13 Ağustos 2013 Salı

13 AĞUSTOS 2013 SALI

Bugün sabah 9 gibi uyandı ama evde herkes uyuyor.. ben de uyukluyorum. neredeyse öğlene kadar uyukladım. Ayşe de o süreyi bir bakıma yalnız geçirdi denebilir. Bir defasında niyeyse gözümü bir açtım. karşımda çişi gelmiş ve sıkışmış Ayşe, zıplıyor ama tek ses çıkarmıyor. Eliyle apışarasını tutmuş, kıvranıyor... Konuş artık be kızım.. sessiz geveze... evde ekmek yoktu. iki tane yumurta ile omlet yaptım. Çatalla hepsini yedi. sıcak olduğu için üfleye üfleye.. Öğlen annesi geldi. banyoya sokmuş.. Yıkandı. saçı yıkanırken ağladı. Bir de dün yazmayı unutmuşum şimdi aklıma geldi. Kuş sesi duyunca hemen parmağıyla saçının tepesini gösteriyor, kuş konmuştu kafama anlamında.. kollarını açıp kanat hareketi yapıyor kuşu tarif etmek için.. bi kuş almak lazım kızım için...
akşam üzeri eve döndüğümde arabasının tepesindeydi. Onnla pazara gittik. Aslında torbaları bebek arabasının koluna tyakıp taşımak kolayıma geldiğinden her pazara ayşeyle gidiyoruz. ancak o kadar yorgun ve bitkindim ki, millipazardan alışveriş ettik. dönüşte de servisle geldik. markette tezgahtar kız ayşeyle pek ilgilendi. konuşturmaya çalıştı tabi, bizimkindende çıt yok. kız şaşırdı. durumu açıkladım. kız inat etti konuşturacam diye.. ağzından tek kelime alamadı. kızın ilgisi başka yerlere dağıldıktan sonra bizimki başladı. marima, morima, aye falan sesler çıkarmaya... servis şöförü delikanlı da pek ilgilendi ayşeyle... seni gezdireyim mi diyor, bizimki hemen kafa sallıyor.. gezenti nolacak...
bugün gene pepee zuluyu oynatmayınca küsmüş... abisi bilgisayardan açmış o bölümü...
Ayşenin salondan kahkahası geliyor. abisiyle azıyorlar. şu kahkaha sesini kaydetmem lazım...

12 Ağustos 2013 Pazartesi

12 AĞUSTOS 2013 PAZARTESİ

sabah ablasıyla kaldı. Ablasının anlattığına göre pepee seyrederken seyrettiği blümde pepee ile şila zuluyu oyuna katmayıp dışlayınca üzülüp ağlamış ve canı sıkılmış. Babasına benziyor kızım.. benim de geyiği yiyen aslan heykeline yemesin diye ağlayıp saldırmışlığım varmış. Öğleden sonra geldiğimde tarzan kılığında evde dolanıyordu. ablası gittikten sonra bol bol oynadık. göbeğine pırt  savaşı ettik. kahkahalar çınladı evin içinde... beni engellemek için bacaklarıyla beni havada tutuyor. sonra da yan tarafa atıyor. ablası yemek yedi dedi ama benle beraber makarna da yedi. arabasıyla falan gezdi. sonra da kendi kendine yattı uyudu... Uyandıktan sonra bebek arabasıyla cep telefonunu tamirden almaya gittik. arabasına kuruldu. biberonu aldı ve arabayı yatma pozisyonuna getirtip göbeğini açtı. daha yeeni uyanmıştı. Tuhaf.. neyse ki uyumadı. Yolda oyuncakçıda oyuncakaları gösterdi. yarın ona bir tane üç tekerlikli bisiklet alacam herhalde... telefoncuda bayağı bi bekledik. oradaki aksesuarla oynadı. ordaki büfeden dondurma aldırdı. Şu karpuzlu olandan... rahat yalayamıyor. dışı buz kaplı. tepesini ısırdım rahat yesin diye.. küstü dondurmayı almayı reddetti. yalvardım. kızdım. tehdid ettim. bana mısın demedi. ağlamaya başladı. tadını alırsa diye ağlarken dondurmayı ağzına soktum. o kada inatçı ki, ağzına bulaşan dondurmayı yere tükürüyor. bir yandan da ağlıyor. bir kaç kere yaptım. her seferinde tükürdü. sonra bana sarılmak ve kucak istedi.eğer dondurmayı almazsan ben de seni kucağıma almam dedim. bu da işe yaramadı. arabasına oturtturdum. yol boyunca onunla hiç konuşmadım. bana yaltaklandığı zaman sen dondurmayı almadın deyip kızgınlığımı belli ediyorum. nitekim evde gene bana yanaşmaya çalışınca onu tersledim. Ağlamaya başladı. yaptığı kaprisin bir bedeli olduğunu öğretmek niyetindeyim.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

10-11 AĞUSTOS 2013 CUMARTESİ PAZAR

Geceyarısını geçe eskişehirden bursaya geldik. yolda arabada uyudu. kucakta yukarı çıkarırken uyanır da sabaha kadar oturur diye korkuyorduk ama uyanmadı. parklarda o kadar çok koşturmasının faydası...
sabaha karşı 4 te uyanmış, süt istemiş ama evde süt yok.. yastığını battaniyesini almış salona benim yanıma gelmiş, benim uyuduğumu görünce geri dönmüş, sabah 10 gibi uyandı. çok neşeli.. baba diye beni çağırıyor.. bir bakışı var tarif edemiyorum.. mahcubiyet, sevgi, şımarıklık, hepsi bir arada... yastığı parmağıyla gösteriyor. ben de yanına yatacakmışım... bir de biberonunun içini gösteriyor.. süt alacakmışım... beraber fırına gittik. kendi için küçük pizza aldı ama yemedi. sadece süt içti. çok sevimli çok... Hazırlandık... haydariyeye gittik. bir sürü çocuk.. bayağı eğlendi herhalde... büyük salıncakta saatlerce sallandı. ama yaslanmıyor. düşecek diye korkuyorum. odada bir sürü oyuncak var. barbi bebekler falan.. onlarla uzun süre oynadı. kolları olmayan barbiye taktı kafayı.. kendi kollarını açıyor kolların olmadığını anlatmak için... toprakla çamurla bol bol oynadı. leğene su doldurmuşlardı. seherle beraber o da girdi. yoğurt kasesiyle üstüne başına su döktü. köpek joniyi uzaktan seviyor ama yaklaşınca çekiniyor dokunmuyor. bir ara benden havada döndürmemi istedi. dönünce başımız dönüyor. sallanıp duruyor. çok hoşuna gidiyor. ama ilginçtir pek insanlara yüz vermedi. çok yabaniydi. gene de insanların ellerini öptü. ama sadece elini uzatanın elini öpmüyor. her seferinde önce benim sonra annesinin sonra ablasının sonra abisinin elini öpüyor. en son elini öpmesi gerekeni öpüyor. böyle böyle 6 - 7 kere elimizi öptü. gece eve dönerken arabada uyutmamaya çalıştık ama beceremedik. kucakta eve çıkarken gözünü açtı ve sonra uzun süre uyumadı ...

9 Ağustos 2013 Cuma

08-09 AĞUSTOS PERŞEMBE CUMA (BAYRAM) 2013

Bayram sabahı erkenden evden çıkmamız gerek ama olmayacak şey oluyor. Ufacık bi çıt'a bile uyanan Ayşe uyanmıyor. Odada gürültü ettik. Üstüne bornozumu attım. saçını, yanağını okşadım. yok. uyanmıyor. Zorla uyandırdık en sonunda.. Burgaza gittik. Herkesin elini öptü.(tersten) bayram harçlıklarını aldı. Cüzdanına yerleştirdi.Kahvaltı biter bitmez soluğu sahilde aldık. kumla oynadık.denize taş attık. zaten yolda da denize taş atma hareketi yapıp duruyordu. Midye kabuğu kürek, şokella kutusu da kova oldu. kuleler yaptık. yaptığı kuleleri sonunda kendisi yıkıyor. ayaklarını denize soktu. ama o sırada elimi hiç bırakmıyor. ancak benim kol mesafem kadar ilerleyebiliyor. daha açığa gitmesi için ben kayık raylarının üstüne çıkıp gidebildiğim kadar gittim. o da elimden tutup ilerledi. bi ayağım kaysa elbiselerle denize cumburlop.. canbaz gibi iş yapıyoruz sayesinde.en sonunda denize gircem diye tutturdu. Eve dönüp elbiseleri çıkardık. sahile geri döndük bu sefer de girmek istemedi. dizine kadar giriyor. sonra gitmiyor. teyzemde seherin oyuncaklarıyla çok güzel oynadı. eskişehire gittik. gece hüma ve umayla bir oynadı ki görülmeye değer. koşmaca yakalamaca ama kahkahalar neşe neşe.. süperdi. ertesi gün akşam üzeri şelalepark diye bir yere gittik. oradaki kaydıraklarda saatlerce oynadılar. bizimkinin bir koşuşturması var... kaydıraktan merdivene nasıl koşuyor. bir ara 2 kere falan tüm o mesafeyi emekleyerek aldı. aklına ne esiyor da böyle yapıyor allah bilir... dondurma aldım dönerken... hanfendi dondurmayı da kendi seçti.. benim aldığımı beğenmedi... pembe renklisinden istedi... çok seçici çok... artık her dışarı çıkışta giyeceği elbiseyi kendi seçiyor... eskişehir kentparktaki aslan heykeliyle resim çektirdi. diğeriyle de çektirmek istedi. biz balıklı heykelle çektir deyince kıyameti kopardı..

7 Ağustos 2013 Çarşamba

07 AĞUSTOS 2013 ÇARŞAMBA

Bugün uyandıktan sonra hiçbirşey yemedi. Zorla ağzına sarellili ekmek tıktım. arabasına binmişti. ben de kaputun üstüne sarelle sürülmüş lokmaları koyuyordum. Bu oyun sayesinde biraz kahvaltı etti ama saatler sürdü. Genel olarak son 2-3 gündür çok huysuz. vara yoğa ağlıyor, sinirleniyor. kendini yerlere atıyor. Hiç böyle bi çocuk değildi. Çoğu zaman sinirlenme sebebini bile anlamıyoruz. Ortada birşey varmış gibi de görünmüyor zaten..  Bugün arabasından arkası üstü tepetaklak devrildi. Birşey olmadı ama korktu, ağladı. Dünkünün aksine bugün kumandayı getir kızım deyince hemen getirdi. Öğlene doğru beni dürterek buzdolabına götürdü ve yumurta istedi. peynirli yumurtayı afiyetle yedi. Ardından yattı, uyudu. Akşam üzeri uyandı. İftara doğru börek almak için börekçiye gittik bebek arabasıyla.. yol boyunca dondurma ve çitos'ları gösterip durdu. Şimdi olmaz. Sonra alırız dediğimde hiç itiraz etmeden kabul ediyor. İşte normal Ayşe bu.. son birkaç gündür arıza çıkaran başka birşeydi. Yolda meyve satan birisinden ikram armut aldı. yaladı yuttu. Yemekte de gayet güzel yedi. Masada otururken parmağıyla tezgahı gösterip duruyor. Bizimkiler ne istediğini anlamadılar. Kucağıma aldım. tezgaha götürdüm. meğer pide istiyormuş. Salatanın suyuna banıp yedi. Gene çok neşeli... Bir "baba baba" deyişi var, insanın ömrüne ömür katıyor :) Bir de aklımdan çıkmış.. 4 gün sonra yazıyorum... Bugün de yapınca yazmak şart oldu. Birkaç gündür yerde emeklemeye başladı. arada aklına estikçe emekliyor.

6 Ağustos 2013 Salı

06 AĞUSTOS 2013 SALI

Bu sabah geç uyandı. Uyandıktan sonra da neredeyse 1 saat salonda koltukta yattı. kahvaltı etmedi. çişini etmedi. Kıpırtısız, gözünü bile kırpmadan koltukta yattı. Sadece süt... TV yi bile açmamı istemedi. Uzun zaman sonra Tv yi o istemeden ben açtım. Pepee vardı. Seyrederken birden ağlamaya başladı. sanırım pepeenin yaptığı birşeye canı sıkıldı.Ben laptopla sehpada çalışırken o da kendi barbili laptopunu getirdi yanına koydu. annesi geldi öğlenleyin.. O da yemek yediremedi. annesinin ayakkabılarıyla evin içinde dolanıp duruyor. Annesi giderken ayakkabılarını vermek istemedi. İtiraz sesleri çıkarıp duruyor. İkna etmeye çalışıyor ama olacak gibi değil.. Kırmızı ayakkabılarını verdi, kar etmedi. Ağlıyor yere yatıp.. yapacak birşey yok.. ağlayacak.. biraz sonra mızıldayarak yanıma geldi. saelleli ekmek yemeye ikna ettim. pideyi ufak lokmalar halinde hazırladım. kendisi sürüyor aksi halde yemiyor birkaç zamandır yaptığı gibi.. bıçaktaki tüm sarelleyi süremiyor, kalanı bıçağı ağzına sokup sıyırıyor. Ayakta sallamaya başladım ama uyumayacak herhalde.. Ablasıyla evin içinde kovalanmaç oynuyor. Kahkahalar havada uçuşuyor. Yorgunluktan cibresi çıkar birazdan... Dün gece trencilik oynamayı öğrenmiş.. gene onu oynuyorlar. Ablasının beline tutunmuş, cuf çuf sesleriyle koşturuyorlar... Ablası oyunu bırakınca hemen ağlamaya başlıyor. Ablası gitti. Başbaşa kaldık.. Hala yemek yemiyor. Süt süt gene süt... Halının üzerine battaniyesini yaydı, bebeğini yatırdı. Kendi de yanına uzandı. 1 saat kadar uyumadan öylece yattı. Sonra çişi geldi. Oturağını banyoda unutmuşuz. Banyoya gittik. çişini orada yaptı ama küveti göstermeye başladı. Su doldurup kuvete soktum. Kendi standartlarına göre kısa kaldı. Ardından ayağıma koydum üstünde bornozuyla.. hemen uyudu... uyandı ama ağlayarak... Yerde yattı bir süre... İftara doğru pide almaya gidelim dedim. Hemen eliyle kum alma hareeketi yaptı. olmaz. sadece pide alacaz dememle kendini yerlere atıp ağlamaya başlaması bir oldu. Ben gidiyorum deyip evden çıktım. Biraz sonra kapıyı açıp bana bakındı. neyseki merdivenlerde onu beklemiştim. Sırtıma alıp fırına gittik. Yol boyunca birşeyler mırıldandı durdu. aslında istediği olmayınca arıza çıkarmayan birisidir ama son zamanlarda huyu değişti biraz.. Birşeye olmaz veya sonra dediğimizde büyük bir olgunlukla ve anlayışla karşılar genellikle, hiç çocuk gibi değildir. üstelik böyle davranmayı biz öğretmedik. kendi içinden gelen birşeydi... ama son zamanlarda hayır denince problem çıkarmaya başladı. Bu konuda şimdiye yapmaya ihtiyaç duymadığımız eğitimi artık uygulamak gerekecek sanırım...
gece kumandayı getirmesini istedim. gülerek, getirmeyeceğini belli etti. Kızarak ve set bir tonla tekrarladım. Henüz anlamıyor bundan.. hala sırıtmaya devam ediyor. Kafasını da iyicene kucağıma gömüyor. Hiç yüz vermedim. Kızgınlığımı anladı mı acaba? pek anlamışa benzemiyor.
 

4 Ağustos 2013 Pazar

05 AĞUSTOS 2013 PAZARTESİ

gece uykusunda ağlamaya başlayınca annesi de susturamayınca ben yanına gittim. yatağa yattım. O da koluma yattı. öğle uyuduk sabaha kadar..Sabah 8 gibi uyandı ve daha önce hiç yapmadığı birşeyi yaptı. annesinin işe gitmesini istemedi. Bacaklarına sarıldı. Ağladı. Mızmızlandı. Giderken annesine ne el salladı ne de kendini öptürdü. benim kucağımda kafasını omuzuma gömdü. Annesi gittikten sonra kahvaltı ettirmek istedim ama iki lokma sarelleli ekmek yedi. başka birşey yemedi. süt te bitmiş. Çok az vardı. onu içti. Biberonuna su koyduk. onu içiyor. TV seyrediyor. biraz sonra kendi kendine ekmeğe sarelle sürüp yemeye niyetlendi. Tabi tam beceremiyor, ben müdahale edince de küsüp ağlamaya başladı. yemekten de vazgeçti.
Kah yatıyor, kah geziniyor. Arada ekmeğe sarelle sürüp yiyor. Balkonda yetiştirdiğimiz domateslerden üçü daha olmuştu. Onları da yedi. Oyuncak porselen çay takımlarını çıkardı. su doldurup doldurup bana içiriyor.
bir ara ayağımda sallanmak istedi ama salladım uyumadı. TV seyrediyor. Arabasına biniyor. Doğru dürüst karnını doyurmadığı için öğlene doğru dolaba gidip yumurta istedi. tavanın tamamını sidi süpürdü. Uyumayı hala reddediyor. Bir de bugün defalarca çişini yaptı. Şu anda daha önce hiç yapmadığı canbazlıklar yapmakta... Annesi geldi öğlenleyin.. onun kucağında... Annesiyle birlikte ablasını uyandırmaya gittiler. Aba aba diye sesi geliyor.. annesi gittikten sonra yatağa kendi kendine yatmış. ben de hıyarlık edip ayağımda sallayayım dedim. Kızdı. Yastığı ile battaniyesiyle bebeğini yatırmıştı. Onları alıp geldim. bebeği uyandırdım diye sinirlendi. Götürdü salonun ortasına attı yastığını... neyse, ablası devraldı.. bana kızgın... uyumuş ama 1 saat kadar ancak... İşe gitmem gerekiyordu. Ablası kütüphane diye gitti. Annesi erken gelecekti. Gelmedi. Haticeye haber vermiş. ben de Ayşeyi onlara bıraktım. Akşam eve döndüğümde kapıda bekliyordu. dediklerine göre 1 saattir kapı açık ben bekliyormuş. Beni görür görmez yere çömelip eliyle kum alma hareketi yaptı hemen. Sevgi de iftar için alışveriş listesi tutuşturdu elime. Aldık oyuncakları parka gittik. Kamyonu almamak istedim ama bizimki hiç kabul eder mi? Kumu az olan parka gittik. O yüzden kumla fazla oynamadı. Hemen kaydıraklara yöneldi. Kaydırağın en tepesine kadar tırmanıyor. Sonra yüksek kaydıraktan kaymayıp aşağı inip küçük kaydıraktan kayıyor. Son birkaç aydır bunu huy edindi. salıncak boşalınca salıncağa bindi Bana yaklaşınca "çak" yapıyoruz. Hadi kızım markete gidelim deyince onayladı. salıncaktan indirdim. Hemen kaydırağı gösterdi. Son kez ona binecekmiş. Yüksek kaydırağın içinden yukarı tırmanmak istedi. Bu da alışkanlıklarından biri... Tabi tırmanamıyor. ben arkadan itliyorum. Böylelikle tepeye varıyor. tepeye varınca merdivenlerden aşağı inip gene küçük kaydıraktan kaydı. Bu sefer  tahtırevalliye oturdu. Hayır olmaz gidiyoruz dedim. İnat etti. İlla tahtırevalliyle de oynayacak. Aslında her parka gidişimizde bunu yapıyor. Her şeyle son bi jübile yapıyor. Ben de hayır demiş bulundum ve kararımdan vazgeçmedim. Kıyametler koptu. Bağırışlar çağırışlar... Ben gel markete gidiyoruz dedikçe diretiyor. Sinirinden yerden kum alıp bana atıyor.tahtırevanı kendi kendine kaldırmaya çalışıyor. İster gel, ister gelme ben gidiyorum deyip parkın köşesine saklandım. Hiç tahtırevandan kalkmayıp bağırmaya devam etti. Ayağını yerlere vura vura tepinerek bağırmaya devam ediyor. Aşağı yukarı 10 dakika böyle sürdü. En sonunda dayanamadı koşarak parktan çıktı. Beni göremeyince gözleri büyüdü. Saklandığım yerden çıktım. Hemen kucağıma çıkmak istedi. Sinirinden ayağındaki terlikleri fırlattı Hala bağırıp ağlıyor. Markette bile devam etti. Sürpriz yumurta istedi aldım. Alışverişimizi ettik. Eve döndük. yemek masasında da arıza çıkardı.  

04 AĞUSTOS 2013 PAZAR

Sabah yatakta ağlıyor, annesi ise susturamıyordu. yanına gittim. Hemen yastığını ve battaniyesini alarak benimle salona geldi. ( Yastık ve battaniyesini alıp gelmesi standart hareket nerdeyse) salonda önce koltuğa uzanıp TV yi açtırdı. Süt te koydurdu biberonuna..Biraz seyrettikten sonra çişini işaret etti. Yaptıktan sonra yumurta pişirdim ona. sadece 2 lokma yedi. Uzay arabasına binip onunla evin içinde gezindi. Sonra laptopta paint programını açtırıp resimler çizdirdi. Çeşitli renklere boyadı.
En sonunda sıkıldı ve tekrar yattı. Sütü bitince geldi ve yeniden süt istedi. koltuğa yattı. uyuyamayınca, yastığını battaniyesini aldı, annesinin yanına gitti. Orada yattı. 15-20 dakika sonra geri geldi. Orda da uyuyamamış. Seni parka götüreyim mi dedim. Hemen hazırlanmaya başladı. Kovalarımızı aldık. Parka gittik. Kumda oynayan birkaç çocuk daha var. En geniş kapsamlı ekipman bizimkinde, bütün çocukların gözü bizimkinin oyuncaklarında ama bizimkinin de gözü başka bir çocuğun oynadığı kendisinde olmayan dozerde... Kuma su döktüm. Kova ve kürekle oynamaya başladı. Yanına bir başka çocuk daha geldi. ikisi beraber kovayı doldurup kule yapıyorlar. Bayağı uzun süre oynadılar. Sonra bizimki çeşmeden şişeyle su doldurup kumlara dökmeyi keşfetti. Koşa koşa elinde şişeyle çeşmeye gidip elinde su dolu şişeyle geri gelişi tam videoluk... ama maalesef telefon bozuk.. Belki de 15-20 kere gitti, geldi. Hatta bir keresinde çeşmeden ağlama sesi gelince koştum baktım ki, bizimki su dolu şişeyi düşürmüş. Şişe düşünce içindeki su dışarı doğru patlamış. Üstü başı sırılsıklam.. Elbisesini çıkardım. Fanilasıyla devam etti. Bu arada diğer çocuklar bizimkinin oyuncaklarıyla oynuyorlar. Bizimkinin hiç umurunda değil. Su taşıyor. Nihayet su taşımaktan sıkıldı. O göz koyduğu dozeri aldı.. Bir süre de onunla oynadı. Sonra yorgunluk belirtileri gösterince hadi gidelim kızım dedim. Hemen eşyalarını yıkamak için çeşmeye götürmeye başladı. Güzelce oyuncaklarını yıkadı. Eve döndük. Karnı aç olması lazım. Tavuk ısıttım. Hepsini yedi. Ayağıma koyup salladım. Uyur gibi oldu ama annesi yatırmak için alırken uyandı. Annesi ayağında sallamaya başladı ama sanırım uyumuyor.
Ayağımda 10 dakika uyudu ya ona yetti. deli gibi koşturup duruyor evin içinde.. ayağımda sallama tekliflerimi reddediyor.
Burgaza gidecez. kendine elbise seçiyor her zaman yaptığı gibi. ama mevsime uygun olmayan bi elbise seçti sanırım, annesiyle inatlaşıp duruyor. Annesi olmaz diyor. Pişersin bununla diyor. Bizimki ısrarla kendi bildiğini okuyor. İtiraz etme seslerini bir duysanız... Sonuçta kendi seçtiklerini giydi...  Kızım kısa kollu giysene deyince kollarını kavuşturup kötü kötü bakmaya başlıyor. pepee tarzı küsme.. Artık bizimkinin de alemeti farikası oldu sayılır.








En sonunda annesi kandırdı. Elbiseyi çıkarttı. Başka elbise giydiriyor. Bizimki direndi ama sonuç alamadı. Ama çok ta fazla karşı koymadı. Burgaza gittik. hemen sahile kumsala gittik. denize taş atmak istediğini yol boyunca anlatmıştı(!) zaten.. sahile gidince dalgalardan ürktü. Denize fazla yaklaşmadı. Uzaktan uzağa taş attı. sonra elbiselerini çıkarmaya çalıştı. Denize mi girmek istiyorsun diye sordum. Onayladı. Ayakkabılarını ve elbisesini çıkardım. ayakları ıslanınca denize girmekten de vazgeçti. Tekrar eve döndük. Ben uyurken annesiyle gene kumsala gitmiş. denize taş atmış. Akşam yemekte köfte ve patates yedi. Gece eve dönerken dondurma aldım. Arabada onu yedi. arka koltuğun ortasında kaymış gözlerle oturuyor. acayip uykusu var. uyumasın diye uğraşıp durduk yol boyunca.. Uyursa eve çıkarken uyanır ve o uyku ona yeteceği için saatlerce ayakta kalır. Bir ara iyice uyuklamaya başlayınca ön koltuğa oturtturduk. Neyse ki uyumadan eve getirebildik. hemen uyudu.

3 Ağustos 2013 Cumartesi

03 AĞUSTOS 2013 CUMARTESİ

Sabah Ayşenin babannesi geldi. Tam o anda Ayşe de uyandı. Babannesini gördüğüne bir memnun oldu, yüzünde güller açıyor. onunla oynadı, sarıldı, yeni öğrendiği gibi elini öptü. Elini tutup buzdolabına götürdü. Yumurta yaptırdı. Hepsini bitirmedi bu sefer. Babannesinin gitmesine yakın bizimkinde de hareketlenme başladı. Tabii gidemeyince vıyaklamaya başladı. Ama babannesi arka bahçedeki depoya dedesinin yanına gidecekti. Hazırlanıp biz de oraya gittik. Dedesiyle de oynadı. Onun da elini öptü. sarı uzay arabası depodaymış. Ona bindi bahçede. Saatlerce onunla dolaştı. Yerden taş toplayıp dere kıyısına gidip onları dereye attı. Tabii bu isteğini hareketlerle bana anlatma safhası bir alem.. dere kıyısına varınca arabasını güzelce parketti. Öyle indi.Taşları yerden toplayıp toplayıp dereye attı. Tekrar bahçeye döndük. Hadi eve gidelim kızım diye beni yalvarttı. En sonunda arabayı da yanımızda götürmek şartıyla eve gidebildik. Evde biberonuna süt doldurtup annesinin yanına yattı. Uyudu.
Akşam eve geldiğimde ortalıkta dolanıyordu. Onu yanıma alıp vantilatör almaya gittik. Dışarı çıkacağımızı anlayınca hemen "kum" hareketi yapmaya başladı. Başka yere gidiyoruz dedim. arabada arka koltukta hiç problem çıkarmadan oturdu yol boyunca. camı açmak istedi ama önden kilitlemiştim açamadı. Ben de sunroofu açmasını gösterdim. Onu açtı. Gayet mutlu. Markette de alışveriş arabasına koydum. Biraz dolaştık. Alacağımızı aldıktan sonra çıkışta gene uçan baloncu gördü. İşaret edip istedi. almadım. Ama bi problem çıkarmıyor. makul bir yerden annesinin kaçmasına sebeb olduğu balondan yine almalı çocuğa.. içi gitti zira öbür balona.. Markete giderken kucakta gitmişti ama dönüşte yürüdü. Eve döndük.


2 Ağustos 2013 Cuma

02 AĞUSTOS 2013 CUMA

Ayşeyi öğlene kadar göremedim. ama sabahtan Berille beraberken, TV de pepee seyrettiği esnada, maymuşun hareketlerini taklit etmiş Berilin maymuş  anlattığına göre..
Burayı Beril yazıyor.
Maymuş inek taklidi yaparken o da ellerini yere koyarak inek taklidi yaptı. Pepee maymuşa anlamadım anlamında eliyle hareket yaparken o da ellerini iki yana açıp dudaklarını büzerek bilmiyorum anlamında hareketler yaptı.
Gene ben, yani baba yazıyor
Öğlen uyutmak istedim. ayağımda sallanmak istemedi. koltukta kendi kendine TV seyrederek uyumak istedi ama uzun süre yatmasına rağmen uyuyamadı. En sonunda salonda ayağımda salladım da uyudu.Yatmadan önce arabasını garaja (sandalyenin altı) parketti. bayağı uzun süre uyudu. Akşam annesinin kapıyı açma sesiyle uyandı. uyanınca yumurta (ilk defa 2 tane) pişirdi annesi.. hepsini yedi bitirdi. demek ki çok açmış. ardından banyoya girdi. İftara doğru İPA nın iftarına gittik. Bahçede keyfi gayet yerindeydi. Uçan balonlar vardı. Onlardan istedi. Çıkarken pepee şeklinde olan bir tane aldık. Bileğine bağladık. annesi diye başka bir kadına gitmiş, sarılmış. (benziyor gerçekten) pek yemek yemedi. Tok ne de olsa.. gene de biraz et yedi. yemek sırasında yerden bulduğu bir çakıl taşını sürekli olarak gömlek cebime soktu. ben de çıkarıp onun etek cebine koydum. Bunu defalarca yaptık kahkahalar atarak... Acayip eğlendi, güldü. ağacın dibindeki beyaz taşları toplayıp avucuma dizip sonra onları tek tek alıp fırlatarak aynı yerlerine attı. dışarı savrulanları tek tek toplayıp yerlerine koydu. yemekten sonra Özgene gittik. Orda annesi balonun ipini çözdü ve çözmesiyle balonun kaçması bir oldu. üstümüzdeki çınar ağacının dallarına takıldı. alınmayacak kadar yukarda ama görünüyor. ayşe mahzun mahzun balona bakıyor. almamızı istiyor ama imkansız. Çocuğun içi gitti. eve geldik. Çok acayip birşey oldu evde. bebek bezi getirdi ve bağlamamızı istedi. Güzellikle olmaz dedik. ısrar etti. kesinkes olmaz dedim. ağlamaya başladı. Ama çok ta ısrar etmedi. koltuğa yattı uyudu.  

31 TEMMUZ_ 01 AĞUSTOS 2013 ÇARŞAMBA PERŞEMBE

Günügününe yazmayınca olmuyor bu iş... Hiçbirşey akılda kalmıyor.. Bu iki gün tamamını evde geçirdik.hfhff gggdvgdggefdfrtrff
anlaşılabileceği üzere Ayşe bilgisayarın başında....
gtztft6ttttt6566t
Aklımda kalanlar, Ayşenin diş fırçalaması, fırçaladıktan sonra banyodan ayrılırken çeşmeyi kapattı. Fırçayı yerine koydu. Ellerini ve ağzını havluyla sildi ve dışarı çıktı. hayret, boyu yetişsin diye ayağının altına koyduğu leğeni yerine koymadan dışarı çıktı, tam duruma şaşırıyordum ki, kapı açıldı ve Ayşe içeri girdi. leğeni aldı ve yerine koydu. ardından kapıyı da kapattı ve gitti. Bu çocuğun tertipliliği akıl almaz...
hhchcfhcchcbhccvgd fdgghdcbcfvjhtgnnfgfhgv
Ayrıca, hem sabah hem akşam banyoya giriyor. Bir de salı günüydü galiba, parka kumda oynamaya gittik. Kumdan kuleler yaptık. Onları sayıyor. Tabi rakamları söylemek yerine kendince naa, nuu, vaaa, falan gibi sesler çıkararak sayıyor ama olsun.

22 EKİM 2017 PAZAR

sabah gene enselendi. Koltuğun arkasından kafasını çıkardığı an gözgöze geldik. Kahvaltı için dünden yapılmış akıtmalara nutella sürüp verd...