor tabii ki.. teyzesine falan sarıldı. sonra yattık. epey bir süre uyumadı. sonra daldı gitti.
bugünle ilgili başka birçok ayrıntı falan da var ama hem hepsi aklımda değil, hem bu kadar yeter bence...
22 Ocak 2015 Perşembe
19 Ocak 2015 Pazartesi
19 OCAK 2015 PAZARTESİ
Sabah uyanıp yanıma geldi. peynirli yumurta yaptım ikimize. .yarısını yedi. son lokmayı yememek için fellik fellik benden kaçtı. ben işe giderken o da benle işe gelmek istedi. daha önce de götürdüm ya.. gene istiyor. başka zaman inşallah... akşam geldiğimde uyuyordu. uyanınca hafif sinirliydi. çişini yaparken annesine vurmuş. annesi de azarlayınca koşa koşa yanıma geldi. zırlıyor. biraz sonra ayşeye aldığım harf jelibonlarla kendince yazı yazmaya başladı. ayşe yazacak ama bir harf eksik. sehpaya parmağıyla "Y" çizdi. yok dedi. ben de "I" ile "V" yi birleştirip "Y" yaptım. kıyameti kopardı. meğer "I" uzun geldi diyeymiş. "I" yı koparıp kısalttı. "V" ile birleştirip "Y" yaptı.
18 OCAK 2015 PAZAR
sabah kahvaltıda fırından adığımız şeylerin sadece sosisli yerlerini yedi. bütün gün evdeydik. bir sürü ey yaptı ama şu an hiçbiri aklıma gelmiyor.
telefonla oynama oynadık. ben anne oldum. ayşe çocuk. bana telefon ediyor. konuşuyoruz. okuldan arıyormuş.
ısrarla havhav almamı istiyor. nerde yatacak. yerimiz yok diyorum. küçük ev al diyor. köpek isteme mevzusu epeydir var. en sonunda kızıma bir havhav alacaz anlaşılan..
dünkü oyunu gene oynadı. kaydedeyim dedim. hemen tempoyu düşürdü. doğru dürüst çekim yapamadım.
telefonla oynama oynadık. ben anne oldum. ayşe çocuk. bana telefon ediyor. konuşuyoruz. okuldan arıyormuş.
ısrarla havhav almamı istiyor. nerde yatacak. yerimiz yok diyorum. küçük ev al diyor. köpek isteme mevzusu epeydir var. en sonunda kızıma bir havhav alacaz anlaşılan..
dünkü oyunu gene oynadı. kaydedeyim dedim. hemen tempoyu düşürdü. doğru dürüst çekim yapamadım.
17 Ocak 2015 Cumartesi
17 OCAK 2015 CUMARTESİ
Sabah yatakta annesinin yanında yatarken, annesi hasta olduğu için onu iyileştirmeye çalışıyordu. boğazı acıyor diye boğazını öpüyor, elini sürekli boğazında tutuyordu. ayşeyi alıp salona götürdüm. dün yaptığı/yaptırdığı kek ile nutellalı ekmek ve yumurta istedi. hepsini yedi.
ABEY
ayhebeyya yazacam deyip bunu yazdı. deminden beri kucağımda youtubeda yüklü ayşeberra videolarını seyrediyoruz. eski çekimlerdeki kıyafetlerinin nerde olduğunu, çok güzel olduğunu soruyor. ayrıca beyaz-candan erçetin videolarını büyük bir zevkle ve merakla seyrediyor.
uzun zamandır yazmıyorum ama artık yazmam lazım. ayşe büyüdüğünü iddia ediyor ya, büyümesinin tamamlandığını, daha fazla büyümeyeceğini de iddia ediyor. daha da büyüyeceksin deyince zaten büyü diyor.
bir de şeyi aktarmalıyım. ayşe kendi gözlerini kapatınca görünmez olduğuna hala inanıyor. bana benziyor. nadide yengemde ben ufakken dedemden saklanırken gözlerimi kapatmamı hep anlatır. beni çok salak bulurmuş. ben ayşeyi sevimli buluyorum.
tüm öğleden sonrasında legolardan kurduğu kulemsi ev ve küçük oyuncaklarla oyun kurdu. oyuncakları eve soktu, çıkardı. birbirleriyle konuşturdu. oyuncaklardan biri anne oldu. biri de kendisi, ayşe... harika oyundu.
bugün için yazılması gereken şeylerden biri de tam kere sıçmasıydı. ishal veya kabız falan da değil...
ABEY
ayhebeyya yazacam deyip bunu yazdı. deminden beri kucağımda youtubeda yüklü ayşeberra videolarını seyrediyoruz. eski çekimlerdeki kıyafetlerinin nerde olduğunu, çok güzel olduğunu soruyor. ayrıca beyaz-candan erçetin videolarını büyük bir zevkle ve merakla seyrediyor.
uzun zamandır yazmıyorum ama artık yazmam lazım. ayşe büyüdüğünü iddia ediyor ya, büyümesinin tamamlandığını, daha fazla büyümeyeceğini de iddia ediyor. daha da büyüyeceksin deyince zaten büyü diyor.
bir de şeyi aktarmalıyım. ayşe kendi gözlerini kapatınca görünmez olduğuna hala inanıyor. bana benziyor. nadide yengemde ben ufakken dedemden saklanırken gözlerimi kapatmamı hep anlatır. beni çok salak bulurmuş. ben ayşeyi sevimli buluyorum.
tüm öğleden sonrasında legolardan kurduğu kulemsi ev ve küçük oyuncaklarla oyun kurdu. oyuncakları eve soktu, çıkardı. birbirleriyle konuşturdu. oyuncaklardan biri anne oldu. biri de kendisi, ayşe... harika oyundu.
bugün için yazılması gereken şeylerden biri de tam kere sıçmasıydı. ishal veya kabız falan da değil...
16 Ocak 2015 Cuma
15-16 OCAK 2015 PERŞEMBE CUMA
perşembe gene kızımı çok az gördüm.ama gece ben yıkanacaktım. o ise sevimli öcüleri seyrediyordu. bitsin ondan sonra dedi. bitince banyoya girdi. yıkadım. suda oynamaya bayılıyor. bugünün anlatılacak olayı, balon. abisi uzun ince balonlardan almış. onlardan ayşeye köpek falan yaptı. ama balonlar kalitesiz. hemen patlıyor.
cuma günü ise öğlen eve geldim. gelirken hüptirik ve banyo vinilleri almıştım. hüptirikleri yedi. eskiden yemezdi. gene al dedi. simitli ayıcıklar şeklindeki banyo oyuncaklarıyla oynamak için, saçım çok kirli demeye başladı. hüptirik saçına bulaşmış iddiasına göre... sonra saçı kısa bebek videosu seyretmek istedi. baştan anlamadık ama sonra anladık ki kendisine ait eski bir videoyu kastediyor ama hangisi olduğunu anlamadık. ben de youtube dan çeşitli bebek videoları seyrettirdim. özellikle babasıyla tartışan oje sürmüş çocuk videosunu defalarca seyretti. sonra o da gitti ruj ve oje sürdü. ben ruj için kızınca da koşup bana sıkı sıkı sarılıyor. kendini sevdirerek sıyırma stratejisi.. sonra yattı uyudu. öğleden sonra ise ayşeyle evde yalnızdık. akşam uyandı. annesi gelince çok huysuzlandı. pazardan ayşe için çilk aldım. akşam yemekte yemeğini yemiyordu. tatlı sert yemesini söyledim. yedi. ardından elini yıkamadı. sertçe yıkamasını söyledim. küsüp ağlayarak gitti.
bugün oje ruj sürme olayında aynı videodaki kız gibi bizimki de ben büyüdüm deyip duruyor. zaten herşeyde ileri sürdüğü arjüman bu: ben büyü...
akşam ayşenin geçen hafta çizdiği resmin fotoğrafını çektim. o da aile üyelerinin resmini çekti. en son kendisi poz verdi. inadına karanlıkta ve muzip bir poz.
gece hep beraber koruparka gittiler. dönüşte elinde balondan köpek vardı. bana gösterdi. elimizdeyken patladı. sonra abisiyle ayşe benim balondan hiç hazzetmediğimi keşfettiler. balonu şişirip şişirip üzerime salıyorlar. ayşe neşeden kahkahalar atıyor. gece ,gündüz seyrettiğimiz babasının üzerinde uyuyan bebek videosundan etkilenmiş olacak ki, bacaklarımın üzerine yattı uyudu. unutmadan, bu akşam bulduğu bir ipli etiketi parmağıma geçirdi ve sürekli parmağımda kalmasını sağladı.
cuma günü ise öğlen eve geldim. gelirken hüptirik ve banyo vinilleri almıştım. hüptirikleri yedi. eskiden yemezdi. gene al dedi. simitli ayıcıklar şeklindeki banyo oyuncaklarıyla oynamak için, saçım çok kirli demeye başladı. hüptirik saçına bulaşmış iddiasına göre... sonra saçı kısa bebek videosu seyretmek istedi. baştan anlamadık ama sonra anladık ki kendisine ait eski bir videoyu kastediyor ama hangisi olduğunu anlamadık. ben de youtube dan çeşitli bebek videoları seyrettirdim. özellikle babasıyla tartışan oje sürmüş çocuk videosunu defalarca seyretti. sonra o da gitti ruj ve oje sürdü. ben ruj için kızınca da koşup bana sıkı sıkı sarılıyor. kendini sevdirerek sıyırma stratejisi.. sonra yattı uyudu. öğleden sonra ise ayşeyle evde yalnızdık. akşam uyandı. annesi gelince çok huysuzlandı. pazardan ayşe için çilk aldım. akşam yemekte yemeğini yemiyordu. tatlı sert yemesini söyledim. yedi. ardından elini yıkamadı. sertçe yıkamasını söyledim. küsüp ağlayarak gitti.
bugün oje ruj sürme olayında aynı videodaki kız gibi bizimki de ben büyüdüm deyip duruyor. zaten herşeyde ileri sürdüğü arjüman bu: ben büyü...
akşam ayşenin geçen hafta çizdiği resmin fotoğrafını çektim. o da aile üyelerinin resmini çekti. en son kendisi poz verdi. inadına karanlıkta ve muzip bir poz.
gece hep beraber koruparka gittiler. dönüşte elinde balondan köpek vardı. bana gösterdi. elimizdeyken patladı. sonra abisiyle ayşe benim balondan hiç hazzetmediğimi keşfettiler. balonu şişirip şişirip üzerime salıyorlar. ayşe neşeden kahkahalar atıyor. gece ,gündüz seyrettiğimiz babasının üzerinde uyuyan bebek videosundan etkilenmiş olacak ki, bacaklarımın üzerine yattı uyudu. unutmadan, bu akşam bulduğu bir ipli etiketi parmağıma geçirdi ve sürekli parmağımda kalmasını sağladı.
14 Ocak 2015 Çarşamba
13-14 OCAK 2015 SALI SALIRTESİ
Salı günü için yazacak hiçbirşey yok. sabah erken çıktım. akşam geç geldim. gündüz gezmeye gitmişler. ayşe hep kucakta taşınmak istemiş. ablası şikayet ediyor ayşe büyümemiş, bebek diye.. ayşe itiraz ediyor. ayşe büyük ama yoruldu diye...
ayşenin kendine özgü kelimeleri çok hoş. BAGAT (kapat) BUĞDA (çorba) HAMMAK (yemek) YAPIYO (yapıyor) HUKKUİ (nesquik) VAR (hay) daha çok var... genel olarak telaffuz etmediği harfler yerine H koyuyor.
sabah uyandı. güleryüzlü. yumurta pişirdim. ekmeği banıp yedi. annesi uyanınca ona günaydın dedi. (ilk defa duydum) benle inatlaştı. oyun okulu bitti. okuma okulu var sonra dedim. okul bitti diye inat etti. üstelik bana posta koyuyor. "hen bilmiyor. okul bitti" diye... annesine de söyledi, baba bilmiyor diye. 2 gündür beni az görüyor, bugün dibimden ayrılmadı. kucağımda, barbi balerin ve çamaşır yıkama oynadık. yapboz yaptık. sonra uykusu geldi. "hüt, minika, uyu, bi de höbek" dedi. yattı ama uyumadı. babannesi geldi. sütü kaselere koyup suyla karıştırıp tuz falan da döküp bebekleri için mama hazırladı. bebekler uyuyor diyor herkese sessiz olmalarını tebmihliyor. eliyle ağzının fermuarını kapama hareketi yaptı. hepimiz gülmekten öldük.
babanne çorbası istedi. biraz yedi. artık gceleri çok geç uyuyor. dolayısıyla sabah ta geç uyanıyor.
ayşenin kendine özgü kelimeleri çok hoş. BAGAT (kapat) BUĞDA (çorba) HAMMAK (yemek) YAPIYO (yapıyor) HUKKUİ (nesquik) VAR (hay) daha çok var... genel olarak telaffuz etmediği harfler yerine H koyuyor.
sabah uyandı. güleryüzlü. yumurta pişirdim. ekmeği banıp yedi. annesi uyanınca ona günaydın dedi. (ilk defa duydum) benle inatlaştı. oyun okulu bitti. okuma okulu var sonra dedim. okul bitti diye inat etti. üstelik bana posta koyuyor. "hen bilmiyor. okul bitti" diye... annesine de söyledi, baba bilmiyor diye. 2 gündür beni az görüyor, bugün dibimden ayrılmadı. kucağımda, barbi balerin ve çamaşır yıkama oynadık. yapboz yaptık. sonra uykusu geldi. "hüt, minika, uyu, bi de höbek" dedi. yattı ama uyumadı. babannesi geldi. sütü kaselere koyup suyla karıştırıp tuz falan da döküp bebekleri için mama hazırladı. bebekler uyuyor diyor herkese sessiz olmalarını tebmihliyor. eliyle ağzının fermuarını kapama hareketi yaptı. hepimiz gülmekten öldük.
babanne çorbası istedi. biraz yedi. artık gceleri çok geç uyuyor. dolayısıyla sabah ta geç uyanıyor.
13 Ocak 2015 Salı
12 OCAK 2015 PAZARTESİ
sabah çıktığımda uyuyorlardı. Akşam gldiğimde ayağında yeni panduflarıyla karşıladı beni... havhavlı... hem de pembe dedi. yemekte dalga geçiyordu. dalga gçmedemn yemesini söyleyince şirinlik yapmaya başladı. üsteleyince yemek zorunda kaldı. gecenin tamamını arka odada geçirdiler. bir ara annesinin ona kızdığını duydum. son zamanlarda alışkanlık haline getirdiği gibi gene elini ağzına sokuyormuş. annesi de tırnaklarına acı ofe süreceğini söyledi. bunu duyunca ayşe feryadı bastı ve hüngür hüngür ağlamaya başladı. acı ofe sürme diyor. çok korktu. ne sandıysa... gece saat üç gibi hala uyanık ve bilgisayarda pepee seyrediyordu.
11 Ocak 2015 Pazar
11 OCAK 2015 PAZAR
sabah uyanmadı tabi... öğleden sonra uyanmış. ben uyandığımda salonda satranç taşlarıyla oynuyordu. kahvaltı denince "oyun bitince" cevabı veriyormuş. sonra biraz "kuru yumurta" yedi. azıcık şeyle doydum dedi. sonra kahverengi birşeyler aramaya başladı dolapta... ne olduğunu anlamadım ama cips varmış. onu çıkardım. hapır hupur yedi.
dün almaya söz verdiğim hikkui almayı unutmuşum. çok bozuldu. bütün gün evdeydik. dışarda yağan yağmuru inkar ediyor. kar yağıyor diyor. akşam yemekte nihayet 2 tabure üstüste oturmasının ceremesini çekti. inerken götüstü yere düştü. ağlamaya başladı. acıdı tabii.. bakalım görecez... bir musibet bin nasihatten iyi mi?
ayrıca duvar saatinin üzerine yapışık olan çıkartmaları istemiş. vermemişler haliyle... çok güzeldi deyip deyip ağladı. kucağıma aldım. sonra beraber gidip satın alacağımızı söyledim.
dün almaya söz verdiğim hikkui almayı unutmuşum. çok bozuldu. bütün gün evdeydik. dışarda yağan yağmuru inkar ediyor. kar yağıyor diyor. akşam yemekte nihayet 2 tabure üstüste oturmasının ceremesini çekti. inerken götüstü yere düştü. ağlamaya başladı. acıdı tabii.. bakalım görecez... bir musibet bin nasihatten iyi mi?
ayrıca duvar saatinin üzerine yapışık olan çıkartmaları istemiş. vermemişler haliyle... çok güzeldi deyip deyip ağladı. kucağıma aldım. sonra beraber gidip satın alacağımızı söyledim.
10 Ocak 2015 Cumartesi
10 OCAK 2015 CUMARTESİ
Günün olayı, ayşenin oyuncak laptopunun kırıldığını söyleyip (kilidi kırılmış sadece) yenisini istemesi... (epeydir istiyor zaten)
markete gelince alırım dedim. hemen bilgisayar ekranındaki turkuaz bir ikonu gösterip mavi markette var dedi. hakkaten de A101 de daha önce görmüştük ve istemişti. gösterdiği ikonun rengi de A01 in rengiydi. nelere dikkat etmiş velet.
sabah uyandığında hepimizi toplayıp yatağa yatırmak istedi. ama sonra herşey tam istediği gibi olmadı diye zırlamaya başladı. anlatacağı şeyleri kulağımıza fısıldayarak söyleme huyu başladı. bana, annenin elinden tutup odaya getirme talimatı verdi fısıldayarak. kahvaltıda zaten küçük olan patatesleri bıçakla ikiye böldü. gerek olmadığını söyleyince de "karnım şişer" diye cevap veriyor. akşam üzeri aç karnına uyudu kaldı. iştah iyice nanay oldu ayşede...
uyandı allahtan.. akşam yemekte tavuk yedik. ayşe de butları kemire kemire yedi. yemekte ilginç birşey yapmıştı ama üzerinden yaım saat bile geçmemesine rağmen unuttum gitti. üstüste duran 2 tabureye tırmanma ve inmeyi becerebildiğini ablasına da gösterdi.
Kağıt istedi. kocaman bir insan çizdi. kar yağıyor. kulağında kulaklık var. dudaklarında ruj var. babası kızmıyor dedi. ben de büyük olduğu için babası kızmamış dedim. "ben de büyük" diye beni köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. küçüksün dedikçe büyüğüm diyor.
hatırladım. biberonu, ablasına verip büyük beyaza götürmesini söylemiş. ablası anlamayınca kendi alıp buzdolabına koydu ablasını azarlayarak. ben birkaç saat önce sütü dışarda bırakmamalarını söylemiştim. ordan ilham almış ama buzdolabını tanımlaması ilginç... büyük ve beyaz...
gece yanıma gelip " hüt, mimika, uyu" dedi. bütün gün minika açıktı diye minikayı açmak istemedim ama ne mümkün... yattı. tam uyuyacakken annesi geldi. uykusu kaçtı. ben uyudum. gece 03 gibi uyandığımda ayşe uyanıktı ve ablası henüz yatıyordu. herhalde sabah ezanına kadar falan uyanık kaldı. yatarak minika seyretti.
markete gelince alırım dedim. hemen bilgisayar ekranındaki turkuaz bir ikonu gösterip mavi markette var dedi. hakkaten de A101 de daha önce görmüştük ve istemişti. gösterdiği ikonun rengi de A01 in rengiydi. nelere dikkat etmiş velet.
sabah uyandığında hepimizi toplayıp yatağa yatırmak istedi. ama sonra herşey tam istediği gibi olmadı diye zırlamaya başladı. anlatacağı şeyleri kulağımıza fısıldayarak söyleme huyu başladı. bana, annenin elinden tutup odaya getirme talimatı verdi fısıldayarak. kahvaltıda zaten küçük olan patatesleri bıçakla ikiye böldü. gerek olmadığını söyleyince de "karnım şişer" diye cevap veriyor. akşam üzeri aç karnına uyudu kaldı. iştah iyice nanay oldu ayşede...
uyandı allahtan.. akşam yemekte tavuk yedik. ayşe de butları kemire kemire yedi. yemekte ilginç birşey yapmıştı ama üzerinden yaım saat bile geçmemesine rağmen unuttum gitti. üstüste duran 2 tabureye tırmanma ve inmeyi becerebildiğini ablasına da gösterdi.
Kağıt istedi. kocaman bir insan çizdi. kar yağıyor. kulağında kulaklık var. dudaklarında ruj var. babası kızmıyor dedi. ben de büyük olduğu için babası kızmamış dedim. "ben de büyük" diye beni köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. küçüksün dedikçe büyüğüm diyor.
hatırladım. biberonu, ablasına verip büyük beyaza götürmesini söylemiş. ablası anlamayınca kendi alıp buzdolabına koydu ablasını azarlayarak. ben birkaç saat önce sütü dışarda bırakmamalarını söylemiştim. ordan ilham almış ama buzdolabını tanımlaması ilginç... büyük ve beyaz...
gece yanıma gelip " hüt, mimika, uyu" dedi. bütün gün minika açıktı diye minikayı açmak istemedim ama ne mümkün... yattı. tam uyuyacakken annesi geldi. uykusu kaçtı. ben uyudum. gece 03 gibi uyandığımda ayşe uyanıktı ve ablası henüz yatıyordu. herhalde sabah ezanına kadar falan uyanık kaldı. yatarak minika seyretti.
08-09 OCAK 2014 PERŞEMBE CUMA
palamut balıklaını yunusa benzetmek
ASYŞBE122222222222333344444
BABA YAZMIŞ BİLMEDEN. AYŞE YAZDIM DİYE BENLE KAVGA EDİYOR.
AYŞE BERRA1234
BABA123456
ASYŞBE122222222222333344444
BABA YAZMIŞ BİLMEDEN. AYŞE YAZDIM DİYE BENLE KAVGA EDİYOR.
AYŞE BERRA1234
BABA123456
6 Ocak 2015 Salı
07 OCAK 2015 SALIRTESİ
sabah güzel uyandı. legolarını çıkardı. onlarla oynadı. yumurta hazırladı. o kadar az yedi ki... hakkaten iştah diye birşey kalmadı. bana lazım olan bir kağıdı istedi. vermedim. başka kağıt vereyim dedim. bozuldu. ısrarla o kağıdı istedi. vermeyince küser gibi oldu. sonra başka bir kağıt aldı ve kağıdın üzerindeki rakamları yazmaya başladı. 9 çizip baba bak 6 dedi. 6 olmadığını söyledim. inatla 6 dedi. bir de bana sen bilmiyorsun diyor piçkurusu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...