Bugün sabah yaptığı mutlaka yazılmalı... resimli hikaye kitabı yaptı... gerçekten yaptı... bir ev, yanında insanlar ve ağaçlar olan bir resim yaptı. resimde bir de tırtıl vardı. sonra aynı resmi başka bir sayfaya daha çizdi ama tırtıl koza olmuştu. sonraki sayfada, aynı kompozisyon gene verdı ama koza ağaca asılıydı. sonrakinde ise kelebek olmuştu. n sonunda da bu resimleri kendince bir araya getirip ciltledi. saklamamız gereken bir emanet bence...
hafta içinde benle eskişehire geldi adeti olduğu üzere... gündüzleri dükkanda geçirdi. akşamı ise geme sebebi olan umayın odasında... gece, sabaha karşı, fındık, dayısını uyandırmak için havlıyor. ayşe de sse uyanmış ve yanına gittiğimde odanın ortasında ağlıyordu. neyse ki o daha uaynmadan hamle etmişim de çok korkmadı. yanına yattım. aynı annesi gibi yatıyor. ahtapot tarzı.. koluyla bacağıyla beni sardı.
atlanmadan yazılması gereken birşey de bit mücadelesi... okuldan eve bit getirmiş. zaten günlerdir kafasını kaşıyıp duruyordu. sebebi bitmiş. bit ilacı işe yaramadı. biz de gazyağı sürdük. anası kılıklı, gaz kokusuna bayıldı. yanıma gelip saçlarını koklatıyor, "ne güzel kokuyor di mi" diyerek... anası gibi kimyasal kokulara bayılacak anlaşılan...
bir de okul kapısında gözünün yaşarması meselesi var.. ağlamıyor ama epey ağlamaklı oluyor. alışkanlık haline geldi...
26 Mart 2016 Cumartesi
16 Mart 2016 Çarşamba
16 MAYIS 2016 ÇARŞAMBA
bugün okula göndermedim. dünden beri öksürüyor. hasta sayılmaz ama tedbiri elden bırakmamak lazım.. saçını kaşıyıp duruyor 2 gündür. bit bulaşmış olmasın... annesine saçlarını da kontrol ettirmiyor.
unuttuğum birşeyi yazayım. okula giderken de gelirken de omuzumda geliyor. apartman merdivenlerinde omuzumda olduğunda tavandan elma topluyor ve yiyor. bunu eğlenceye çevirdi.
unuttuğum birşeyi yazayım. okula giderken de gelirken de omuzumda geliyor. apartman merdivenlerinde omuzumda olduğunda tavandan elma topluyor ve yiyor. bunu eğlenceye çevirdi.
15 Mart 2016 Salı
15 MART 2016 SALI
Son birkaç günün zikredilmesi gereken olayları var. birincisi bana yaklaşık bir aydan bu yana "bada" demesi... uyardığım zaman baba diyor ama kendi haline geldiğinde bada diyor.
ayrıca dün anhatarla sokak kapısını açtı. ilk defa... gücü anahtarı çevirmeye yetti ki bizim kilit zor döner. bugün de denedi. bugün gücü yetmedi. zaten senelerdir anahtarları kilide o sokardı. meraklıydı.
pazar günü "rize sergisi"ne gittik. oradan kendine altın paralı başa sarılan adı neyse o bezlerden aldı. başına bağladık. çok şeker göründü. ama neden hatırlamıyorum ama bana kızdı ve küstü. gün boyunca bana surat etti. dil çıkardı. hatta parkta beni itekledi bile... ertesi gün ise benim için bir mektup hazırladı, üstünde ayşeyle benim resmimi çizdiği... dünkü davranışlarım için özür dilerim baba diyerek bana verdi.
birkaç zamandır okula gitmek istemiyordu. her seferinde okul kapısında gözleri yaşlanıyordu ama geçti herhalde...
ayrıca dün anhatarla sokak kapısını açtı. ilk defa... gücü anahtarı çevirmeye yetti ki bizim kilit zor döner. bugün de denedi. bugün gücü yetmedi. zaten senelerdir anahtarları kilide o sokardı. meraklıydı.
pazar günü "rize sergisi"ne gittik. oradan kendine altın paralı başa sarılan adı neyse o bezlerden aldı. başına bağladık. çok şeker göründü. ama neden hatırlamıyorum ama bana kızdı ve küstü. gün boyunca bana surat etti. dil çıkardı. hatta parkta beni itekledi bile... ertesi gün ise benim için bir mektup hazırladı, üstünde ayşeyle benim resmimi çizdiği... dünkü davranışlarım için özür dilerim baba diyerek bana verdi.
birkaç zamandır okula gitmek istemiyordu. her seferinde okul kapısında gözleri yaşlanıyordu ama geçti herhalde...
12 Mart 2016 Cumartesi
12 MART 2016 CUMARTESİ
Bugün annesiyle çarşıya gittiler. geldiğinde zırlayarak eve girdi. "yoruldum" diye ağlıyor. bunu son zamanlarda çok sık yapıyor. yürümek istemiyor. kucak istiyor. olmayınca da arıza çıkarıyor hatta küsüyor. bana da yapıyor okul dönüşlerinde... her seferinde neden arabayla gelmedin diye soruyor. arabamız yok cevabını kabul etmiyor. dedenin arabasını öne sürüyor.
dün kızım korkunç bir dehşet yaşadı. okul dönüşü cuma pazarına uğradık. pazar girişinde ayşe yaşlarında bi' kız çocuğu babasıyla beraber pazardan ayrılıyordu ama kız avazı çıktığı kadar bağırıp ağlıyordu. babası aniden, kızcağızın suratına iki tane sille patlattı. ayşe manzarayı görünce dehşete kapıldı. hayatında ilk defa şiddete tanık oluyor. suratı öyle bir hale geldi ki, tarif edemem. hemen kızıma sarılıp, çocuğa vurmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu falan anlattım. kızıma sıkı sıkı sarıldım. sakinleşti. kendine geldi. çilek aldık elbette...
akşam yemekten sonra ellerini bir kez daha yıkamasını rica ettim. ricamı yerine getirmedi. ben de seninle konuşmayacam, beni üzdün dedim. salona dönünce, bana kızıp zırlamaya başladı. onu çok üzmüşüm. bir daha benden birşy istemeyecekmiş. insanlara olan kızgınlığını böyle ifade ediyor. "bir daha senden birşey istemeyecem. "
bir de kızdığı insana, "sen bilmiyorsun" demesi var... tabii, kötü laf söylemesi gerekince söylediği "bebek" te var.
dışarda pilav yemişler. aslında ondan olmaz gibi geliyor bana ama ishal olmuş... disney açtırıp yattı.
bu arada, disney kanalı hakkında birşey yazmadım galiba... son zamanlarda sürekli disney kanalı.. hatta eve geldiğimizde, baba birşey unuttun diye sırıtarak TV de disneyi açmamı hatırlatıyor.
dün kızım korkunç bir dehşet yaşadı. okul dönüşü cuma pazarına uğradık. pazar girişinde ayşe yaşlarında bi' kız çocuğu babasıyla beraber pazardan ayrılıyordu ama kız avazı çıktığı kadar bağırıp ağlıyordu. babası aniden, kızcağızın suratına iki tane sille patlattı. ayşe manzarayı görünce dehşete kapıldı. hayatında ilk defa şiddete tanık oluyor. suratı öyle bir hale geldi ki, tarif edemem. hemen kızıma sarılıp, çocuğa vurmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu falan anlattım. kızıma sıkı sıkı sarıldım. sakinleşti. kendine geldi. çilek aldık elbette...
akşam yemekten sonra ellerini bir kez daha yıkamasını rica ettim. ricamı yerine getirmedi. ben de seninle konuşmayacam, beni üzdün dedim. salona dönünce, bana kızıp zırlamaya başladı. onu çok üzmüşüm. bir daha benden birşy istemeyecekmiş. insanlara olan kızgınlığını böyle ifade ediyor. "bir daha senden birşey istemeyecem. "
bir de kızdığı insana, "sen bilmiyorsun" demesi var... tabii, kötü laf söylemesi gerekince söylediği "bebek" te var.
dışarda pilav yemişler. aslında ondan olmaz gibi geliyor bana ama ishal olmuş... disney açtırıp yattı.
bu arada, disney kanalı hakkında birşey yazmadım galiba... son zamanlarda sürekli disney kanalı.. hatta eve geldiğimizde, baba birşey unuttun diye sırıtarak TV de disneyi açmamı hatırlatıyor.
8 Mart 2016 Salı
08 MART 2016 SALI
iki gündür okula gitmek istemiyor. okulun kapısında da gözleri nemleniyor. sebebi belirleyemedik. sorunca, seni özlüyorum, sıkıldım diyor. öğretmenle konuştum. sorun yok. ama çok duygusal dedi. n'olur bunu deme dedim. daha önce bu lafı duyduğumda yaşadıklarımız cehennem azabı gibiydi.
okula yürüyerek gidip gelmekten hiç hoşlanmıyor. neden arabayla gelmedin diyor. arabamız yok diyorum. dedemin var diyor. her zaman dedenin arabası alınmaz diyorum. yürümek istemiyor. omuzumda gitmek istiyor. bir kaç seferdir taşıyorum ama o ağırlaştıkça ben yaşlanıyorum. olmuyor. bugün dönüşte yüürmeye zorladım. yorumdum diye sızlandı durdu. yürümyi hiç sevmiyormuş. ben severim dedim. kızdı. en son eve geldiğimizde, madem yürümryi sevmiyorsun, ben de seni sevmeyecem dedim tepkisini ölçmek için... kıyameti kopardı. asıl ben seni sevmeyecem. senden artık hiçbirşey istemeyecem falan dedi. bağırdı çağırdı. yarım saat sonra unuttu gitti.
bugün parkta azimle kaygan yerden tırmanmaya çalıştı ve sonunda başardı. videosu da var.
okula yürüyerek gidip gelmekten hiç hoşlanmıyor. neden arabayla gelmedin diyor. arabamız yok diyorum. dedemin var diyor. her zaman dedenin arabası alınmaz diyorum. yürümek istemiyor. omuzumda gitmek istiyor. bir kaç seferdir taşıyorum ama o ağırlaştıkça ben yaşlanıyorum. olmuyor. bugün dönüşte yüürmeye zorladım. yorumdum diye sızlandı durdu. yürümyi hiç sevmiyormuş. ben severim dedim. kızdı. en son eve geldiğimizde, madem yürümryi sevmiyorsun, ben de seni sevmeyecem dedim tepkisini ölçmek için... kıyameti kopardı. asıl ben seni sevmeyecem. senden artık hiçbirşey istemeyecem falan dedi. bağırdı çağırdı. yarım saat sonra unuttu gitti.
bugün parkta azimle kaygan yerden tırmanmaya çalıştı ve sonunda başardı. videosu da var.
4 Mart 2016 Cuma
04 MART 2016 CUMA
Dün kendisine modem kutusundan çanta yaptı. yeni modemin kutusunu ona vermiştim. önce tamamen açtı sonra yeniden katladı ve enikonu çanta yaptı. ip bağlayıp omzuna astı. bugün de okuldan gelirken bieşey söylüyordu. bir türlü anlayamadım. ağız veya ağaç gibi birşey.. ben anlamayınca elleriyle şeklini yaptı. anlaşılmayacak gibi değil.. 6... altı çok mudur diye soruyormuş. pazara gittik. çilek aldırdı. bayıla bayıla yedi. özlemiş.
1 Mart 2016 Salı
2 MART 2016 ÇARŞAMBA
Şu anda ayşe somurtmuş halde, mırıldanıp duruyor. dün annesi ona yeni bir ayakkabı aldı. ev ayakkabısı, sadece evde giyicem deyip duruyor. annesi de okula giderken giymen için aldım dedi. ben de annesine destek çıkıp, bir de üstüne gayet sert şekilde, ya giyersin, ya da iade ederiz deyince, gece ikimize de küs şekilde uyudu. uykusunda bile bizle kavga etmeyi sürdürdü. sabah kalktı ve asık bir suratla koltuğa oturup, "benim dediğimi yapacaksınız" diye sızlanmaya başlıyor. öfkeli ama süt dökmüş kedi giib... diş geçiremeyeceğini anladı ama mırıldanarak ta olsa hala kendi tezini savunuyor. öyle sinirli ki; dün beni itekliyor veya yaptığı şeylere bakmamı bile yasaklıyor. dün yaptığı prenses şapkası anlatılmaya değer... A+ kağıdı külah şeklinde kıvıtıp yapıştırdı. tepesinden de gökkuşağı renklerinde uzun bir ayakkabı bağcığı uzanıyor. hakkaten tam da filmlerde gördüklerimize benziyor. çok becerikli velet.. dün ayrıca, bacaklarının arasına şemsiye sokup, "ben iyi cadıyım. benden ne iyilik istiyorsunuz" diye dolanıyordu ortalıkta.
haftasonu dayısı çocuklarla beraber bize geldiler. hediye oyuncak ta getirmişler. onlarla oynadı bol bol. hep beraber pizza yaptık. merdaneyle hamur açtılar. pizza malzemesini döşediler. hepsi pizza üzerine şekil çizdi. kızım mutlu yüz yaptı salamlardan... ben eskişehire giderken o da gelmek istedi ama şartlar mğsait olmadığı için götürmedim. bozuldu. ben seni çok özleyecem falan dedi. asıl derdi çocukların odasındaki oyuncaklarla oynamak ama bu sefer gerçekten de oynamak için pek vakit yok.
anlatılması gereken birşey de ağzından çıkan laflar... akıllara ziyan laflar etmeyi iyice sıklaştırdı.
haftasonu dayısı çocuklarla beraber bize geldiler. hediye oyuncak ta getirmişler. onlarla oynadı bol bol. hep beraber pizza yaptık. merdaneyle hamur açtılar. pizza malzemesini döşediler. hepsi pizza üzerine şekil çizdi. kızım mutlu yüz yaptı salamlardan... ben eskişehire giderken o da gelmek istedi ama şartlar mğsait olmadığı için götürmedim. bozuldu. ben seni çok özleyecem falan dedi. asıl derdi çocukların odasındaki oyuncaklarla oynamak ama bu sefer gerçekten de oynamak için pek vakit yok.
anlatılması gereken birşey de ağzından çıkan laflar... akıllara ziyan laflar etmeyi iyice sıklaştırdı.
24 Şubat 2016 Çarşamba
24 ŞUBAT 2016 ÇARŞAMBA
Ayşe bu hafta içinde istanbula gitti bir kz daha... gene gemiden martılara simit attık. bayılıyor buna... iskelede koşturdu durdu. arnavutköye vardığımızda "biz buraya gelmiştik" dedi. cenaze için gelmiştik daha önce.. ama çok kötü bir şey de oldu. benimle beraber bakkala girdi ve bakkaldan çıkınca hızla yola atladı. neredeyse arabanın altında kalıp ezilecekti. birşey olmadı ama çok korktu. bizim de ödümüz koptu ama iyi de oldu, artık sağa sola bakıp geçer. caddede koşmaması gerektiğini anlatıp duruyordum. bir musibet bin nasihat meselesi. ama ucuz atlattık.
son günlerde kreşe gittiğimizde gözleri dolarak bahçede bekle demeye başladı. ben de 2 kere bahçeye çıkma saatlerinde okula gittim. kapıda duran osman, ayşenin çok harika bir çocuk olduğunu, bahçeye çıktıklarında bütün çocuklara rol biçtiğini, herkesi yönettiğini söyledi.
yolda yürürken kenardaki eşik ve basamaklardan yürüme huyu olduğunu yazmamıştım. sanırım. yıllardır böyle bir alışkanlığı var ama geçenlerde kafasını pencere demirlerine çarptı bu yüzden...
annesine geçen gün söylediği laf müthişti. "paylaşmak diye birşey var, anne"
bir de ilginç bir şey yaptığında "bunu da yaz baba" lafı... şu sıralar sık sık duymaya başladık.
teraziye çıkıp tartıldıktan sonra hemen bana yapışıp boyunu ölçüyor. çok komik. bak ben büyüdüm diyor. göbeğime kadar gelmiş.
tam şu anda, sarıyla maviyi karıştırıp yeşil elde etti ve bana keşfini anlatıyor. biraz evvel, yavru fil resmi çiziyordu. dün, karmakarışık bir resim çizmişti. içinde ambulanstan hasta alan doktorlardan, okula, tatil köyünden genel şehir görünümün kadar her şey vardı.
"kendime söylemek" lafını unutmamalıyım. kendi kendine konuştuğu zaman böyle diyor. bir de geçen günlerde bana meteorları sormuştu. inanılır gibi değil,
BUGÜN ÖĞLEDEN SONRAYI ANNESİYLE EVDE GEÇİRDİ. apartman içinde komşu gezmesine gitmişler. akşam eve gelmekten pek memnun olmadı. gezmeyi seviyor.
son günlerde herkese posta koyuyor. genelde annesine ama arada bana da kaynıyor.
akşam evdeki iki tane süs biblosunu ağzına geçirip fil oldu.
daha da ötesi, A4 kağıdı katlayıp, boyayıp eni konu kukla yaptı. hem de hareketli kukla... isimlerini de murat ile zeynep koydu. onları konuşturup oynuyor.
son günlerde kreşe gittiğimizde gözleri dolarak bahçede bekle demeye başladı. ben de 2 kere bahçeye çıkma saatlerinde okula gittim. kapıda duran osman, ayşenin çok harika bir çocuk olduğunu, bahçeye çıktıklarında bütün çocuklara rol biçtiğini, herkesi yönettiğini söyledi.
yolda yürürken kenardaki eşik ve basamaklardan yürüme huyu olduğunu yazmamıştım. sanırım. yıllardır böyle bir alışkanlığı var ama geçenlerde kafasını pencere demirlerine çarptı bu yüzden...
annesine geçen gün söylediği laf müthişti. "paylaşmak diye birşey var, anne"
bir de ilginç bir şey yaptığında "bunu da yaz baba" lafı... şu sıralar sık sık duymaya başladık.
teraziye çıkıp tartıldıktan sonra hemen bana yapışıp boyunu ölçüyor. çok komik. bak ben büyüdüm diyor. göbeğime kadar gelmiş.
tam şu anda, sarıyla maviyi karıştırıp yeşil elde etti ve bana keşfini anlatıyor. biraz evvel, yavru fil resmi çiziyordu. dün, karmakarışık bir resim çizmişti. içinde ambulanstan hasta alan doktorlardan, okula, tatil köyünden genel şehir görünümün kadar her şey vardı.
"kendime söylemek" lafını unutmamalıyım. kendi kendine konuştuğu zaman böyle diyor. bir de geçen günlerde bana meteorları sormuştu. inanılır gibi değil,
BUGÜN ÖĞLEDEN SONRAYI ANNESİYLE EVDE GEÇİRDİ. apartman içinde komşu gezmesine gitmişler. akşam eve gelmekten pek memnun olmadı. gezmeyi seviyor.
son günlerde herkese posta koyuyor. genelde annesine ama arada bana da kaynıyor.
akşam evdeki iki tane süs biblosunu ağzına geçirip fil oldu.
daha da ötesi, A4 kağıdı katlayıp, boyayıp eni konu kukla yaptı. hem de hareketli kukla... isimlerini de murat ile zeynep koydu. onları konuşturup oynuyor.
16 Şubat 2016 Salı
17 ŞUBAT 2016 SALI
bugün okula gitmk istemedi. ben de götürmedim. bütün günü evde geçirdik. akşama kadar pek birşey olmadı. ayşe oyun oynadı. gece ise bomba patladı. beraber markete gittik. yolda, gökyüzündeki aydedeyi gördü. zateen pek mraklı aydedeye bebekliğinden beri... birkaç zamandır dediğini gene dedi. "aydede sanki bizimle geliyor gibi ama aslında gelmiyor" sonra ayın nasıl birşey olduğuna dair sorular geldi ve arkasından astronomi ile ilgili sorular... en babası da, "uzaylılar var mı?" ben anlattıkça, ayşe de "haaa" şeklinde anlama nisaları çıkarıyor. eve gelince annesi geldiğinde oynadığı gibi gene damat halayı oynadı. annesin sordum, nereden öğrendi diye, sakaryada düğünde öğrenmiş...
aklıma gelmişken, unutmadan yazmalıyım. bir şeyi beğenmediği zaman, beğenmedim, sevmedim demiyor. biraz beğendim veya az beğendim diyor.
koku sürüyor dışarı çıkarken ve "beni kokla" diyor bizlere... sürekli dans ediyor.. bir de dün akşam, annesine "benim saçım niye ablam gibi zıpzıp olmuyor" diye sordu. eliyle de gösteriyor saçını.. saçı kıvır kıvır, dalgalı olmuyormuş.
son zamanlarda yazı yazmaya merak sardı. öğretsek okuma yazma öğrenecek. bu gece birşeyler yazdırayım dedim. kızdı. ben zaten yazabiliyorum dedi. bunu da biliyormuş artık... "zaten"lerine okuma yazma da eklendi anlaşılan...
markette "süt içme bardağı" gördü ve istedi. ben de "sen biberonla süt içiyorsun. bardakla içmiyorsun" deyince, artık bardakla içecem dedi ve bardakları aldık. üzerinde inek resmi olan çok şirin bardaklar hakkaten... gece, annesinden möö'lü bardakla süt istedi.
aklıma gelmişken, unutmadan yazmalıyım. bir şeyi beğenmediği zaman, beğenmedim, sevmedim demiyor. biraz beğendim veya az beğendim diyor.
koku sürüyor dışarı çıkarken ve "beni kokla" diyor bizlere... sürekli dans ediyor.. bir de dün akşam, annesine "benim saçım niye ablam gibi zıpzıp olmuyor" diye sordu. eliyle de gösteriyor saçını.. saçı kıvır kıvır, dalgalı olmuyormuş.
son zamanlarda yazı yazmaya merak sardı. öğretsek okuma yazma öğrenecek. bu gece birşeyler yazdırayım dedim. kızdı. ben zaten yazabiliyorum dedi. bunu da biliyormuş artık... "zaten"lerine okuma yazma da eklendi anlaşılan...
markette "süt içme bardağı" gördü ve istedi. ben de "sen biberonla süt içiyorsun. bardakla içmiyorsun" deyince, artık bardakla içecem dedi ve bardakları aldık. üzerinde inek resmi olan çok şirin bardaklar hakkaten... gece, annesinden möö'lü bardakla süt istedi.
15 Şubat 2016 Pazartesi
15 ŞUBAT 2016 PAZARTESİ
şu an ağzım açık, şaşkınlıktan küçük dilimi yutmuş durumdayım. ayşe, A4 kağıtları seloband ile yapıştırıp kutumsu bir şey inşa etti. sonra da birşeyler sordu. tam olarak ne dediğini anlamadım ama durumu açıklarken, "ben buraya new york yapacam, aslan aleksteki gibi" demez mi? dediğim gibi... küçük dilimizi yuttuk. şu an beren olayı öğrendi ve o da şaşkınlaştı. ayşe, bambaşka bir çocuk... tarif edemiyorum. şu an bana, su aygırının kulağı olur mu? aslan alexin kaç parmağı var gibi şeyler soruyor. film karakterlerini çiziyor galiba...
allahım, sana geliyorum. özgürlük heykeli çizmiş. new york yaptı ya... biz kim olduğunu anlamadık. o da adını bilmiyor ama özgürlük anıtının pozunu vererek anlamamızı sağladı. buyrun bu da sonradan çektiğimiz video...
gündüz de battaniyesini de sırtına alıp, "ben kahraman" diye bana geldi. sonra da bana "bunu da yaz baba" dedi.
sabah okula bıraktıktan sonra, (okula omuzumda gidiyor haspam) bahçede bekle dedi gene mahsunlaşarak... tatil dönüşleri bunu yapıyor. çıkışta parkta epey oynamasına izin verdim.
yaptığı new york'u abisine hediye etti. herkese sürekli birşeyler hediye ediyor. genelde resim çizip hediye ediyor ama bugün bana kozalak hediye etti. hediye olduğu için bırakamadım da... eve getirdim mecburen...
allahım, sana geliyorum. özgürlük heykeli çizmiş. new york yaptı ya... biz kim olduğunu anlamadık. o da adını bilmiyor ama özgürlük anıtının pozunu vererek anlamamızı sağladı. buyrun bu da sonradan çektiğimiz video...
gündüz de battaniyesini de sırtına alıp, "ben kahraman" diye bana geldi. sonra da bana "bunu da yaz baba" dedi.
sabah okula bıraktıktan sonra, (okula omuzumda gidiyor haspam) bahçede bekle dedi gene mahsunlaşarak... tatil dönüşleri bunu yapıyor. çıkışta parkta epey oynamasına izin verdim.
yaptığı new york'u abisine hediye etti. herkese sürekli birşeyler hediye ediyor. genelde resim çizip hediye ediyor ama bugün bana kozalak hediye etti. hediye olduğu için bırakamadım da... eve getirdim mecburen...
14 Şubat 2016 Pazar
14 ŞUBAT 2016 PAZAR
sabah erkenden kalktı. kızımla beraber pizza yaptık. enikonu yaptı. peyniri rendeledi. hamuru tepsiye yaydı. üstüne sos sürdü. malzemeleri yerleştirdi. kalp şeklinde pizza oldu 14 şubata özel... kahvaltıya ddesiyle banannesi de geldi. tok olmalarına rağmen ayşenin ısrarıyla onlar da yediler. herkes ayşeye pizzasının benim yaptığımdan daha güzel olduğunu söyledi. o da "ayşe pizzası" diye isim taktı kendi pizzasına...hatta akşamüzeri bir ara bana heyheylendi. herkes benim pizzaamı beğendi. seninkini kimse beğenmedi diye haşladı beni... öğleden sonra parka gittik. hava rüzgarlı.. kumda oynadı. sallandı. rüzgara bayılıyor. benim gibi aynı... rüzgar saçlarını savurup bir gözünü kapatınca, "korsan gibi aynı" dedi. nelere dikkat etmiş... ablası bugün gidecek diye biraz üzüldü. ama otobüse bir an önce bindirmek için de itekledi kızı.. bavulu kendisi çekmek için ısrar etti. zorlana zorlana da olsa bavulu o çekti terminal içinde... dönüşte annesine küstü. otobüste bana ayıcık gibi, fındık gibi sarılıp durdu. sıkı sıkı yani... annesine küs... neden bilmiyorum. odipius dönemi... bana, seni çok seviyorum dedi. annesi "peki ya ben" diye sorunca, seviyom ama şimdi küs" dedi. annesine de sarıldı ama küs sarılması.. sarılmasıyla bırakması bir oluyor. yarım saniye sürmüyor. yol boyunca annesine fırça attı. atar yaptı. odipius döneminin zirvesindeyiz anlaşılan, zira annesini çok kıskanıyor. beni annesi gibi dudaktan öpmeye kalkışıyor. bir de annesini taklit ediyor velet...
sipariş geliyor veletten.. "bunu da yaz baba" diyerek uzun çekecekle golf oynuyor. unuutuğum birşey daha yazmam lazım. benim için çizdiği bir resme iki tane delik açıp ip bağladı. işe giderken onu boynuma asmamı istedi. sonradan da yemek yerken takmamı istiyor. harika resimler çizmeye devam ediyor. hele, arabamız bozulduğunda arabayı çekici ile çektirmiştik. aynı gün çekici ile götürülen araba resmi çizdi. zaten, bu durumu çizer diye aklımdan geçmişti olay yaşanırken.. şimdi de futbol oynuyor ve "futbol oynadığımı da yaz baba" diyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
22 EKİM 2017 PAZAR
sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...
-
Sabah 9.30 da pıtı pıtı ayak seslerini duydum. Zaten hemen hemen her zaman bu sesi duyuyorum. Çok ta hoşuma gidiyor. Elinde biberonu yanıma ...
-
Bugün pek kayda değer birşey olmadı ama dün ve önceki gün abisine yaptırdığı salıncak olayı var. abisinin barfiksine ip bağlatıp kendisi içi...
